1. Haberler
  2. Gündem
  3. Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: İtirafçı olma sürecini anlattı

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: İtirafçı olma sürecini anlattı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülen davanın 10. gününde, Aziz İhsan Aktaş'ın savunması alındı. Aktaş, “13 Ocak 2025’te gözaltına alındım ve tutuklandım. Kendi irademle, baskı ve zorlama olmaksızın etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulundum. Amacım, yapmış olduğum işler kapsamında şirketlerin yaşadığı güçlüklerin açığa kavuşturulması, doğruların ortaya çıkması ve devletimize yardımcı olmaktır. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Neden bu kararı almak işin 3 ay bekledim diye sorarsanız gerekli belge ve bilgileri toplamak konusunda geçen süre nedeniyle bekledim” dedi.

featured

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 sanık hakkında açılan dava 10. gününde devam etti.

ANKA’nın haberine göre; İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde yapılan duruşmaya, Aziz İhsan Aktaş yine korumalarıyla geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu da duruşmayı izledi. Tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hazır bulundu.

BURAK KORZAY KATILMADI

İSFALT dosyasındaki sanıkların savunması tamamlanırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlarda tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen eski İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, tutuksuz yargılandığı bu dava kapsamındaki hiçbir duruşmaya katılmadı. Korzay’ın, avukatları aracılığıyla ilk celseye katılmayacağını ilettiği öğrenildi.

‘PARALARIN RÜŞVET YA DA HANGİ AD ALTINDA VERİLDİĞİNİ BİLMEM’

Suç örgütü üyesi olmakla suçlanan, tümü tutuksuz sanıkların savunmaları, Akın Kumanlı ile başladı. Aziz İhsan Aktaş’ın var olduğu iddia edilen örgütün üyesi olmadığını belirten Kumanlı, “Kendisi benim patronum değildir. Kendisinden emir ve talimat almam. Bilginay firmasında Ocak 2021 yılından itibaren çalışmaktayım. Benim işverenim Tekin Aktaş’tır. Ben maaşlı bir çalışanım. Maaşım dışında bir kazancım da yoktur. Bu sebeple hakkında iddia edilen örgüte üye olması suçlamasını kabul etmiyorum. İhsan Bey’den para talep edildiğini duymuştum. Paraların rüşvet ya da hangi ad altında verildiğini bilmem. Rüşvete aracılık yapmadım. Ben araç sorumlusuyum, bu paranın ne olarak verildiğini bilme lüksüm yok” dedi. Mahkeme başkanının, “Siz bu paraların ne olduğunu bilerek verdiniz?” sorusuna, Kumanlı, “Bana sadece teslim etmem söylendi ve teslim ettim. Sadece görevi icrada bulundum. Bunu bana Aziz İhsan Aktaş söyledi” yanıtını verdi.

‘AKTAŞ BİRKAÇ KEZ BENDEN BORÇ İSTEDİ’

Ayşegül Ünal da gıda alanındaki iş yaşamından bahsederek, “Aziz İhsan Aktaş benim kuzenimdir. Kendisiyle ticari ilişkim vardır. Kendi şirketimde benden başka kimse söz sahibi değildir. Rüşvet olaylarından asla haberim yok. Aktaş, birilerinin kendinden rüşvet istediğini bana hiç söylemedi. Aziz İhsan Aktaş, birkaç kez benden borç talep etmiştir. Sebebini sormadığım gibi açıklama da beklemedim. Akraba olmanın suç örgütü olarak kabul edilmesi hukuk dışı bir yaklaşımdır. Beşiktaş Belediyesi’nin yemek hizmeti verilmesine yönelik açtığı açık ihaleye katıldım. Benden başka birisinin ihaleye katılmadığını bilmem mümkün değildir. Benim şirketim ihaleye katılma konusunda yeterliliğe sahip olmadığı belirtilse de istenen tüm evraklar şirketimce sunulmuş ve ihaleyi şirketim kazanmış” ifadelerini kullandı.

