1. Haberler
  2. Analiz
  3. Atatürk ve Büyük Akdeniz Birliği

Atatürk ve Büyük Akdeniz Birliği

featured

Levent Ağaoğlu yazdı…

ATATÜRK’ÜN VASİYETİ

“Bizim kurmak istediğimiz ünyonun (birliğin)  tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerin) çok fevkinde olmasını isteriz” Mustafa Kemal Atatürk 27 Şubat 1938

Makalemizde öne sürdüğümüz Büyük Akdeniz Birliği tezimizin temelinde yatan Atatürk tarafından bizzat iddia olarak ortaya konulmuş, geliştirilmiş bir fikriyat ve strateji olduğu gerçeğidir. Tezimize bir çerçeve oluşturmak açısından, Büyük Atatürk’ün burada bahis konusu ettiğimiz temel kavramlarla ilgili kendi sözlerine dayanan Akdeniz, Asya, Avrupa, Afrika, Asya, Balkan Birliği, Suriye ve Irak ile Konfederasyon, İran, Türkistan, Rusya, Ukrayna konusundaki referansları incelenmiştir.

Eğer bir birlikten söz edilecek ise, Türkiye seçenekleri, komşuları ile birlikte siyaset yoluyla geliştirmelidir. Bu alternatiflerin her biri aslında Büyük Atatürk tarafından öngörülmüştür.

Atatürk’ün “Kültür ve ekonomi her türlü siyasete istikamet veren bazlardır”  sözü birlik hedeflerini açıkça göstermektedir. Kültür ve ekonomi benzerlikleri/farklılıkları bu birliklerin hangi ülkeler etrafında gerçekleşeceğinin göstergesidir.

Atatürk’ün 1938 yılında, vefatından sekiz ay önce, birlik hedefleri konusunda sarfettiği aşağıdaki sözler, eğer vasiyet değilse nedir?

“Dünyada şimdiye kadar, başka başka milletlerin ünyon (birlik)  yaptıkları ve asırlarca beraber yaşadıkları, tarihte görülmüştür. Bizim kurmak istediğimiz ünyonun (birliğin)  tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerden) çok fevkinde olmasını isteriz. Tarihi bu kadar yüksek bir idealin esas temel taşı, yalnız geçici politika esaslarında kalmaz. Bunun esas temel taşları lazımdır ki, kültür ve ekonomi cevheriyle dolu olsun. Çünkü kültür ve ekonomi her türlü siyasete istikamet veren bazlardır. Herhalde beklediğimiz parlak günler, bizlerden dahi uzak değildir. Bizden sonra gelecekler ise tabii o günlerin parlaklığını bahtiyarlıklarla tes’it edeceklerdir.” Çankaya köşkünde verilen çay ziyafetinde Balkan gazetecilerinin temennileri üzerine söylenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 27 Şubat 1938)

O günler, “bahtiyarlıklarla geçmesi gereken parlak günler” nerededir? Miras sahipleri neredesiniz? Büyük Atatürk’ün vasiyetini ne zaman hayata geçireceğiz?

Balkanlar’da, Kafkasya’da, Ortadoğu/Kuzey Afrika’da, Orta Asya’da, Rusya/Ukrayna’da; kısacası merkezinde yeraldığımız “Beş Deniz Bölgesi”nde  “Tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerin) çok fevkinde (üstünde)” olacak olan birlikleri ne zaman kuracak; kurduklarımızı ne zaman uygulayacağız?

BÜYÜK AKDENİZ BİRLİĞİ

Küresel güç ABD dünya üzerindeki egemenliğini 19. yüzyılın son çeyreğinde, günümüzden 150 yıl önce kurumsallaştırdığı Denizcilik Enstitüsü tarafından geliştirilen denizcilik stratejisi ile tespit etmiş ve devamlılığını sağlayarak bugünlere kadar gelmiştir. Çünkü ABD’nin yeraldığı Amerika kıtasının iki tarafı da okyanuslarla kaplıdır, güvenliğini sağlamak için öncelikle bu kıyıların güçlü filolar ile güvenlik altına alınması gereklidir. Ardından bu filolar dünya denizlerinde ve okyanuslarında gezinerek bayrak gösterecek ve ABD’nin küresel egemenliğinin devamını sağlayacaklardır.

Türkiye’nin ise iki tarafı değil üç tarafı denizlerle kaplıdır. Akdeniz’in en uzun kıyıları Türkiye’de yer almaktadır ve Akdeniz’in stratejik kalpgahı Türkiye’nin içinde yer aldığı doğu Akdeniz bölgesidir. Buradan, Türk Boğazları ve Süveyş kanalı yolu ile Karadeniz’e, Hint Okyanusu’na ve ardından Pasifik Okyanusu’na geçiş söz konusudur. O halde büyük Atatürk’ün 1937 sonlarında tespit ettiği üzere ana stratejimiz denizcilik stratejisi ve bunun bir türevi olarak da Büyük Akdeniz Birliği tasarımı olmalıdır.

