1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli’den ‘hilafet bayrağı’ tartışmalarına ilk yorum

Bahçeli’den ‘hilafet bayrağı’ tartışmalarına ilk yorum

'Hilafet bayrağı' tartışmalarına ilişkin konuşan Bahçeli, Kelime-i Tevhid’i okudu ve "Anıtkabir'de 'Kahrolsun Cumhuriyet, şeriat gelecek' diyerek bağıran bir sapığın provokasyonu ile Galata Köprüsü'nde düzenlenen yürüyüşte Kelime-i Tevhid taşıyan masum insanımıza saldıran meczubun eylemi zaman itibarıyla tesadüf değildir." dedi. Can Atalay dosyasına da değinen Bahçeli, AYM kararına uymayan Yargıtay üyelerini de tebrik etti.

featured

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde ‘Liderlik ve Siyaset Okulu 19. Dönem Sertifika Töreni”nde açıklamalarda bulundu. ‘Hilafet bayrağı’ tartışmalarına ilişkin konuşan Bahçeli, “Rahatsızlık Kelime-i Tevhid’de ise tarihe not düşüyorum: Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” dedi.

Yazar Samiha Ayverdi’nin “Her ceviz yuvarlaktır, her yuvarlak ceviz değildir. Herkes insandır, fakat her gördüğün insan, insan değildir” sözüne atıfta bulunan Bahçeli, hilafet tartışmalarına ilişkin, “Rüzgarsız havada bir fırıldak dönüyorsa mutlaka üfleyeni vardır. Gece yarısında kümesten gürültüler geliyorsa muhtemelen bir tilki iş başındadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin rejim sorunu, müesses nizamıyla ilgili farklı bir arayışı yoktur, olması da düşünülemez” dedi. Bahçeli’nin cevizli sözü sosyal medyada gündem oldu.

HİLAFET TARTIŞMALARI

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“30 Aralık 2023 Cumartesi günü Anıtkabir’de ‘Kahrolsun Cumhuriyet, şeriat gelecek’ diyerek avaz avaz bağıran bir sapığın provokasyonuyla, yeni yılın ilk günü Galata Köprüsü’nde düzenlenen ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşünde, Kelime-i Tevhid sancağını taşıyan masum bir insanımıza hilafet bayrağı açtığı iddiasıyla saldıran meczubun eylemi zamanlama itibarıyla tesadüf değildir. Adeta 6 Nisan 1909 akşamı Galata Köprüsü’nde vurulan Hasan Fehmi’nin veya 9 Haziran 1910’da Eminönü’nde kurşunlanan Ahmet Samim vakalarının tekrarı yaşatılmak istenmiştir. Be hey cahiller güruhu, be hey kendini bilmezler grubu, be hey siyasi işportacılar kafilesi, hilafet bayrağı diye bir şey var mıdır? Böyle bir bayrağa tarihin hangi döneminde şahit olunmuştur? Şayet rahatsızlık, şayet hazımsızlık Kelime-i Tevhid’den ise tarafımızı ve kararımızı açık açık seslendiriyor ve tarihe not düşüyorum; La İlahe İllallah, Muhammeden Resulüllah.

‘MİLLETİN SİNİR UÇLARIYLA OYNAMANIN ADI MİLLİYETÇİLİK OLAMAZ’

Toplumsal tansiyonu yükseltmek amacıyla el ovuşturan, öfke nöbetlerine kapılmış olan, utanmadan onursuzca partimizin sembolü bozkurdu haydutça kullananların nasıl bir örtülü faaliyet içinde oldukları çok net biçimde görülmektedir. Milletin sinir uçlarıyla oynamanın adı milliyetçilik olamaz.

‘TFF SÜRECİ YÖNETEMEDİ, TAKIMLAR SOĞUKKANLI OLAMADI’

Ertelenen Süper Kupa finalinden sonra yaşananlar Türkiye’nin çok boyutlu diyalog köprülerini dinamitleme amacına hizmetten başka bir şeye yaramamıştır. Türk futbolunda olmayan sadece futboldur, bunun dışında ne aranırsa bulunacaktır. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) süreci yönetemediği gibi, Fenerbahçe ve Galatasaray futbol kulüpleri de aklı başında, sağduyulu ve soğukkanlı hareket edememiştir. Hiç kimse Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden siyasi hesaplaşma sayfası açmanın peşinde koşmamalıdır.

Aziz Atatürk’ün bir futbol müsabakasında kaygı verici şekilde istismarı, müsabakanın günler öncesinde her ihtimalin hesaplanarak lazım gelen tedbirlerin alınmasından imtina edilmesi sadece ihmal veya öngörüsüzlük olarak değerlendirilemez. Eğer böyleyse Türk futbolu duvara toslamış demektir. Süper Kupa finalinin oynanması için Riyad’ın niçin seçildiği kadar, muhatap ülkeyle hazırlanan protokole neden uyulmadığı kafamızı bulandıran ve kuşkularımızı çoğaltan bir muammadır. Türkiye’nin siyasi, stratejik ve diplomatik gücünü tahkim ve takviye yerine tahrip etmek, hiç kimseye verilmiş imtiyazlı bir hak olamaz. En başta TFF Başkanı olmak üzere, Riyad krizine dahil olan her kim varsa kuru bir özürle veya bir şey olmamış gibi davranarak vaki sorundan muafiyet kazanamaz. Türk sporunu siyasi cepheleşmelerin içine çekerek nefret söylemini yaymaya çalışmanın ne vatanseverlikle, ne de milletseverlikle bağdaşır bir tarafı yoktur.