’10 YAŞIMDAN BERİ TİCARETİN İÇİNDEYİM’

Ünal’ın savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Öğleden sonra Aziz İhsan Aktaş’ın savunmasına geçildi.

Ticareti ailesinden, babasından öğrendiğini belirten Aziz İhsan Aktaş, şu savunmayı yaptı:

“10 kardeşiz. 10 yaşımdan beri ticaretin içindeyim. Çalışma hayatıma Diyarbakır’da başladım, Ankara’da devam ettim. Son 10 yıldır İstanbul’da ticaret yapmaktayım. Adımla anılan bir örgüt iddiası var. Savunmam zaman alacaktır, o nedenle öncelikle sizlere anlayışınız için teşekkür ederim. Yazılı ve görsel basında benimle ilgili yalan yanlış haberler yapıldığından öncelikle kim olduğumu sizlerin huzurunda anlatmak isterim. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Yakınlarımla ticaret yapıyor muyum, evet. Ben bir iş insanıyım. İşlerimi hukuksal zeminde yapmaya özen gösteririm. Ticari rakiplerimiz oluyor ve gizli tanıklar, ticarette yapamadıkları zararı, hukuku yanıltarak vermeye çalışıyorlar.

13 Ocak 2025’te gözaltına alındım ve tutuklandım. Kendi irademle, baskı ve zorlama olmaksızın etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulundum. Amacım, yapmış olduğum işler kapsamında şirketlerin yaşadığı güçlüklerin açığa kavuşturulması, doğruların ortaya çıkması ve devletimize yardımcı olmaktır. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Neden bu kararı almak işin 3 ay bekledim diye sorarsanız gerekli belge ve bilgileri toplamak konusunda geçen süre nedeniyle bekledim. İddianameyi ayrıntılı olarak okudum.

‘CEZA DAVASI ALGIYLA DEĞİL, DELİLLE YÜRÜTÜLÜR’

Savunmamda, işlediğim iddia edilen hiçbir suçun oluşmadığı, gizli tanık beyanlarının soyut olduğu anlaşılacaktır. Ceza davası algıyla değil, delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim. Bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerimizi alabilmek adına taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk. Öyle ki bazı başkanlar sadece kendilerinin değil, başka adayların dahi taleplerini karşılatıyorlardı. Bu talepleri sadece ilgililere yapılan ödemeler olarak algılamayınız. Bazen düğün yapıyorsunuz, bazen sanatçı sağlıyorsunuz. Bazen gayrimenkulleri fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz, araç tahsis ediyorsunuz. Bazen aracı değerinden çok fazlasına satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz ama yetmiyor. Her istek karşılanınca öyle talepler geliyor ki kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de zaten düzenli ödeme almak için bu talepleri karşılıyorduk. ‘İtirafçı değil, iftiracı’ diyorlardı ya; iftiracı değil, söylediklerimin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı özetleyeyim. Söylediklerimle paraları teslim alanların baz kayıtları eşleşti mi, eşleşti. Daha ne yapacağım? Kameraya mı çekeceğim, ses kaydı mı alacağım?”

Adıyla anılan bir örgüt iddiasına ve 63 eyleme ilişkin savunmasının zaman alacağını dile getiren Aktaş, basında tutuklandığı günden bu yana yanlış haberlerin yapıldığını iddia ederek, kendisi, ailesi ve ticari hayatıyla ilgili bilgi verdi.

Ticareti babasından öğrendiğini, 10 yaşından beri bu işin içinde olduğunu, son 10 yıldır da İstanbul’da ticaret yaptığını anlatan Aktaş, yönettiği şirket sayısının iki olduğunu, bazı firmalarla da ortaklığının bulunduğunu, bu firmaların soruşturmaya konu edilmediğini söyledi.

Yakınlarıyla ticaret yaptığını, onlara ait şirketler üzerinden herhangi bir yetkisinin olmadığını ancak fikir alışverişi yaptıklarını kaydeden Aktaş, işlerini yasal zeminde, kanunlara uygun olarak basiretli bir tacir gibi yapmaya özen gösterdiğini savunarak, ticarette rakiplerinin kendisiyle rekabet edemediğini, bu nedenle ticarette yapamadıklarını gizli tanık olarak ifade verip hukuku yanıltarak yapmaya çalıştıklarını iddia etti.

