Ara öğün önerileri ve seçenekleri

Ana öğünlerin arasında düşük miktarlı gıda tüketimi anlamına gelen 'ara öğün' beslenmemizde büyük bir öneme sahiptir. ana yemeklerden oluşmayan, düşük kalorili, fayda sağlayabilecek gıdalardan oluşan bu ara öğünler doğru tüketildiğinde metabolizmamıza ve sağlığımıza büyük fayda sağlamaktadır. Peki ara öğünler nelerden oluşmalı ve seçeneklerimiz nelerdir? Hepsi haberimizde...

Ara öğün önerileri ve seçenekleri

ARA ÖĞÜN NEDİR?

Ara öğün tüketimi, kan şekerinizi dengede tutmaya yarayan, çabuk acıkmayı ve bir sonraki öğünde çok fazla yemeyi engelleyen, metabolizma hızını arttıran, ana öğünlerin(sabah,öğle,akşam) arasında yememiz gereken Şeker, yağ ve tuz içeriği düşük, taze sebze/meyve veya tam tahıllı ve proteinli besinlerdir.

Çoğumuz ana öğünleri tam ve eksiksiz bir şekilde tüketirken ara öğünleri atlayabilmekteyiz. Oysa tok tutan ve kalorisi az olan sağlıklı yiyecekleri ara öğünler olarak hayatımıza katmak, kan şekerimizin dengelenmesine yardım edecek ve  sonraki ana öğün vaktine kadar açlık hissinin önüne geçerek fazla yememize engel olacaktır.

Günlük 1500 kalorilik yiyecek toplamını 3 öğün yerine 5 öğünde tüketmeniz, daha fazla enerji harcamanızı sağlar. Çünkü her yediğiniz besinle tüm sindirim sistemi çalıştığı yediğinizin yanma enerjisiyle birlikte kilo vermek kolaylaşır.

Ana öğünde fazla yediyseniz, bir de ara öğün yerseniz tabii ki kilo alırsınız. Her öğünde olduğu gibi ara öğünlerde de porsiyon miktarları küçük ve yiyecekler sağlıklı olmalıdır. Çünkü gereğinden fazla tüketilen her besin vücutta yağa dönüşür.

Genelde ara öğün denildiğinde kişilerin aklına abur cuburlar, yağlı ve şekerli yiyecekler gelir. Fakat ara öğünlerde bu tür besinleri tüketmek, kilo almanızla sonuçlanacaktır. Özellikle şekerli besinleri tüketmek, kan şekerinde ani yükselmelere ve sonrasında ani düşüşlere sebep olacaktır.

ARA ÖĞÜN ÖNERİLERİ

Öncelikle kişi beslenme planını kendi yaşantısına göre düzenlemelidir. 8 saat boyunca hiçbir şey yemeden akşam yemeğine geçilmesi kan şekerini düşürecek ve bu da yemekte ihtiyacımızdan daha fazlasını tüketmemize neden olacaktır.

Sabah 10’da kalkıyorsanız sabahla öğlen arasında bir daha ara öğün yapmaya gerek olmayabilir. Ama sabah 7’de kahvaltı yapıyor ve öğlen 1’den önce yemek yiyemiyorsanız, vücudunuzun ara öğüne ihtiyacı olabilir. Buradaki en kritik nokta kendi bedeninizi tanımaktan geçer. Başka insanlara yazılan diyetleri kullanmaktan kaçının ve bedeninizi dinleyin. Çünkü başka birisi için doğru olan, sizin için doğru olmayabilir. Beslenme alışkanlığınızda bir problem hissediyor ve metabolizmanızda sıkıntı yaşıyorsanız ilk yapacağınız iş öncelikle bir diyetisyene başvurup değerlerinize baktırmak olmalıdır.

ARA ÖĞÜN SEÇENEKLERİ

Ara öğün saatleri ana yemeklerden sonra 2-3 saati geçmeyecek şekilde ayarlanmalıdır.

Lifli besinlerin midede kalma süreleri fazladır ve sizi tok tutar. Lifli ve sağlıklı besinler tercih edilmelidir.

Lif, vitamin ve mineral miktarını arttırmaya çalışın.

Meyve ve sebzeler, tam tahıl ürünleri oldukça lif içerir.

Porsiyon miktarına dikkat edin.

Probiyotik tüketin.

 

ARA ÖĞÜN İLE DİYET NASIL YAPILIR

Ara öğünler, açlık hissini ortadan kaldırdığı için zayıflama diyetlerinin kurtarıcı öğünleridir. Sindirim sistemini rahatlatır, mide ve bağırsak şikayetlerinden kurtulmanızı sağlar. Ana öğünlerin arasına ara öğünlerde sağlıklı, düşük kalorili ve lifli besinler eklemek kilo vermeye yardımcı olabilir.

Herhangi bir diyet listesi vermek yazımızın başında bahsedildiği üzere doğru değildir. Çünkü herkesin kilosu, yaşı , cinsiyeti ve metabolizması aynı işlememekle beraber kan değerleri, besin duyarlılıkları farklıdır. Bu nedenle verilen bir diyette yazılan yiyecekler sizde alerji, tepkime ya da başka bir semptoma neden olabilir.

Bunun yanı sıra vücudunuzda herhangi bir hastalık varsa ( şeker, tiroid gibi) her ne diyet yaparsanız yapın kilo veremeyebilirsiniz. O yüzden en sağlıklı davranış diyetisyene başvurmak olacaktır.

ARA ÖĞÜNLERDE NE YEMELİ

  • Armut: Ortalama 4 gram lif içerir. Üstelik armut yüksek su içeriğine sahip meyvelerdendir.
  • Böğürtlen: Bir fincan böğürtlen yaklaşık 8 gram lif içeriyor. Uzmanlar böğürtleni yoğurt ile beraber tüketmenizi öneriyor.
  • Elma
  • İki adet kuru incir ve ceviz içi
  • 2 kuru kayısı, 3 tam ceviz
  • Bir kepekli galeta ya da benzeri bir yiyecek ve bir ayran,
  • Kepekli ekmek, az yağlı peynir
  • 1 kutu probiyotik yoğurt, 10-15 adet yaban mersini
  • 1 adet meyve
  • Şekersiz ve süt tozsuz kahve
  • Çiğ sebzeler ve humus
  • Salata, ayran, 1 dilim çavdar ekmeği
  • Ev yoğurdu, iki kaşık müsli
  • İki ince dilimli tam tahıllı ekmek arasına domates biber ve peynir…
  • 1 çaybardağı leblebi ve 15 kuru üzüm
  • 1 kase ev yoğurdu
  • 5 çiğ badem, 5 çif fındık
  • 20 gram bitter çikolata ve 10 badem
  • ½ simit, 1 yemek kaşığı labne peynir veya karper
  • Kepekli tost, söğüş sebze
  • 2 adet kuru meyveli yulaflı kurabiye,sütlü kahve
  • top dondurma,5-6 badem

(bu besinleri tüketmeden önce alerjiniz olup olmadığından emin olun)