Büyük Atatürk, Kurtuluş Savaşı esnasında verdiği “ordular ilk hedefiniz Akdeniz” emri ile Türkiye’nin birlik hedeflerinin Akdeniz havzasında şekillenmesi vizyonunu açıklıkla ortaya koymuştu. Bu vizyonun pratikteki ilk uygulamaları da Balkan Paktı (Türkiye, Romanya, Yugoslavya ve Yunanistan) ve Sadabat Paktı (Türkiye, İran, Irak ve Afganistan) girişimleri şeklinde olmuştur. Böylece günümüzdeki 14 ülke arasında 2 adet birlik tesis edilmiştir. Atatürk’ün, Sovyetler Birliği bünyesindeki Türklerin de bir gün istiklallerine kavuşacağı şeklindeki öngörüsünü eklediğimiz zaman, bizler buradan, Akdeniz havzasını esas alan ve Türkistan coğrafyasını da içine alan bir Büyük Akdeniz Birliği hedefini çıkarabiliriz.

Atatürk’ün “ilk hedef Akdeniz” vizyonunun yorumu günümüzde Büyük Akdeniz Birliği şeklinde gözükmektedir. Burada ayrıca şunu da ilave edebiliriz ki Büyük Atatürk Türklerin, Avrupa Asya ve Afrika kıtalarında egemen devirler sürdüklerini burada da naklettiğimiz şekilde açıklıkla ifade etmiştir. Haritaya baktığımızda da net bir şekilde göreceğimiz üzere Akdeniz havzası bu üç kıta tarafından çevrelenmiştir. Bu şekilde üç kıtanın Akdeniz kıyılarını da içine alacak biçimde bir Büyük Akdeniz Birliği hedefi Akdeniz, Türkiye, Türkistan merkezlerini bünyesinde taşıyarak günümüze uyarlayabileceğimiz bir Atatürk vizyonudur.


Büyük Akdeniz Birliği Önerisi Haritası

Balkanlar: Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Macaristan, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Yunanistan
Karadeniz-Hazar Havzası: Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Rusya, Ukrayna
Kuzey Afrika: Cezayir, Fas, Libya, Mısır, Sudan, Tunus
Güney Avrupa: Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz
Basra Körfezi: İran, Irak, Katar,Pakistan
Doğu Akdeniz: Filistin, GKRY, İsrail, KKTC, Lübnan, Suriye, Türkiye, Ürdün
Türkistan Havzası: Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan

Beş Deniz‘e kıyıdaş olan ülkeler Büyük Akdeniz Birliği kapsamında değerlendirilmiştir.  Türkiye’nin jeopolitik konumu Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına hâkim bir kaptan köşkü hüviyetindedir. Merkezinde Türkiye’nin yer aldığı Büyük Akdeniz bölgesinde İstanbul’dan en uç noktalar olan Lizbon, Kasablanka ve Bişkek’e uçuş süreleri 5 saattir. Aynı gün içinde gidilip dönülebilecek bir mesafedir söz konusu olan.

Akdeniz havzası civarındaki bölgeler olan Balkanlar-Rumeli, Güney Avrupa, kuzey Afrika, batı Asya, Kafkasya, Mezopotamya, Basra Körfezi, Türkistan ülkeleri arasında birlik sayesinde geliştirilecek iktisadi ve kültürel canlılık dinamizmi günümüzde Pasifik Okyanusu ülkelerinin Yeni Akdeniz olarak tanımlanmasını temin eden canlılık sayesinde, menşe bölgesi olan Büyük Akdeniz havzasında da yeniden yaşamaya başlayacaktır.

Birlik bünyesinde düşünülen 44 ülke sayısı, Avrupa Birliği üye sayısı olan 28 ülke düşünüldüğünde daha geniş bir katılımdır. Buradaki sayının yüksek olmasının nedeni Akdeniz havzasında Türklerin 1000 yılı aşkın bir zaman diliminde çok sayıda ülkelerle ilişkiler, karşılıklı kültür ve ticaret alışverişleri biriktirmeleri, geliştirmeleri ve bunun neticesinde oluşan zengin birikim nedeniyledir.

Atatürk’ün geliştirdiği Balkan Paktı ve Sadabat Paktı birliklerinde daha otuzlu yıllarda günümüzdeki 14 ülke bu birliklere üye idiler. Bugünkü AB’nin yarısı olan bir ülke sayısıdır bu. Yine Atatürk’ün birlikler konusunda dile getirdiği ideal burada tekrar anılmalıdır.

