Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in katılımıyla Laçın’da gerçekleştirilen Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Zirvesi’ne katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu her geçen gün ortaya koyuyor” dedi.
30 yıl işgal altında kalan Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasıyla artık bölgenin istikrar, refah, kalkınmanın odağı haline gelmesini arzuladıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Zorluklar karşısında dayanışma ve ortak hareket kabiliyetimizin geliştirilmesini bir seçim değil, zaruret olarak görüyoruz. Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi projelere birlikte katkı sağlayacağız.”

‘BÖLGENİN HUZURUNU BOZMAYA ÇALIŞAN GİRİŞİMLERE KARŞI DURACAĞIZ’
Erdoğan, Hindistan-Pakistan gerilimine ilişkin, “Temennimiz ilan edilen ateşkesin kalıcı barışa evrilmesidir. Türkiye bu yolda yapabileceği her türlü katkıyı yapmaya hazırdır” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkati çeken Erdoğan, “Gazze’de katledilen masum çocuklar ve insanların hakkını savunmaya devam etmekte kararlıyız. Bölgenin huzurunu bozmaya çalışan girişimlere karşı duracağız. Dünyaya Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi, acil insani yardımların ulaştırılması için İsrail yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulunuyoruz” dedi.

ALİYEV: EGEMENLİK, TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE ADALETTEN YANAYIZ
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ise zirvenin Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nde ve Ermenistan işgalinden kurtarılan Laçın’da düzenlenmesinin güçlü bir sembolik anlam taşıdığını belirterek, “Bugünkü zirve, ikinci kez gerçekleştiriliyor. Geçen yıl temmuz ayında ilk zirve düzenlenmişti. Bu geleneği sürdüreceğimize eminim” dedi.
Üç ülkenin tarihsel, kültürel ve değer temelli bağlarla birbirine kenetlendiğini vurgulayan Aliyev, “Birbirimizin başarılarıyla gururlanıyor, zor zamanlarda birbirimize destek oluyoruz. Azerbaycan, Pakistan ve Türkiye, her zaman egemenlik, toprak bütünlüğü ve adaletten yana.” ifadelerini kullandı.
Aliyev, 2. Karabağ Savaşı sırasında Türkiye ve Pakistan’ın verdiği siyasi ve manevi desteği vurgulayarak “Biz de her zaman kardeşlerimizin yanında olduk. Bugün halklarımızın birliğini bir kez daha teyit ediyoruz” diye konuştu.
Aliyev, üç ülkenin stratejik konumları ve ekonomik potansiyelleri sayesinde karşılıklı faydaya dayalı geniş işbirliği imkanlarına sahip olduğunu belirtti.

‘PKK’NIN SİLAH BIRAKMA KARARI…’
Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine 20 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını, Pakistan’a ise 2 milyar dolarlık yatırım yapmaya hazır olduklarını bildiren Aliyev, “Ülkelerimiz enerji güvenliği konusunda bölgesel ve küresel ölçekte stratejik rol üstleniyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin işbirliği sayesinde sadece bölgemizin değil, geniş bir coğrafyanın enerji haritası değişti. Yenilenebilir enerji üretimi ve ihracatı konularında büyük projelere başladık” dedi.
Aliyev, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan ulaşım koridorlarının da stratejik önem taşıdığını belirterek Pakistan’ın bu girişime aktif katılımının işbirliğine ivme kazandıracağını söyledi.
Savunma alanındaki ortak projelerin silahlı kuvvetlerin kapasitesini artırdığını belirten İlham Aliyev, “Ortak askeri tatbikatlar ve teknik projeler, ordularımızın gücünü artırıyor. Bu işbirliği, daha geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın güçlenmesine hizmet ediyor” diye konuştu.
Aliyev, ayrıca dijital inovasyon, yapay zeka ve uzay teknolojileri gibi yeni alanlarda işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin terörle mücadelede elde ettiği başarıları takdirle karşıladıklarını belirten Aliyev, “PKK’nın silah bırakma kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığının ve Türkiye devletinin gücünün bir sonucudur” ifadesini kullandı.
Aliyev, “Pakistan’la Hindistan arasındaki son gerilimi büyük tedirginlikle, aynı zamanda barış ve istikrarın sağlanacağı ümidiyle yakından izledik. (Pakistan-Hindistan çatışması) Gergin dönemde ilk günden Pakistan’la dayanışmamızı açık şekilde beyan ettik. Çatışmanın, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uygun şekilde barışçıl yollarla çözülmesini destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
İlham Aliyev, “Türkiye-Azerbaycan dostluğu ve kardeşliği ebedidir” dedi.

