Bahçeli: Türkiye-ABD arasında kalın buzların çözülmesi samimi dileğimiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri değerlendiren Bahçeli, " Türkiye ile ABD arasında soğuk rüzgarların estiğini bilmeyen neredeyse kalmamıştır. İki ülke arasında kaygan bir zemin oluşturan kalın buzların çözülmesi samimi dileğimizdir.” dedi.

Bahçeli: Türkiye-ABD arasında kalın buzların çözülmesi samimi dileğimiz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "(Rusya'dan silah almayın) diyorlar. Tamam da ihtiyaç duyduğumuz silahları siz verdiniz mi? Üretiminde ortak olduğumuz ve parasını peşinen ödediğimiz F-35'leri gasp ederken aklınız neredeydi? Neyin peşindeydiniz?" dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ile ABD arasında soğuk rüzgarların estiğini bilmeyen, bu soğukluğu hissetmeyenin neredeyse kalmadığını dile getirdi.

"İki ülke arasında kaygan bir zemin oluşturan kalın buzların çözülmesi samimi dileğimizdir." ifadesini kullanan Bahçeli, ABD'nin müttefiklerine ve ortaklarına taahhütlerini yenileyeceğini açıklayan ABD Başkanı Joe Biden'in, Türkiye'yi hangi kategoride değerlendirdiğini merak ettiklerini belirtti. Bahçeli, "Bahsi geçen bu ortaklar arasında PKK/YPG'nin olup olmadığı henüz ve somut biçimde açıklığa kavuşmuş değildir. Biden’in Türkiye’yi nasıl ve hangi seviyede bir müttefik gördüğü de belirsizliğini korumaktadır." diye konuştu.

NATO Zirvesi öncesi, Türkiye'yi ilzam eden, haksız sözlerle eleştiren ABD Dışişleri Bakanı'nın peşin hükümlere, husumetle perçinlenmiş heveslere teslim olduğunu söyleyen Bahçeli, bu bakanın "ya cahil ya da küstah" olduğunu ifade etti.

"Türkiye'nin NATO müttefiki gibi davranmadığını" iddia eden ABD'nin hangi örgütlerle fiili ittifak ve dayanışma içinde olduğunu beşeri vicdan ve tarihin günü geldiğinde anlata anlata bitiremeyeceğini dile getiren Bahçeli, "Arkamızdan dolanıyorlar, müttefiklik edebiyatı yapıyorlar. Teröristlerle iş tutuyorlar, stratejik ortaklıktan bahsediyorlar. Türkiye'nin kuyusunu kazıyorlar, sözde Ermeni soykırım yalanına sarılıyorlar, sonra dönüp 'NATO' diyorlar. 15 Temmuz darbecilerini koruyorlar, Pensilvanya’da FETÖ'yü barındırıyorlar, utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan demokrasi ve hukuk alanlarında ahkam kesip bize parmak sallıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

'TÜRKİYE, NATO MİSYONLARINA SAMİMİYETLE UYMUŞTUR'

Bahçeli, PKK/YPG terör örgütünün geçen hafta Afrin'deki Şifa Hastanesi'ne saldırdığını anımsatarak, hastanede tedavi gören 14 masum sivilin hayatını kaybettiğini, 32 sivilin yaralandığını belirtti.

Terör örgütünün bu saldırıyı Grad füzeleriyle ve top atışlarıyla gerçekleştirdiğine dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Aklı sıra dünya demokrasilerini bir araya getirmeyi amaçlayan Biden, bu Grad füzelerinin PKK'nın eline nasıl geçtiğiyle ilgili bir durum tespiti yapmış mıdır? Ya bu ülkenin Dışişleri Bakanı, terör örgütünün top bataryalarına nasıl sahip olduğunu itiraf edecek kırıntı da olsa bir ahlaka, bir izana, bir vicdana sahip midir? ABD menşeli silahlar teröristlerin elinde kurşun atarken, NATO müttefikliği hiç düşünülmüş, hiç hesaba katılmış mıdır? Geçiniz bu bayağı oyunları, bırakınız sonu gelmez oyalamaları. NATO, bugüne kadar Türkiye'nin hangi güvenlik ihtiyacına cevap vermiştir? Sormayalım mı, sorup da cevap aramayalım mı?

Türkiye, NATO misyonlarına en çok destek olan ilk beş ülke arasındayken, ortak bütçeye en fazla katkı sağlayan ilk sekiz ülkeden de birisidir. İttifakın en büyük ikinci ordusu Türk ordusudur. Türkiye, NATO misyonlarına samimiyetle uymuştur. En son olarak Türkiye'nin kilit bir role sahip olduğu ifade edilen Afganistan bunlardan birisidir. NATO'nun güncel tehditlerine uyum konusunda tereddüt yaşamayan ülkemizle hangi vahim sorunlar karşısında dayanışma içine girilmiştir? 15 Temmuz'da başkentimiz hainler tarafından bombalanırken, bu NATO neredeydi? Ne yapıyordu? Neyin hazırlığı içindeydi? Bu sorunun da peşine düşmeyelim mi? Failleri deşifre etmeyelim mi? Güney sınırlarımızda terör devleti kurulması hedeflenirken, NATO'da birlikte silah tuttuğumuz ülkelerin sırtımıza namertçe ateş açtığını söylemeyelim mi? Uzaktan bakılınca saf mı görünüyoruz? Elimize vurup ekmeğimizi alacaklarını mı sanıyorlar? Tarihte böylesi gaflete düşenlere kahramanlıkla perçinlenmiş iman dolu kalplerin neler yaptığını, hayatı ve dünyayı nasıl zindana çevirdiğini bilmeyen varsa bilenlere sorsun, yok onlar da bilmiyorsa öğrenmek için sıralarını beklemeye şimdiden koyulsunlar."