‘YARGITAY’IN ŞEREFLİ HAKİMLERİNİ KUTLUYORUM’

Türkiye’de diktatörlük olsaydı, Can Atalay davasıyla ilgili devlete meydan okuyanlar, bölücüleri destekleyenler, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek için vızır vızır ortalıkta gezenler nasıl tutunacaklardı. Diktatörlük olsaydı, cezaevindeki bir terörist Türk Devleti’ne nasıl ‘işgalci’ diyecekti. Anayasa Mahkemesi milletimizin gasp edilen haklarını nasıl savunacak? Bütün dayatmalara ve baskılara direnerek Türk adaletinin onurunu müdafaa eden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin şerefli hakimlerini de yürekten kutluyor ve aldıkları bu kararı destekliyoruz.

‘SOSYAL MEDYA DÜŞMAN YATAĞINA DÖNÜŞTÜ’

Sosyal medya, taşınması yük bir zehirdir ve zihinlidir. Ya düzenlemeli ya da bu melalet ve mikrop yuvasını hepten işlevsiz hale getirmeliyiz. Geldiğimiz aşamada sosyal medya düşman yatağına dönüşmüştür. Eğer tedbir alınmazsa toplumsal barış zedelenecektir.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 Yorum

  1. Yaşasın Çağdaş Cumhuriyet…sonsuza kadar…!

  2. 6 Ocak 2024, 18:12

    Kirli tuğlalar ile örülü geçmişi nedeniyle bugün İslamcıların eline esir düşmüş lider kimdir!?

  3. 6 Ocak 2024, 19:22

    Akla zararlar….

  4. 6 Ocak 2024, 22:11

    Kendisi asla Türk Milliyetçisi olmayıp, kesin bir islamcı olan bu şahsın hançeresinden dökülen sözler olsa olsa bunlar olurdu!!! Be hey Bahçeli; kelime-i tevhid, arapçadır ve bir Türk Milliyetçisinin ağzından çıkacak bir söz değildir.

    • Mevzu Arapca veya Turkce olmasi degil kardesim, kimsenin Allah bes dedigi yok zaten. Protesto ettikleri elin israilli yahudisi de demiyor. Bunlar kendi saltanatlarini koruma isleri. Allah bir, bunlar iki yani anlayacagin, kendi hesaplarinda.

  5. koca adamsin, uc kurusluk fani dunya menfaati icin cocugu hedef gosterme. Sen tevhid okuyorsun da, sanki biz Allah bes diyoruz. Allah sizin serrinizden korusun.

  6. 7 Ocak 2024, 10:50

    bu gitmiş

  7. 7 Ocak 2024, 14:01

    Bunlar, Türk milliyetçiliğini Erdoğan’ın ayakları altına verdi.

  8. 1 Şubat 2024, 15:57

    Israile lanet gazzeye rahmet ülkeye nefret söylemi ile İran hizbullah grubu yönettiği bu hizbullahçı eylemin sonucu ne olacak sanıyordunuz. Karabağ savaşında Türkiye ve İsrailin işbirliği ve peşinden bu savaşta türk cephesinin kazanması ve hatta Ermeni yunani lobilerin ab ve ABD’de Ermenistan lehine bir iş yapamadığı İran’ı çok korkuttu. İran’ın verdiği tepkiler sadece Ermenistan taraftarlığı değil ve hatta İran’ın korkusu zengezur koridoru da değil. İran’ın korkusu Türklerin (Türkiye Azerbaycan ve orta asya ülkeler) İsrail ve yahudi lobiler ile birleşerek bölgenin demografik ve jeopolitiğini değiştirmektir, çünkü yüz yıl bundan önce Persler Yahudi lobiler ve mafyalar ile işbirliği yaparak İran’da Türklerin bin yıllık hükümetine son verebildi. Ve aynısını Türkler Perslerin aleyhine yapacak diye Karabağ savaşından sonra korktu. Ve Türklerin İsrail ile normalleşme sürecini baltalamak için İran/Ermenistan/Yunan/Fransa cephesi harekete geçerek önce Gazze’de yahudi İslam savasi başlatarak ve peşinden İranin istihbarat ve para desteği ile Türkiye’de hizbullahçıları eylemler için harekete geçirdi ve İsrail aleyhtarı eylemler başlatarak hem Türkiye İsrail ilişkilerine zarar verdi ve hem Türkiye yahudi lobilerin daha yakınlaşmasını önledi ve hem türk devlet aklını milliyetçi yoldan hizbullahçı yola zorladı. Türkiye’de tüm şeriatçıların ahırı İran devletidir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!