Azerbaycan’ın sesi dünyada neden duyulmuyor?

featured

Nigar Ögeday yazdı…

Dünyanın ikiyüzlülüğüne isyan etmemek mümkün değil.

“Yeni mi anladın,

dünya Türk’e karşı hep iki yüzlüydü. Türke yapılan vahşeti, zulmü asırlardır görmezden geldi. Karşılık verildiğinde dünyanın hedefi oldu.” diyebilirsiniz.

Gerçekten çok zalim dünya…

Düşünün…

Yan komşu geliyor, mahallenin kabadayısından aldığı destekle, zorla 5 odalı evinize giriyor, 1 odaya el koyuyor.

Çocuklardan bazılarını katlediyor, bazılarını da evden kovuyor.

Apartmandaki hiç bir Allah’ın kulu, ses çıkarmadığı gibi,  zorbadan yana tavır alıyor.

Soruyorum size bu oda zorbalık yaparak eve el koyanın mı?

Tapu, ev sizin diyor ama 30 yıldır odanızı bir başkası kullanıyor.

Yargı  da ‘ev  sizin’ diyor ama polisten çıt yok.  Oyalıyor sizi.

Siz, ekonomik açıdan güçleniyorsunuz.

Çocuklar büyüyor. Ama zorba istilacı bu sefer, diğer odanıza da el koymaya çalışıyor.

Artık yeter deyip kendi odanızı almak için harekete geçiyorsunuz.

Bu arada kardeşiniz de güçleniyor. Sonuna kadar sizin yanınızda.

Siz de ondan aldığınız güçle zorbaya tokat atıyorsunuz, bana saldırdı diye , bağırıyor, yırtınıyor, kuduruyor.

Apartman yönetimi ve sakinleri haklı olduğunuzu bildiği için,  ses çıkarmıyor.

Ama hepsi tetikte.

ZORBA, ayağınıza dolandırmak için gönderdiği çocuklarına, bir tokat atmanızı bekliyor.

Bırakın tokadı, itseniz bile çocuğa vurulur mu, yaptığın ayıp diye üzerinize gelecek apartmandakiler.

Hatta sizin için harekete geçmeyen polise şikayet edecekler.

Haklıyken haksız olacaksınız, hatta ceza alacaksınız.

Peki apartmandakiler niye zorbadan yana?

Çünkü kardeşinizin apartmana girmesini istemiyor, girerse gücünüz artacak.

Yönetim istediği gibi at oynatamayacak.

Neyse…

Kaldığımız yerden devam edelim.

Siz odanızı almaya kararlısınız.  Zorba zaten size saldırıyor.

Çocuklarınızdan bazıları öldürülmüş, içiniz yanıyor, odanıza el konulmuş, aileniz baskı yapıyor, bu ev dar geliyor artık odamızı alalım, O odada hatıralarım var diye.

Soruyorum size siz ne yapardınız?

Eminim cevapların çoğu bana ait olduğu tasdiklenen odaya girer, hepsini tekme tokat kovar direnenlerin başını ezerim olur…

Bir başka cevap ise;

“yönetimi bir daha toplar, zorbaya baskı yapılmasını sağlar, kavgasız, gürültüsüz odadan çıkmasını sağlarım”

Bence de ilki kesin çözüm.

İşte  Azerbaycan’ın içinde bulunduğu durum aynen böyle…

Azerbaycan toprağı Karabağ işgal altında…

Hem de 30 yıldır.

Ermenistan ağababalarından aldığı destekle, işgali sürdürme çabasında.

Dünya kendi çıkarları için Ermenistan’ın her türlü insanlık suçuna göz yumdu.

Şimdi de göz yumuyor.

Sivillere yapılan saldırılara ses bile çıkarmıyor.

Bebekleri uykusunda katlediyor.

Batı arkasını dönüyor.  

Hani nerede insan hakları? Nerede adalet?

Nerede insanlık?

Azerbaycan’da hiç bir yabancı ajansın, televizyon kanalının, gazetecinin olmadığı yönünde bilgi aldım.