'DOST DEDİKLERİMİZ NEREDEYDİ?'

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin kimden silah alıp almayacağının NATO’nun bileceği, tayin edeceği bir konu olamayacağını vurgulayarak, "ABD'nin Türkiye'yi savunmasız bırakma konusundaki gizli niyeti zehirli meyvelerini 15 Temmuz gecesi vermedi mi? Az kalsın Türkiye işgal edilmeyecek miydi?" dedi.

"Peki, dost dediklerimiz neredeydi? Hangi senaryoları yazıyorlardı? Türkiye'deki muhalefet cenahını kışkırtıp iktidar havucuyla tutsak alanların neresi dosttur? Nereleri müttefiklik ruhuyla uyuşmaktadır? Ekonomik tetikçilerini üzerimize salıp istikrarsızlık fitilini tutuşturanların nesine güveneceğiz?" sorularını yönelten Bahçeli, "(Rusya'dan silah almayın) diyorlar. Tamam da ihtiyaç duyduğumuz silahları siz verdiniz mi? Üretiminde ortak olduğumuz ve parasını peşinen ödediğimiz F-35'leri gasp ederken aklınız neredeydi? Neyin peşindeydiniz? ABD’nin Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı'nın hazırladığı tasarıyla, Türkiye'ye teslim edilmeyen F-35'lerin Yunanistan'a verilme teklifi hangi mantığın, hangi maksadın mahsulüdür?" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'ye karşı uygulanan baskı ve yaptırım politikalarının bu haliyle devamının iki ülke arasındaki ilişkileri çok yönlü zedeleyeceğini söyleyen Bahçeli, aynı ABD'nin, sorun yaşadığı başka ülkelerle müzakere ve diplomasi kanallarını açık tutarak Türkiye'ye çifte standart uyguladığını ifade etti.

Bahçeli, "Doğu Akdeniz'deki adımlarımızdan rahatsız oluyorlarmış, varsın olsunlar. Onları rahatsız etmek bize düğün bayramdır. Hatta münhasır ekonomik bölge ilanı etmek için de fazla beklemeye gerek kalmamıştır." diye konuştu.

'ALINMIŞ VE ALINACAK HER KARARIN ARKASINDAYIZ'

Bu kurşun gibi ortamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Zirvesi'ne katıldığını, bir program çerçevesinde devlet ve hükümet başkanlarıyla bir araya geldiğini hatırlatan Bahçeli, günlerdir beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden arasındaki görüşmenin 45 dakikalık süre zarfında gerçekleştiğini, ardından da iki ülke heyetlerinin bir masa etrafında buluştuğunu kaydetti.

Bahçeli, "Türkiye'nin haklı beklentileri, meşru öncelikleri ve milli hassasiyetleri ABD Başkanı'na ve muhatap ülkelere tüm berraklığıyla aktarılmıştır. Görülmüştür ki terör örgütleri konusundaki ikircikli tavır müttefik ülkelere ne yazık ki katılaşmış ve kalıplaşmış bir şekilde egemenlik kurmuştur." dedi.

Küresel barış ve istikrar çabalarını sekteye uğratacak, geniş bir yelpazede ihtilafa neden olacak bu çarpıklıkla, NATO'nun yeni güvenlik konseptinin nasıl bağdaşacağının başka bir tartışma konusu olduğunu belirten Bahçeli, demokrasinin yara aldığı, yapısal sorunların kökleştiği, ülkeler arası güvensizliğin dünya üzerinde kamçılandığı bir dönemde, Türkiye'nin terörle mücadelede tek başına bırakılmasının hem trajik bir yanlış hem de ittifakın ilke ve esaslarıyla ters olduğunu vurguladı.

Bahçeli, sorun çözme mekanizmalarını küresel ve bölgesel düzeyde güçlendirme amacının bugüne kadar sadece lafta kaldığını söyledi.

NATO Zirvesi'nin açıklanmış sonuçları ve bu sonuçların ortaya çıkaracağı yeni ilişkiler serüveni ne olursa olsun, Türkiye'nin kararlılığından taviz vermeyeceğini dile getiren Bahçeli, "Biz devletimizin yanındayız, alınmış ve alınacak her kararın arkasındayız." dedi.

Batı dünyası kendi içinde demokratik dayanışmanın güçleneceği bir aşamaya geçerken Türkiye'nin bu dayanışmanın içinde mi yoksa dışında mı kalacağının, geleceğin dünyasını şekillendireceğini ifade eden Bahçeli, "Çaresiz değiliz. Çare milletin hamiyet ve dirayetidir. Yurtsuz değiliz. Üzerinde yaşadığımız şehit yadigarı topraklar ebedi yurdumuzdur. Hamdolsun sahipsiz değiliz, sahibimiz Allah'tır ve Allah'tan başka galip yoktur." diye konuştu.