1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli’den yeni Öcalan çıkışı: MHP bu göreve hazırdır

Bahçeli’den yeni Öcalan çıkışı: MHP bu göreve hazırdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bölücü açılım sürecine ilişkin açıklamasında, terör örgütü PKK'nın elebaşı Öcalan için yine "kurucu önder" ifadesini kullanıp "görüş ve düşünceleri alınmalı" dedi. Bahçeli, MHP'nin Öcalan ile görüşmek için "İmralı'ya gitmeye hazır" olduğunu belirtti. Bahçeli, "Cumhur İttifakı'nda çatlak" iddialarına da yanıt verdi.

featured

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin rozeti ve yüzüğü dikkat çekti.

Bahçeli, Anıtkabir’e gitmemesi, Saray’daki 29 Ekim resepsiyonuna katılmamasının ardından gündeme gelen “Cumhur İttifakı’nda ‘KKTC’ çatlağı” iddiaları hakkında “İddia sahiplerinin hepsi çuvalladı, yine ters köşeye yattı” açıklamasında bulundu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anıtkabir’e gidemedik, peki resepsiyona katılsaydık bu defa da ‘Anıtkabir’i protesto ettiler’ diye takdim edilmeyecek miydik? Anıtkabir’deki törene gitmeyip resepsiyona katılmak ne kadar doğru, dengeli ve isabetli bir davranış olarak değerlendirilirdi? Peki Anıtkabir’e gitmeyip de koşa koşa resepsiyona katılanları, boy boy fotoğraflarını servis edenleri görmemek ayıplı ve asimetrik bir çifte standart değil midir?”

Bahçeli, “MHP ile Cumhur İttifakı arasında ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi etrafında ne bir görüş ayrılığı ne de siyasi ihtilaf asla söz konusu değildir” dedi. Bölücü açılım sürecine ilişkin açıklamasında “Kurucu önderliğin görüş ve düşünceleri alınmalı” diyen Bahçeli, açılım karşıtı olan medyayı da “Nereye hizmet ettiklerini çok iyi biliyoruz” sözleriyle hedef aldı. Bahçeli, MHP’nin Öcalan ile görüşmek için “İmralı’ya gitmeye hazır” olduğunu belirtti.

‘DERTLER SAĞANAK OLSA DA BİZ VARIZ’

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Halkımızın nabzını uttuk kafalarda biriken soru işaretlerini gidermek için gayret bizden Tevfik Allahtan anlayışıyla hareket ettik. Müessir sonuçlar aldık çelişki içine sürüklenmiş vicdanları samimi temaslarla tatmin ettik. 24 Ekim’den itibaren tasanı dinlemeye kaygını anlamaya geliyoruz diyerek hayırlı günler komşum ziyaretlerini, dinlemedik dert kalmayana kadar derdin derdimizdir konulu sohbetler planladık. Ev ve iş yeri ziyaretlerimizi paylaştık. Ta köylerimize kadar her kapıyı çalacağız, her gönlü kazanacağız ya dertlere çare ya da ortak olacağız.

Cumhur İttifakı’nın hedeflerini açıklayacağız, sorunları dinleyecek çözüm yolu bulmanın arayışında olacağız. Dertleri dinlediğimiz gibi aynısıyla derman olmanın gayretinde olacağız. Biz her haneye huzur ve bereket penceresini açacağız. Dertler sağanak sağanak da olsa biz varız ve buradayız. Sorunlar yumak yumak olsa da gene biz varız ve her zaman milletimizin hizmetindeyiz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakıyız.

‘SİSTEMSEL ÇÖKÜŞ NEREDEYSE KAÇINILMAZ’

Çağımızın öne çıkan en büyük sorunu sürekli tırmanan çatışmaların hız kesmeyen ekonomik kapışmaların, devamlı genişleyen ticaret savaşlarının yol açtığı küresel huzursuzluk sarmalıdır. Coğrafyaların tansiyonu kaygı verici seviyededir. Maalesef sağduyunun saf ışığı kesilmiş haldedir. Dünya melez özellikli yeni bir orta çağ kapanına sıkışmış vaziyettedir. İlker dürtüler dipsiz ön yargılar hegomonik dayatmalar, derinleştikçe derinleşen haksızlık ve hukuksuzluklar giderek yaygınlaşmaktadır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tesis edilen uluslararası düzen ve denge mekaniği her tarafından ölümcül darbeler almaktadır. Bu darbelerin neden olduğu tahribatın tamir ihtimali de gün be gün zayıflamaktadır. Sistemsel çöküş neredeyse kaçınılmazdır.