Gerçekten doğru mu bu?

Hiç mi yerel bile olsa temsilcileri yok?  

Varsa görüntü ve haberler merkeze geçiliyor mu?

 

Geçiliyor da,  ajans merkezleri mi  dünyaya ulaştırmıyor?

Bence sorgulanmalı bu konu….

Bebeklerin uykusunda katledildiği haberi,  Rusya dahil hiç bir ülkede haber olmadı.

Kendi kamuoyundan saklandı.

Bir haberci olarak bu dünyanın her yerinde haberdir. Hem de ilk sırada ya da manşetten verilecek bir haber.

Eminim uykusunda katledilen bebeklerin görüntüleri Avrupa’da, ya da Amerika’da herhangi bir gazete ve televizyonda yayınlansa kamuoyu ayağa kalkardı.

Neden bu görüntüleri yayınlamıyorlar diye sormayalım…

Doğru soru; neden yayınlatamıyoruz  veya  yayınlatmıyoruz olmalı.

Gereği de hızla yapılmalı.

Sınırın ötesinde yani Ermenistan tarafında ise tam 300 yabancı basın mensubu konuşlanmış.

Azerbaycan’da yaptıkları bebek katliamlarına karşılık verilmesi ümidi yle, akbaba gibi bekliyorlarmış Ermenistan’da hepsi de.

En ufak bir mermi düşse dünyayı ayağa kaldıracaklar.

İşte böyle dostlar. Azerbaycan bu şeytan ve dilsiz şeytanlarla karşı karşıya.

Tek ve en önemli desteği ise gardaşı Türkiye.

Bazı görüntüler Türkiye sayesinde ulaşıyor dünyaya.

Ancak bu da yetersiz.

İşte burada sosyal medya ve diaspora girmeli devreye…

Naçizane fikrim, Türk ve Azerbaycan diasporası derhal harekete geçmeli.

Ermeni karşıtı lobilerle bağlantı kurmalı.

Gerekirse para karşılığı hizmet almalı.

Bebek katili Ermenistan’ın yaptıkları, dünya kamuoyuna bir an önce gösterilmeli. Profesyonel ekipler olmalı bu işlerin başında.

Ve  dünya kamuoyunun gözüne sokulmalı bu insanlık suçu.

Bu süreçte Azerbaycan haklı davasını haksız duruma düşürmemeli.

Zaten bunun için büyük çaba harcıyor. Ermenistan ve dünya kamuoyuna koz vermemek için titiz bir operasyon yürütüyor. Şu ana kadar oldukça başarılı.

Biraz da Ermeni vahşetini bir şekilde dünyaya duyurabilsek.

Dilsiz, kör ve sağır olan devletlerin kamuoyuna bebek katillerini anlatabilsek.

Vicdanlarına dokunabilsek.

Eminim Can Azerbaycan’ın işi daha kolay olurdu.

Karabağ hasreti bir an önce son bulurdu…

Azerbaycan’ın sesi dünyada neden duyulmuyor?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

7 Yorum

  1. 2 sene önce

    Geçmişten bu yana ne değişmiş ki? Medya ellerinde, kullandığın sosyal medya ellerinde, eğlendiğin, yazdığın, ürettiğin, paranı yatırdığın, savaştığın cephanenein, silahın ve binlerce musluğun başında onlar. Duymazsın.
    ANCA KATİL ESED DİYE bağıran Amerikan Köpeklerinin havlamasını duyarsın.

