Erdoğan, Arınç’a bu yüzden mi dokunmuyor?

Son günlerde FETÖ terör örgütüyle ilgili yargılamalarda ve tahliyelerdeki olağanüstü gelişmelere gazeteci Işık Kansu değişik bir yorum getirerek 'Oy oranı düştüğü söylenen Saray, cemaatle ya da cemaatçilerle barışma yolları mı arıyor?' diye yazdı.

Erdoğan, Arınç’a bu yüzden mi dokunmuyor?

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın “KHK bir faciadır” sözleri hem AKP içinden hem de kamuoyundan büyük tepki gördü. FETÖ’nün kara propagandasına benzer sözler söyleyen Arınç, “Çevremde o kadar çok bu felaketi yaşayan insan var ki. Ben onlara acıyorum, merhamet ediyorum. Aslında onlardan da özür diliyorum. Af çıkmaması lazım. Çünkü işlenmiş bir suç yok” demişti.Tepkilere rağmen Arınç’ın görevine devam etmesi tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

AKP Grup Başkan Vekili Bülent Turan’ın “Yerinde olsam o toplantıya katılmaz, istifa ederdim” ifadelerini kullandığı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısı öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan da Arınç’ın sözleri için “Esefle karşıladım” demişti. Ancak, hem Arınç o toplantıya katıldı hem de görevine devam etti. Bu kadar açık tepkiye rağmen Arınç’ın görevine devam etmesi, yeni parti çalışmalarının hız kazanması ve AKP oylarındaki düşüşe bağlandı. Erdoğan’ın hem yeni parti cephesini güçlendirmemek hem de parti tabanındaki küskünleri daha fazla karşı tarafa itmemek için Arınç’la ilgili bir adım atmadığı tahmin ediliyor.

Bu tartışmada farklı bir görüş de Cumhuriyet yazarı Işık Kansu’dan geldi.

Kansu, “Saray’ın yüksek istişare kurulundan Bülent Arınç’ın FETÖ soruşturmalarından dert yanması, aklımıza kimi soruşturmazlıkları, aklamaları getiriyor” diyerek şunları yazdı:

“İddianamede tanık ifadeleri ile FETÖ üyesi olduğuna ilişkin birçok sav bulunan Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti.

FETÖ’nün elebaşı isimlerinden Adil Öksüz’ün serbest kalmasında sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle yargılanan Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca dahil 26 sanık da beraat etti.

Fethullah Gülen’i ziyareti herkesçe bilinen futbolcu Emre Belezoğlu soruşturmadan yırttı.

TRT’deki FETÖ’cü kadrolaşmanın öncüsü olduğu iddianamelere geçen eski Genel Müdür İbrahim Şahin hakkında takipsizlik kararı verildi.

Saray’daki AKP’linin avukatlarınca savunulan iş adamı Fettah Tamince’nin İstanbul ve Antalya başsavcılıklarınca yürütülen FETÖ soruşturması kapatıldı.

Yine FETÖ’den yakalama kararı bulunan eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın damadı Sinan Yıldırım yurtdışına kaçtı.”

Kansu bunları sıraladıktan sonra, ‘Oy oranı düştüğü söylenen Saray, cemaatle ya da cemaatçilerle barışma yolları mı arıyor? Esef‘le karşılandığı söylense bile, bir istişareciden, istihareye yatıp tek başına söz söylemesi beklenir mi hiç?” diye yazdı.

FETÖMETRE UYGULANSA ARINÇGİLLER KALMAZ

Öte yandan AKP’de Bülent Arınç tartışmasında tansiyon artarak devam ediyor. “Yerinde olsam istifa ederdim” diyen AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın ardından, eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner’den de sert tepkiler gelmişti. Metiner, ‘Hâlâ konuşuyor! Düş artık yakamızdan!’ demişti.

Tepkisini sürdüren Metiner, ardından Arınç’a yönelik FETÖ suçlaması yapan Metiner, “Soruyorlar: FETÖMETRE niye siyaset kurumunda uygulanmıyor? Başka mahallelerde kim yerinde kalamaz bilmem ama uygulanması halinde bizim cenahta Arınçgillerden eser kalmaz bilirim” ifadelerini kullandı.

ARINÇ NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, Kemal Öztürk’ün Youtube kanalında şunları söylemişti:

“KHK bir faciadır. Katıldığım televizyon programlarında KHK’ya dikkat çekmek için Yüksek İstişare Kurulu (YİK) maaşımın yarısını öğrencilere burs olarak, yarısını da KHK mağdurlarına vereceğimi söylemiştim. Çok eleştirildim fakat ben sadece KHK faciasına dikkat çekmek istedim.

Çevremde o kadar çok bu felaketi yaşayan insan var ki, ben onlara acıyor ve merhamet ediyorum.

Onlardan da özür diliyorum. Evime temizlik yapmaya gelen, daire başkanlığından ihraç edilen bir kadını gördükçe, eşi polis ihraç edilen bir kadını gördükçe ben yerin dibine geçiyorum.

İhraç etmeyip şu yapılabilirdi; ben sizi ‘gri liste’ye aldım. Ne olduğunuzu da çok bilmiyorum. Sizinle çalışmak istemiyorum. Fakat bu güne kadarki bütün yasal haklarınızı size geri veriyorum. Siz kamuda çalışmayın, gidin nerede çalışıyorsanız çalışın.

Fakat insanlar böyle ihraç edilince yurt dışına çıkamıyor. Özel sektörde de ‘terörist’ yaftası yediği için iş bulamıyor. Pazarda da ‘terörist’ olarak görüldüğü için limon satamıyor. Sonunda OHAL süresince yargı yoluna da gidemiyor.”