NEDEN İTİRAFÇI OLDUĞUNU ANLATTI

Aktaş, 13 Ocak 2025’te gözaltına alınarak tutuklandığını, tamamen kendi iradesiyle herhangi bir yönlendirme ve baskı olmaksızın insani sorumluluğu itibarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğunu hatırlattı.

Amacının yapmış olduğu işlerin süreçlerinin açığa kavuşturulması ve doğruların ortaya çıkması olduğunu ifade eden Aktaş, “Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında detaylı tüm bilgi ve belgeleri avukatlarım vasıtasıyla hazırlayarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Etkin pişmanlıktan yararlandım, neden mi? Artık kamu müteahhitlerinin karşılaştığı zorluklarla ve maruz kaldığı yolsuzluklarla etkin şekilde mücadele edilmesinin zamanı geldiği içindir.” dedi.

‘İSTİHDAM YARATIP İŞÇİ ÇALIŞTIRDIM’

Suç örgütü kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak, resmi ve özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, rüşvet vermek, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından yargılandığını kaydeden Aktaş, “Örgüt kurma suçuna ilişkin olarak aslında iddianamenin örgütle ilgili özü şu, şirket kurmuşum, ‘Örgüt kurdu.’ denmiş. İstihdam yaratıp işçi çalıştırmışım, ‘Çalışanlarım örgüt üyesi.’ denmiş. Çalışmadığım günler ailemle çocuklarımla kardeşlerimle zaman geçirmişim, onlara da ‘örgüt üyesi’ denmiş.” ifadelerini kullandı.

‘ZORUNDA KALIYORDUM’

Sanık Aktaş, sunacağı raporlar ve belgelerle beraat edeceğinden emin olduğunu söyleyerek, savunmasında şunları aktardı:

“Şirketlerimde işler durma noktasına gelmişken, ödemeler zamanında ve düzenli yapılmıyordu. Bu ödemelerin gecikmesinden dolayı işlerin yürütülmesi zorlaşıyordu. Şirketler ekonomik kayba uğruyordu. Artık iş yapamaz duruma geliyordum. Bu baskılar sonucu bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerini alabilmek, bazı belediyelerde hak edişleri düzenli alabilmek, bazı belediyelerde ise başkan değişikliği sonrasında hak ediş ödemelerinde süreklilik sağlamak adına, yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kalıyordum. Öyle ki bazı belediye başkanları sadece kendi şahsi taleplerini değil, başka belediyelerde aday olan ya da seçilen, siyasetten arkadaşları olan başkanların, adaylarının dahi taleplerini karşılatıyorlardı.”

‘DAHA NE YAPACAĞIM?’

Bazen üst düzey bir belediye yetkilisinin düğününü yaptıklarını, bazen o düğüne sanatçı sağladıklarını söyleyen Aktaş, “Bazen alacağınızı kurtarmak için belediyeye ya da iştiraklerine ait gayrimenkuller teklif ediliyor ve bunları fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz. Ailelerine, eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz. Bazen bir belediye başkanının aracını değerinden çok fazla fiyata satın alıyorsunuz. Bazısında bu belediye başkanının akrabalarına ait gayrimenkulleri 4-5 kat fazlası fiyata satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz, bazısına araba alıyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda misafir ediyorsunuz. Ama yetmiyor, her istek karşılanınca, her rant bitiş dönemi gelince öyle talepler geliyor ki kabul etmek zorunda kalıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Talepleri karşıladığı için hak edişlerinin düzenli ödendiğini öne süren Aktaş, savunmasına şöyle devam etti:

“Hani diyorlar ya, itirafçı değil, iftiracı. Sayın mahkemenize, söylemlerimin hepsinin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı kısaca özetleyeyim. Tek tek benden, kardeşlerimden, akrabalarımdan hak ediş ödemesi için istenenleri söyledim mi? Söyledim. Benden ne kadar bir bedel istendiğini söyledim mi? Söyledim. Söylenen paranın hangi bankadan, şubeden, hangi gün, kim tarafından çekildiğini söyledim mi? Söyledim. Yetmedi, bu paraların dekontunu sundum. Sundum mu? Sundum. İddianameye konu paraları ne zaman, kime, kimin aracılığıyla teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim. Verdiğim ya da başkalarının vasıtasıyla ulaştırdığım ödemeleri nerede teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim. Söylediklerimle bile paraları teslim alanların HTS, baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Tüm bunlara ilişkin bilirkişi raporlarını sundum mu? Sundum. Daha ne yapacağım? Paraların seri numarasını mı alacağım? Kameraya mı çekeceğim? Ses kaydı mı alacağım?”

Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti.

Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.

9 TAHLİYE

Davanın dün 7’nci celsesinde savcı mütalaasını açıklamış, mahkeme ise Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş ve Oktay Aktaş’ın tahliyesine karar vermişti.

Heyet, diğer 24 sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti.

SON İKİ HAFTADA NE OLDU?

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde bulunan büyük duruşma salonunda görülen duruşmanın ilk gününde yalnızca sanıkların kimlik tespitlerinin yapıldı ve iddianame okundu.

Sanıkların savunmalarına 2’nci gününde başlandı. Savunmalara ilk olarak, görevlerinden uzaklaştırılan tutuklu sanıklar Seyhan Belediye Başkanı tutuklu sanık Oya Tekin ile eşi Celal Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan ve dün tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunmalarını tamamladı.

KARALAR: İSNAT EDİLEN SUÇ 2019 SEÇİMLERİNDEN ÖNCE

Karalar, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Belediye başkanı seçildiğinde belediyenin “bitmiş” halde olduğunu söyleyen Karalar, “Borçların önemli bir bölümü önceki belediyeden gelmiş durumda. Belediye başkanlarının ihale alıp vermede bir rolleri yok. İsnat edilen suç 2019 seçimlerinden önce. 2019’dan sonraki dosyaya ben neden dahilim?” diye sordu.

‘RÜŞVET ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM’

Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Oya Tekin ise “Suçun unsurları açısından baktığımızda, kamu görevlisi diye geçen kişi benim. Seyhan Belediye Başkanı benim. Bana dair rüşvetle ilgili bir iddia yok, görüşmem de yok ama geliyoruz bakıyoruz, ben rüşvet alma suçundan yargılanıyorum. Ben dokuz aydır Silivri’de cezaevindeyim. Bu durum, ülkemiz ve toplumumuz açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Tekin, hakkında delil olmadan tutuklama kararı verildiğini savundu.

TUTUKLU SANIKLARIN SAVUNMA YAPTI

Yargılamanın 3’üncü gününde, Beşiktaş Belediyesi BELTAŞ İşletmecilik Başkanı Önder Gedik, Avcılar Belediyesi Satın Alma ve İhale Birim yetkilisi İbrahim Koçyiğit, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü tutuklu sanık Adnan Acar, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ile Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara ve savunma yaptı.

Duruşmanın 4’üncü gününde, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali, eski İSFALT Muhasebe Müdürü Oktay Aktaş ile CHP’li belediyelerde çeşitli pozisyonlarda görev yapan belediye başkanı ve çalışanlar olmak üzere toplam 20 tutuklu sanığın savunması 30 Ocak gününe kadar devam etti.

RIZA AKPOLAT: BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ BORÇLUDUR

337 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Akpolat, “Benim hakkımda sadece iki tane suçlama varken bugün suçun kapsamı genişlemiş.” dedi.