    Cevapla
  2. 2 sene önce

    Azerbaycan bu savaşı Tüm Türkler için kazanmak zorunda.!
    Kazanamaz ise !!
    Turan, Türk Birliği/Türk Devletleri Birliği; adını ne koyarsanız koyun gerçekleşmesi bir/iki/üç yüz yıl daha hayal/sayak/yuxu/ olarak kalır! Kalabilirse!
    Kazanamaz ise !!
    Türkiye dahil tüm dünyada var olan Türkler bolluk,zenginlik,refah, huzur yüzü göremeyeceklerdir
    …..
    Sun Tzu
    Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin.
    Sonuçta, düşmanı ve kendinizi iyi biliyorsanız, yüzlerce savaşa bile girseniz sonuçtan emin olabilirsiniz.
    Clausewitz
    Ağırlık Merkezi: Can damarı da diyebilirsiniz
    ’Savaşta neyi etki altına alırsam zaferi garanti ederim’i bilmelisin
    **
    Tarihte ve günümüzde en meşhur savaş stratejist’i olarak kabul edilen bu iki ismin tespitleri üzerinden değerlendirirsek durumu;
    Ne kadar acıdır ki Türkler olmadan dünya tarihi yazılmaz diyor tüm tarihçiler. Türklerin yazdığı bir strateji kitabı yok elimizde.
    Yaklaşık beş yüz senedir Ruslar Türklerin yurtlarında ilerliyor yayılıyor işgal ediyor hegemonya kuruyor(Çarlık-SSCB)
    Daha önce Türk Devletlerine bağlı bir prenslik olan Ruslar Nasıl oldu da Türklerle yaptıkları savaşları kazanmaya başladılar. Bunun irdelenmesi kaçınılmazdır.
    Şüphesiz ki birçok neden sıralanabilir
    Ancak ben burada yalnız yukarıdaki Stratejist’lerin ilkeleri üzerinden değerlendireceğim.
    Ruslar biz Türkleri zaman içerisin de çok iyi izlediler tahlil ettiler çok iyi tanıdılar. Yazdılar nesilden nesil’e ilettiler okudular, okuttular. Bizden daha iyi bizi tanıdılar.!
    Biz ise geçmişteki galip olmanın verdiği psikoloji ile bu durumumla ilgilenmedik bile,(rakibini küçümser isen yenilgi kaçınılmazdır)
    Kendi tarihimizi/Türk tarihini bile Rus(çin de var) kaynaklarından Rus tarihçilerinden yazarlarından öğreniyoruz(Türkologlar Minorski,Gumilyev…)
    Rus tarihçileri ve edebiyatçılarının tüm eserlerinde Türk vardır tahlil edilir üstelik Türk’e hakarette edilir
    Bu eserlerin çevirisini yapan çevirmenler/yayınevleri çoğu zaman Türk’e hakaret edilen kısımları çevirmezler
    Dostoyevski, Tolstoy dünya çapında klasikleşmiş müthiş eserler vermişlerdir
    Bunlar eserlerinde Türk’e hakaret etmekten aşağılamaktan geri durmamışlarıdır. (Anna Karenina , Karamazof Kardeşler, Savaş ve Barış)
    Dostoyevski’nin Rus Çarlığı ordusunda subay/asker olduğu Türklere karşı savaştığı bilgisi hiçbir tanıtıcı ön sözler de verilmez
    Azerbaycan Türklüğü ve diğer Türk devletleri, Türklüğü, Türkiye Türklüğüne göre Rusları daha iyi tanıyor olması gerekiyor ve tanıyor olmak zorundadır.
    Azerbaycan’ın ve diğerlerinin Rus/SSCB işgali altında geçirdiği 70 yıllık zaman hayırlı bir sonuç vermelidir
    Bu süre içerisinde Rusları tanımış olmanın avantajını kullanmanın tam da zamanıdır.
    Şimdi bu düşmanın hayır verme zamanındadır. Azerbaycan/Türkler bu fırsatı çok iyi değerlendirmelidir
    Karabağ’da kazanılacak savaş Ruslara karşı kazanılmış olacak
    Tarihimiz açısından önemli bir kilo metre taşı olacaktır bu zafer.
    Ermenistan’ı Ruslar Türk Topraklarında ileri karakolları olarak var etmişlerdir.
    (Ayrı bir yazı konusu dur aslında kısaca yazamadan edemedim Ermeni tarihçileri tüm eserlerinde kendilerini HAY ,Ermenistan’ı, HAYISTAN olarak isimlendirirler Ne ilginç tir ki Hay Farsça Piç demektir. Farsların Bugünkü İran rejiminin Ermenilere desteğinin kökeni çok eskilere dayanıyor.
    (Aslında tüm tarihi kayıtlar gösteriyor ki İran Türklerin yurdudur. Bu ismi bile Türkler vermiştir.
    İran’da (1924 de pehlevi ve 1979 da Humeyni) emperyalistlerin çabaları ile iktidara farslar getirilmiştir. İran’ın Ermenilere yardım etmesinin sebebi tarihte İskender’in pers ülkesini işgal ettiği zamanlara uzanır)
    Ruslar yenildiği an Ermenilerin Türklere sığınmaktan başka seçenekleri kalmayacaktır.
    Bu gün Rus’lar üzerine yazılmış eser maalesef ki yok denecek kadar azdır.
    Var olanlar da yaygın olarak okunan bilinen değildir
    Ruslar ile geçirilen bu 70 yılı Türk aydınları fırsata dönüştürmeliler
    Rusları yazmalılar tahlil etmeliler
    Tüm Türk illerinde bu yayınlar bir strateji ile yayınlanmalı/yayınlatılmalı okutulmalıdır.
    Tarihin dönüm/kırılma noktasını 1990 da kaçırdık
    Şimdi yakalamanın tam zamanı
    Sloganlardan önce bilgi bilgi bilgi.!
    Bilgisiz slogan yıkım getirir.
    Ya Karabağ ya ölüm!