“Bizim kurmak istediğimiz ünyonun (birliğin)  tarihte geçmiş olan ünyonların (birliklerin) çok fevkinde olmasını isteriz”

O halde özellikle yetersiz kaldığımız ve zayıf olduğumuz Asya pazarlarında bir seferberlik neticesinde elde edeceğimiz pay artışları öncelikli bir hedef olmak gerektir. Dikkat edildiğinde açıklıkla görmekteyiz ki paydaş olarak saydığımız bu üç kıta içerisindeki ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri yer almamaktadır. Fakat ABD, Büyük Orta Doğu Projesi ile ülkemizi kendi böl parçala yönet stratejisinin bir unsuru haline getirmiştir.

Türk imparatorluğu Rumeli’nde kara savaşları ile ilerlerken, Fatih Sultan Mehmet’ten başlayarak ana hedef, Akdeniz limanları ve civarlarındaki şehirler olmuş, Arnavutluk’un sarp coğrafyasında 25 yıl boyunca Türkler, Akdeniz’e inebilmek için savaşmışlardır. Özellikle kuzey Afrika kıyılarındaki, Adalar Denizindeki, Adriyatik Denizindeki tüm limanlar ve şehirleri egemenlikleri altına almışlardır. Akdeniz hakimiyeti neticesinde elde edilen zengin birikim kültürel olarak da iktisadi olarak da Büyük Akdeniz Birliği’nin en önemli altyapı unsurudur. Günümüzde Türk ihracatçılarının en hızlı ve seri bir şekilde ulaşabildikleri limanlar Akdeniz’in güney, kuzey, doğu yönlerinde sıralanmış limanlar haline gelmiştir.

Atatürk’ün Büyük Akdeniz Havzası’nın alt bölgeleri olan Balkanlar ve Batı Asya’da yeralan günümüzdeki 14 ülke ile uyguladığı birlik girişimlerine karşın Türk siyasetçileri Türkiye’yi Atlantik ötesinin, Akdeniz havzasını parçalama girişimi olan Büyük Orta Doğu Projesinin enstrümanı haline getirmişlerdir.


5 saatlik uçuş mesafesi haritası

Ana pazarların merkezinde 5 saatlik uçuş mesafesindeyiz. Sabah gidip akşam dönebileceğiniz günlük pazarlar. Fas, Sudan, Kazakistan, İngiltere. 5 saatlik uçuşun değiştirilmesindeki pazarların merkeziyiz. 5 saatlik uçuş mesafesi güzergâhı, bu çember içerisinde 70 ülkenin bulunduğu alanlardır. Pusula doğuyu, batıyı, kuzeyi ve güneyi tüm yönleri gösterir. Daire içinde üretken bir çevrim söz konusudur. Türkiye’nin birlik rotası bu daire içerisindeki 44 ülkeyi içine alan Büyük Akdeniz havzasıdır. Türkler, tarihte bu ülkelerden 5 tanesi (Portekiz, İspanya, İtalya, Fransa, Slovenya) hariç diğerlerinin topraklarında egemenlik tesis etmişlerdir.

⦁ Lizbon İstanbul uçuş mesafesi: 3233 km; İstanbul Bişkek uçuş mesafesi: 3732 km; Toplam 6965 km
⦁ İstanbul-Bişkek: uçuş süresi 5 saat; İstanbul-Kazablanka: uçuş süresi 5 saat; İstanbul-Lizbon: uçuş süresi 5 saat

Havzanın çevrelediği alanlar;

3 kıta (Avrupa, Asya, Afrika); 2 Geçiş kıtası (Avrasya, Afrasya); 5 Deniz (Kara, Ak, Kızıl, Hazar, Basra Körfezi) ve 3 Geçiş Okyanusu (Atlas, Hint, Pasifik)
Havzanın merkezinin dinamik kokpit görünümü küresel ve değişken bir rotayı ortaya koyuyor. Türkiye’nin bu üç kıtanın, dünyadan yaptığı mal alımlarında, ihracat yolu ile edindiği paylara baktığımızda Afrika kıtasının 2022 yılı itibari ile %3.3 pay ile ilk sırada yer aldığını, bunu %1.55 pay ile Avrupa’nın takip ettiğini, Asya’nın ise % 0.65 pay ile  en geride yer aldığını görmekteyiz. (Kaynak: https://www.trademap.org/)