“Bugüne kadar bana suçlamalarla ilgili ilk tutuklandığım gün verdiğim ifadenin dışında hiç kimse benden bir ifade istemedi.” diyen Akpolat “Ben Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste rekor oylarla seçilmiş bir belediye başkanıyım. Bugün huzurunuzda bu iradeyi temsil eden bir siyasetçi olarak değil, yaklaşık 13 aydır özgürlüğü elinden alıkonulmuş bir yurttaş olarak bulunmaktayım. Hakkımda ihaleye fesat karıştırma, suç örgütü üyeliği, rüşvet, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı gelirlerini aklama gibi suçlamalar iddia edilmektedir.” dedi.

Akpolat, savunmasına şöyle devam etti:

“Benim cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira, hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş yoktur. Bu şekilde gündemde olmamız bizim için en derin vicdani yaradır. Yaklaşık 3 milyon insana temel belediyecilik hizmetleri vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim iş adamlarına, belediyeye hizmet veren müteahhitlere, firmalara ödeyemediğimiz paralar; belediyenin borçlu olmasının temel ve teknik sebebi budur. Bu bir tercih değildir, bu bir zorunluluktur. Bununla ilgili bir önlem alınmadığı için bu ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur.”

İETT GENEL MÜDÜRÜ SAVUNMA YAPTI

İETT Genel Müdürü İrfan Demet’e usulsüzlük yapıldığı iddia edilen İETT ihaleleri soruldu.

Emekli subay ve 30 yıllık kamu çalışanı olduğunu belirten Demet, suçlanmasına konu olan ihalelerin 2018 yılına dayandığını ve o tarihte kendisinin asker olduğunu belirtti.

Demet savunmasında “2018 yılında ben Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığı’nda birlik komutanı olarak terörle mücadele ediyordum.” ifadesini kullandı ve hakkındaki suçlamaları reddetti.

DAVANIN GEÇMİSİ

Görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuklu yargılanıyor.

Bu isimlerin haklarında 12 yıldan 337 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ise tutuksuz sanıklar arasında.

Suçlamalar arasında ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet gibi iddialar var.

SORUŞTURMA AKTAŞ’IN İDDİALARI SONRASI BAŞLADI

Geçen yıl en çok gündemde olan konulardan biri de Aziz İhsan Aktaş suç örgütüydü.

Özellikle de Aktaş’ın iddiaları sonrası CHP’li birçok belediyeye operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda sonucunda tutuklanan isimler oldu.

Görevden uzaklaştırılan CHP’li beşi tutuklu yedi belediye başkanının sanıkları arasında olduğu Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası bugün başlıyor. Davada, 40’ı tutuklu 200 isim hakim karşısına çıktı.

Eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, geçen yıl 13 Ocak’ta gözaltına alındı. O gün kamuoyu, Aziz İhsan Aktaş suç örgütüyle tanıştı.

Tutuklanan Aktaş, ilk ifadesinde tüm suçlamaları reddetse de sonrasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandı, birçok iddia ileri sürdü.

Beşiktaş, Avcılar, Seyhan ve Ceyhan belediyeleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakleri İETT ve İSFALT’taki ihalelerde usulsüzlük yapıldığını iddia eden Aktaş, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

İhale süreçlerinin organize edildiği iddialarına yönelik 10 ay sonra dava açıldı.

İSTENEN HAPİS CEZALARI

Örgüt ele başı Aktaş hakkında, rüşvetten sahteciliğe, dolandırıcılıktan kara para aklamaya 704 yıla kadar hapis cezası istendi.

Görevden uzaklaştırılan beşi tutuklu yedi CHP’li belediye başkanının adının geçtiği 578 sayfalık iddianamede, 200 sanık yargılanacak, bunlardan 40’ı tutuklu.

Eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet almak gibi 8 suçtan 337 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın 15 yıla kadar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Görevden uzaklaştırılan Özer hakkında, iddianamenin kabulü sonrası tahliye kararı verilmişti.

İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın, 2020’den itibaren büyükşehir ve ilçe belediyelerinden ihaleler alarak ele başı olduğu örgüte altın çağını yaşattığı öne sürüldü. CHP’li belediyelere araç ve maddi imkanlar sağlandığı anlatıldı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!