1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Babacan’dan AKP dönemi yorumu: Pişman değilim

Babacan’dan AKP dönemi yorumu: Pişman değilim

featured

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ‘AKP dönemindeki faaliyetleri nedeniyle pişman olup olmadığı sorusuna, ‘Benim yaptığım işlerde, söylediğim konuştuğum ifadelerde hiçbir pişmanlığım yok’ dedi. 2015’ten sonra yapılanlar için ‘keşkeleri’ ve ‘söyleyemedikleri’ olduğundan bahsetti.

TELE1’de ‘Gündem Özel Lider Söyleşileri’ programına konuk olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AKP dönemindeki faaliyetleri nedeniyle pişman olup olmadığı sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Benim yaptığım işlerde, söylediğim konuştuğum ifadelerde hiçbir pişmanlığım yok. Ama söylemediğin yapmadığın şeyler derseniz oralarda keşke dediğim yerler var. Bütün söylediklerim basın kayıtlarında. Söylediğim her şeyi çıkarın bakın, tutarlılık göreceksiniz. Keşkeler, söylemediklerim ve yapmadıklarımla ilgili. Örneğin 2015’ten sonra apar topar yapılanlar. Referandumda ben konuşmama kararı almıştım. 2017 referandumunda ben o dönemde 2015 Ağustos’unda bakanlıktan ayrıldığımda konuşmama kararı almıştım. Hiçbir konuda açıklama yapmama kararı. 2015 Ağustos’tan DEVA Partisi’nin kuruluşuna kadar açıklamamı görmezseniz. Bir prensip kararı almıştım. 2017’de acaba kendi kendime aldığım sessizlik kararımı bozsaydım belki de iyi olurdu diye düşünüyorum” şeklinde yanıt verdi.

‘BU VAATLERİN HİÇBİRİSİ OLMAYAKCAK, DİYORDUK’

AKP dönemine yönelik itiraflarına devam eden Babacan, “Sadece ben değil, benim gibi düşünen çok insan vardı AKP içerisinde. Sözüne itibar edilen insanlardı. Biz ‘bu vaatlerin hiçbirisi olmayacak’ diyorduk. Soranlara söylüyorduk. Kamuoyu önünde, kürsü konuşmalarıyla duyursaydık belki de referandumun sonucu değişebilirdi” diye konuştu.

‘BAKANLAR BOŞ KAĞITLARA İMZA ATIYORDU’

“Referandumda ‘hayır’ da çıksaydı Türkiye şu anda fiilen aynı yönetilecekti” diyen Babacan, “Benim hükümetten ayrıldığım dönemde Bakanlar Kurulu’nda boş kağıtlar imzalanıyordu, en son üstü dolduruluyordu. Sayın Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayınlanıyordu. Yine tek imzayla alınıyordu aslında bu kararlar. O dönemin bakanlarına sormanız lazım. Biz ayrıldıktan sonraki dönem oluyor bunlar. Bütün bu KHK’lar öyle. Bunları özel sohbetlerde o dönemin bakanlarına sormanız lazım. Bunu kimse çıkıp itiraf etmez” şeklinde konuştu.

‘ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK ANLAYIŞI’

Laiklik konusundaki görüşleri sorulan Babacan, “Günü geldiğinde yeni bir anayasa kuşkusuz çalışılır. Bizim partimizin laiklik anlayışı özgürlükçü bir laiklik. Vatandaşlarımızın kendi inançlarını, temel bir insan hakkı olarak yaşayabilmeleri. İnanç hürriyeti, inandığı gibi yaşama hürriyeti, ibadet hürriyeti ve inançları doğrultusunda örgütlenme hürriyeti. Bizim anlayışımız özgürlükçü bir laiklik anlayışı. Devletin, bütün vatandaşlara eşit yakınlıkta olması. Bizim duruşumuz çok açık. Toplumumuzun talebi ‘kendi hayat tarzım neyse onu yaşayayım, devlet beni şekillendirmeye çalışmasın, devlet kendi bakış açısını beni hayat tarzıma empoze etmesin’ diyor” ifadelerini kullandı.

Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunu eleştiren Babacan, ‘Kürt sorunu’ tartışmalarına ilişkin de “Hükümetin birkaç yıldır olan tutumu, Kürt sorununu arttırdı” görüşünü savundu.

Babacan, “Temel haklar meselesi oylamaya tabii tutulmaz. Pazarlık yapamazsınız, o onundur zaten. Meşru demokratik siyaset zemini üzerinde çözüm aranmalıdır. Çözüm Meclis’te diyorlar ama bugünkü Meclis’te neyi çözeceksiniz?

Başarı üretemeyince, düşmanlıklar üzerinden halk desteğini tutmaya çalışıyorlar. PKK’nın başında, Öcalan’ın mektubunu okutmak… Sayın Bahçeli yaptı bunu ya. Dondum kaldım ekranın karşısında. Sıkıştıklarında PKK ile bile birlikte durabiliyorlar” ifadelerin kullandı.

Babacan HDP’yi meşru bir parti olarak gördüklerini de söyledi.

 

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!