ŞERİF: BU ÜÇLÜ FORMAT HEPİMİZ İÇİN BÜYÜK ÖNEM VE ANLAM TAŞIYOR
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise ülkesinin bağımsızlık günü vesilesiyle Aliyev’i ve tüm Azerbaycan halkını “kurtuluşları için verdikleri mücadele” dolayısıyla kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma kararına ilişkin en içten tebriklerini ileten Şerif, “Kardeşim, diplomatik becerileriniz sayesinde bu meseleyi çözüme kavuşturdunuz ve bu sayede sadece bölgede değil, ötesinde de yüksek bir yer ve nüfuz kazandınız.” ifadesini kullandı.
Şerif, Aliyev ve Erdoğan ile yaptığı üçlü görüşmeye katılmaktan onur duyduğunu belirterek “Burada, bölgenin dingin güzelliği içinde Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan bayraklarının dalgalanışını izlerken yüreğimiz büyük bir sevinç ve gururla doldu.” diye konuştu.
Pakistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin, yüzyıllar boyunca paylaşılan değerler ve karşılıklı destekle şekillenen derin tarihi, kültürel ve manevi bağlarla birbirine bağlı olduğunu söyleyen Şerif, “Sevgili kardeşlerim, son zamanlarda Karabağ, Keşmir ya da KKTC konusunda birbirimizin yanında yer alarak bu tarihi ilişkiyi daha da güçlendirdik. Gücümüz dayanışmamızda ve karşılıklı saygımızda yatmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Şerif, Pakistan ve Hindistan arasındaki çatışmalar sırasında Pakistan vatandaşlarının desteğine değinerek şöyle devam etti:
“Pakistan’ın Hindistan’la olan son çatışması sırasında vatandaşlarımızın coşku ve heyecanının yoğunluğu karşısında büyülenmemek mümkün değildi zira bu çatışma Pakistan’a karşı inandırıcı bir kanıt ortaya koyamadığı gibi Hindistan, Pahalgam’daki sözde olayın herhangi bir uluslararası kurum tarafından tarafsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulması yönündeki samimi ve cömert teklifimizi de reddetti.”
Dünya’da silahlı çatışmalar, iklim değişikliği, hastalıklar ve ekonomik kriz gibi pek çok ciddi sorun olduğunu ifade eden Şerif, “İşte bu nedenle üçümüz bugün burada bir araya geldik ve çatışmayı reddederken şefkati tercih ettik. Sabır ve bilgeliğin nihayetinde barış ve refahı getireceğinden eminiz. Günümüzün öngörülemeyen ve değişken dünyasında, siyasi güvenlik mimarileri, bağlantısallık ve gelişen teknolojiler yeni gerçekliği şekillendiriyor.” dedi.
Türkiye ve Azerbaycan’ın sarsılmaz bir kaya gibi, ülkesinin yanında durduğunu ve böyle kardeş ülkelere sahip olduğu için şanslı olduğunu ifade eden Şerif, ilişkilerin sadece ülkeler arası değil, bölgenin ötesinde de barışa ve kalkınmaya katkı sağlayacağını kaydetti.
Şerif, “Bu üçlü format hepimiz için büyük önem ve anlam taşıyor.” diyerek formatın, uyum içerisinde ilerlemek için gerekli bir ortam sağladığına işaret etti.
Pakistan’da yaşanan son gelişmelere değinen Şerif, “Pakistan’a verdiğiniz destek için kalpten teşekkür etmek istiyorum. Bu çatışma çok ciddiydi. Bu, Hindistan’ın Pakistan’a karşı hiçbir mantıklı sebep olmaksızın gerçekleştirdiği bir saldırıydı.” dedi.
Şerif, çatışmalar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı duruşunun, Pakistan halkıyla dayanışmasının ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu süreçteki kararlı duruşunun Pakistan halkının kalbini kazandığını belirtti.
‘DÜN DE BARIŞ İSTEDİK, BUGÜN DE BARIŞ İSTİYORUZ’
Şerif, “Her zaman, her iki ülke ve halklarına minnettar kalacağız.” diyerek şunları kaydetti:
“Biz bölgede barış istiyoruz. Dün de barış istedik, bugün de barış istiyoruz ve yarın da barış isteyeceğiz. Bu da acil dikkat ve dostane çözüm gerektiren meselelerin masada konuşulmasını gerektiriyor. Bunlardan biri, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda ve Keşmir halkının arzuları doğrultusunda Keşmir meselesidir.”
Şerif, bir diğer meselenin de “su” olduğunu söyleyerek Hindistan’ın, Pakistan halkı için can damarı olarak tanımladığı İndus Suları Anlaşması’nı silah olarak kullanmaya çalıştığını kaydetti.
“Hindistan’ın Pakistan’a akan suyu kesmekle tehdit etmesi çok üzücü. Bu, mümkün değil, hiçbir zaman mümkün olmadı ve inşallah mümkün olmayacak. Biz, Hindistan’ın bunu asla yapmaması için gerekli önlemleri alıyoruz.” ifadelerini kullanan Şerif, bir başka bir meselenin de “terör” olduğunun altını çizdi.
Şerif, Hindistan terörle mücadele konusunda görüşmek isterse, Pakistan’ın buna hazır olduğuna dikkati çekerek, ülkesinin terör konusunda büyük yaralar aldığına işaret etti.
Geçmişte terör nedeniyle 90 bin Pakistanlının hayatını kaybettiğini hatırlatan Şerif, ülkeler arasındaki dostluğa değindi.
Şerif, sözlerini “Yaşasın Pakistan-Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve dostluğu.” şeklinde tamamladı.
Bir varmis bir yokmus !
IRAK, Suriye,…… ACILIM vs….