1. Haberler
  2. Analiz
  3. Ankara’nın filozof taksicileri ‘adam yetiştirme sanatı’

Ankara’nın filozof taksicileri ‘adam yetiştirme sanatı’

featured

Serkan Arslan yazdı…

Altın yaldızlı kapılarından mıdır yoksa çileli yollarından mıdır bilmem ama Ankara’daki taksi şoförleri dünyanın en iyi felsefe ve sosyologlarına taş çıkaracak bilgiye ve düşünceye sahiptir. Yıllardır başkentte bu taksileri kullanırım. Her şoför ülkenin içinde bulunduğu durumu, halkın ne denli zorluklar içinde olduğunu, dış politikayı, iç dengeleri, kimin kimin adamı olduğunu, kimin kimle olduğunu, kapalı kapılar ardında ne numaralar döndüğünü bir siyasetçiden daha iyi bilecek kadar görüş sahibidir.

1. Taksi şoförü, saat 09:30 ANKARA, Kızılay yolu…

Bu ülke adam yetiştirme sanat okulundan mezun olanların yönettiği insanlar topluluğudur. Böyle söyledi.

Yirmi üç yaşındaki taksi şoförü genç. Esasında ne iş yapıyorsun sorusuna verdiği cevap kısa ve öz.

Ben bir laboratuvar teknisyeniyim.

-Neden mesleğini yapmıyorsun?

– Güldürme beni hocam. Benim gibiler mezun okudukları bölümde çalışamayacaklarını bilerek okurlar.

– Nedenbilebilebubölümüokudun?

– Adam yetiştirme sanat okulunu okutacak kimsemiz yoktu. Gerek de yoktu.

– Neden?

– Helal, haramın Habil’idir. Biz Kabil’i kardeş de olsa istemeyiz.

– Şükür

– Şükür…

2. Taksi şoförü, öğlen vakti, Oran’a doğru…

Emekli öğretmen, yaştan emekli olmuş. Söylediğine göre bıraksalar çeyrek asır daha çalışır. Neden emekliliğin tadını çıkarmıyorsun diye sormak isterdim sevgili öğretmenime ama utandım. Cevabını bildiğim soruları sormaktan nefret etmişimdir her zaman. Aklımda bir soru var.

– Sayın hocam gençlerden umudunuz var mıdır?

– Olmaz olur mu? Şartlar ne olursa olsun. Yeni, eskiye her koşulda devirir.

– Bu çağın gençleri memleket meselelerine çok da ilgili durmuyorlar gibi, ne dersin hocam? Düşmüşler bir özgürlük peşine, onun da tanımını yapabilen çok az var. (Kızgın bir bakışla, aynadan gözlerime baktı)

– O senin görüşün. Bu ülkenin çocukları, başkalarına benzemez. Zamanı geldi mi gerekeni yapar, hem senin dediğin o özgürlüğün tanımını sen yapabiliyor musun? Şu televizyonlarda dönen programlara bir bak.

Düşünce özgürlüğünü ayıplayan, suç işleme özgürlüğünü sıradanlaştıran bir sürü sahneyle karşılaşacaksın. Bu kaos içinde gençlerin fikirlerini söylemesi bence de yanlış. Kendini tanımlamaktan kaçmaları kadar doğal ne olabilir.

– Sanırım haklısınız ÖĞRETMENİM…

3. Taksi şoförü, akşama doğru, Tunalı Yolu…

Şoför: Meslek nedir hocam?

– Okur, yazarım.

– Ben de okurum hocam. Özellikle tarihi çok severim.

– Hangi tarih?

– Yakın tarih ve Cumhuriyet dönemi. Kafamızda bir sürü soru var.

Cevaplarını bulmaktan utandığımız sorular. Bu kadar aptal olmamalıydık dedirten sorular.

– Nasıl sorular bunlar?

– İzin verirseniz birkaçını size sormak isterim hocam.

– Buyrun?

– Amerikalılar 1950’lerde buralara gelip neden doğu bölgesinde Kürtleri ve Ermenileri sorduğunu, 1960 yılarda Türkiye’nin bütün köylerinin turist görünümlü ajanlarla kaynadığını, toprak ve yeraltı haritalarımızın neden yurt dışına çıkarıldığı, 1968’de Türkiye’ye de yabancı ülkelerin iyi niyet elçileriyle kimlerin seçilip bu ülkenin azılı düşmanları olarak yetiştirildiğini, Almanların neden sadece alevi evlerini, ocaklarını ziyaret ettiğini…

Tüm bunlar olurken bir tane devlet adamı akıl edipte soramadı mı? ‘SİZİN BURADA NE İŞİNİZ VAR?’

-Cevap: sanırım soranları öldürüyorlardı abi.

4. Taksi şoförü, akşam, Atakule yolu…

Taksi sert bir fren yaparak durdu. Öndeki lüks araç ağır ağır sağa doğru dönüyor. Sinyal vermeden ve arkasında kimin olduğunu önemsemeden yolların onun olduğunu düşünerek.

Taksi şoförü: suç sende değil. Sana o arabayı alacak gücü veren sermayenin ta a.s. …

– al plakasını şikayet et abi.

– 10 milyonluk arabayı süren adam sence bunu dert eder mi hocam.

– Etmez mi?

– Güldürme beni hocam. Bu adamların böyle bir derdi olsa bu memleket bu halde olur mu?

– Taşdevrikurallarıgeçerlibunlariçin.

– Nedir o?

– Kimin gücü kime yetiyorsa haklı odur.

– Öyle olur mu?Yasalarhepimiziçingeçerlidir.

– Evet haklısın hocam. Ama onlar için biraz daha hızlı ve lehte geçerlidir.

– Üstümüzedüşeniyapmalıyız.

– Bu yaştan sonra bunların alacağı ahlaktan kime hayır gelir hocam.

İnsanın fıtratını değiştirecek dengeyi ahlak değil vicdan oluşturur.

– Düzelmez mi?

– Düzelir,birkaçtanesitoplumdansoyutlayacaksın,bak bakalım bir daha yapabiliyor mu?

– O zamanda bu zoraki bir durum olur. Fırsatını bulduğunda yine yapmaz mı?

(Bu sırada bariyerlerin üstünden atlayan bir yaya, gelen arabaları önemsemeden karşıdan karşıya koşuyor. Şoför yine aniden durmak zorunda kalıyor.)

– bak hocam bir ülkede fakir, zengin oluncaya kadar adalet arar. Az olan, çok olana kadar demokrasi arar. mağdur, menfaatini sağlayana kadar hakkını ararsa yapılacak tek bir şey kalır.

– Nedir o?

– Saygı:her yaşta,herkoşuldavezorlauygulanmasıgerekenbiröğretidir.

Öğrenme isteği değil, öğrenme şartı… iyi akşamlar.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!