İhracatçılık mesleğim gereği 1987-2019 yılları arasındaki 33 yıl boyunca Büyük Akdeniz havzasında yer alan 15 ülkeye iş seyahatlerinde bulunmuştum. Bu ülkeler Balkanlar, Kuzey Afrika, Güney Avrupa, Basra Körfezi, Doğu Akdeniz alt bölgelerinde bulunmaktaydı. Hong Kong’da bulunduğum beş yıla yakın dönem boyunca da, Akdeniz bölgesine uzaktan bakınca bölgenin hakikaten Uzakdoğu kültürlerinden çok farklı olan kendine özgü bir kültürel bütünlüğü ve ilişkiler ağı olduğunun farkına varmıştım. Bölgenin de aslında iki büyük lider ülkesi söz konusu idi; Türkiye ve İtalya.

İtalyanca nasıl denizcilik terimleri ile ilgili bir Lingua franca (ortak dil) şeklinde geliştiyse, Türkçe de özellikle Balkanlar havzasında, kuzey Afrika’da ve doğu Akdeniz’de yiyecek içecek ve giyim kuşam kültürüne ilişkin Lingua franca bir sözlük oluşturmuştu. Türkçe toplam 19 dile verinti sözcükler kazandırmış ve bunların arasından 13 dil ( Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, Hırvatça, İtalyanca, Macarca, Romence, Rusça, Sırpça, Urduca, Yunanca) Büyük Akdeniz Havzası ülkelerinin dilleri idi. (Kaynak: Profesör Dr. Günay Karaağaç Türkçe Verintiler Sözlüğü. Türk Dil Kurumu Yayınları. Ankara 2021)
Sonuç: “İlk hedef Akdeniz”

Atatürk’ün Akdeniz’i ilk hedef olarak tespit etmesinin esas nedeni stratejisinin merkezine üç tarafımızın denizlerle kaplı olması gerçeğinin sağlayacağı denizcilik dinamizmi ile ilgilidir. Bu dinamizm ise bu denizlerde kıyıdaş olduğumuz ülkeler ile işbirliği ve birlik imkanlarını yaratacak, geniş Akdeniz havzasının merkezindeki ülkemizin hızla kalkınma ve gelişmesinin önünü açacaktır.

“Ekonomik bünyemizdeki inkişaf, deniz nakliye vasıtaları ihtiyaçlarını her gün artırmaktadır. Yeni sipariş edilen gemilerden bir kısmı, önümüzdeki ilkbaharda gelmiş bulunacaktır. Fakat bunlar, bugünden görülmekte olan ihtiyaç hacmine cevap verecek adet ve nispette değildir. Yeni gemiler inşa ettirmek ve bilhassa eski tersaneyi, ticaret filomuz için, hem tamir, hem yeni inşaat merkezi olarak faaliyete getirmek esbabını temin etmek lâzımdır (alkışlar). Şu günlerde, yüksek Meclise su mahsulleri ve Deniz Bank hakkında bir lâyiha gelecektir. Mevzuunun, yüksek alâkanızı çekeceğinden şüphe etmiyorum. Arkadaşlar! En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız (yaşa sesleri, alkışlar)”. Beşinci Dönem Üçüncü Toplanma Yılını Açarken 1 Kasım 1937.

Büyük Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda kıyıdaş olmadığımız Atlantik Okyanusu bloğunun kanat ülkesi olmaktansa, merkezinde yer aldığımız Akdeniz havzasında Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarını birleştirici liderlik vizyonu ile hareket etmek bizlerin önceliği olmak gerekir.

Türkiye’nin dış ilişkiler sözlüğünde, kavramlar arasında “ilk hedef Akdeniz” kavramı gündemden düşmüş ve fakat onun yerine sürekli olarak Doğu Akdeniz kavramı kullanılmaktadır. Böylece Akdeniz’in bütünlüğü zihinlerde yitirilmiş olmaktadır. Akdeniz Birliğinin kullanımına ise hiçbir şekilde rastlanmamaktadır. Sözlüğümüzde büyük Orta Doğu kavramı sürekli olarak bir tercüme kavram olarak kullanılmakta iken, büyük Akdeniz kavramı maalesef hiçbir şekilde kullanımda değildir. Halbuki burada iki parçalı bir büyük Akdeniz hedefimiz içerisinde arka planda var olan olgu Türklerin Türkistan’dan, Horasan’dan çıktıkları sürekli batıya doğru medeniyet yolculuklarında ana hedefin kurucumuz Atatürk tarafından da dile getirildiği üzere Akdeniz olduğu gerçeğidir.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 9 Şubat 2024, 02:45

    Levent Bey, çok önemli bir konuyu gündeme getirip, ayrıntılı bilgi vermişsiniz. Emeğinize sağlık….

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!