    Temur yerdelen

    Cevapla
  3. 2 sene önce

    Türkiyenin ermenistan tarafından bölünmesini istedikleri için herkes susar, bizimde kimseden umut adalet beklememiz gerekmiyor.

    Cevapla
  4. Yabancı haber kanallarının YouTube kanalları var iyi derecede yabancı dil bilenler oralarda yorumlar yaparak gerçekleri anlatabilir resimler paylaşabilir. Hatta Ermenistanın 1915-1918 katliamları toplu mezar fotoğrafları katledilen bebeklerin kadınların görüntüleri bar onları servis etmeli! Yani çok şey var ama içimizdeki hani o hepimiz ermeniyiz diyenler yok mu onlar bütün köşe başlarını tutmuşlar Türklüğe ve Türke ihanete devam ediyorlar susuyorlar o proflar nerede ikide bir imza toplayıp bildiri yayınlayanlar !

    Cevapla
  5. Tabii bu yabancı YouTube haber kanallrına yorum yazarken dikkat etmek lazım küfür hakaret içermesin yoksa kaş yapalım derken göz çıkarırız! Somut gerçekçi doğru bilgilenditmeler yapalı. Azerbaycan Türkünün haklı davasını savunalım! Ermenistanın gerçek yüzünü katliamlarını kamuoyu ile paylaşalım!

    Cevapla
  6. 2 sene önce

    Atatürk’ün Türk tarih tezi ve Güneş dil gerçekliğini Kemalist aşırılık olarak adlandirip o küçük akillarinca dalga geçenler bu meseleyi anlayamazlar. İşin ucu öyle derin ve çok etkenliki içine bir girseniz hayretler içinde kalırsınız. Sitenizin bile logo olarak kullandığı su ay yıldız ikonu neyi simgeliyor kökeni nedir en ufak bir yayininiz yok.

    Cevapla
  7. Türk iseniz ölümünüzü kimse duymaz. Bu içeride de öyle oldu, dışarıda da.
    Katliama uğrarsınız, katliamcı olursunuz. Soykırıma uğrarsınız, soykırımcı olursunuz. Terörle mücadele edersiniz, teröris olursunuz. Yav ben Türk’üm dersiniz faşist, kafatascı olursunuz. Bir Filistinli öldürülse İslamcılar ilk Cuma günü camii önünde toplanıp gösteri yaparlar. Bir Ermeninin tırnağına zarar gelse aydıncıklarımız yürüyüş yaparlar. Bırakın bir Türk’ü bin Türk ölse kıyıdan köşeden izlerler.
    (Tüm kalbimle hiç kimse ölmesin elbet.)

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!