‘SİVİLLERE UYGULANAN ZULÜM TEK KELİMEYLE DRAMDIR’

(Sudan mesajı) Sudan ordusu ile çatışan hangi çevrelere taşeronluk yaptığı az çok belli olan hızlı destek kuvvetler isimli paramiliter isimli oluşumun geçtiğimiz günlerde ele geçirdiği şehirde sivillere uyguladığı zulüm tek kelimeyle dramdır. Maruz kaldıkları vahşet neredeyse Gazze’yi aratmayacak düzeydedir. Sudan’da işlenen insanlık suçlarını kınıyor, bu ülkenin birliğe dirliğe ve iç barış huzuruna kavuşmasını diliyorum.

TOM BARRACK’A: BİR SEFİRİN İLERİ DÜZEYLİ AKIL TUTULMASI

Ateşkes kararının alınmasından bugüne kadar 254 savunmasız insan hayattan koparılmıştı. ABD Başkanı’nın Gazze’deki ateşkesle ilgili kırılgan değil çok sağlam sözleri de gerçeklerle bağını koparan hayal alemine dalan keyfi ve tarafgir konuşan bir siyasetçinin bitmek bilmeyen hezeyanıdır. Madem ateşkes kırılgan değildir o halde 20 günlük zaman diliminde 254 Filistinlinin kanını döken soykırıma devam eden deccal ülkenin hunhar saldırıları nasıl izah edilecektir? İsrail’in ateşkes kararını paravan gibi kullanarak saldırganlıkta ısrar etmesi iki yüzlülük, kalleşlik, fırsatçılık ve insanlık düşmanlığıdır. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a Bahreyn’in başkentinde Türkiye ile İsrail arasında Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar iş birliği göreceksiniz beyanatı görev yaptığı ülkeye politik rota çizme densizliğine heves eden bir sefirin ileri düzeyli akıl tutulmasıdır. Ülkemizde görev yapa dış misyon görevlilerinin yerini yurdunu bilmesi lazımdır. Hudut aşımına asla girmemeleri asıldır, kaçınılmazdır!

‘ÖNÜMÜZE ÇIKAN ENGELLERİ TEKER TEKER AŞACAĞIZ’

Kapalı devre siyaset içinde çırpınarak sonunda durgunluğa boyun eğenlerin temasları anlatımları sorun çözme iştahları münasebet ağları zayıftır bu nedenle peşin hükümlerin tutsağı olmaları bir hayat gerçeğidir. Biz doğru yerden doğru merciden bakarak ne gördüğümüzü ve nasıl gördüğümüzü peşin yargıların çekim alanına kapılmadan söylüyoruz. Baktığımız yer milletimizin engin bakış noktası, haysiyet ve hassasiyet çizgisidir. Bugünden gördüğümüz hakikat ise huzurlu umutlu güvenli gelişmiş barışçıl bir refah içinde serpilen büyük ve süper güç Türkiye’nin mimarisidir. Bu mimarinin inşası sadece siyasi sorumluluğumuz değil gelecek nesillere vefa borcudur. Türk yönetim tarihinin ve geleneğinin akşa dayandığı bilinmektedir. Biz aklımızı kullanarak inancımızı ve irademizin bayraktarlığa altında toplanarak doğruya bağlılığımızı uzlaşmanın bereketiyle temellendirip önümüze çıkan engelleri teker teker aşacağız. Aynı yerde bulunmak aynı nitelikte olmanın göstergesi değildir.

‘FESAT ZİHNİYETİ YENİDEN HORTLAK GİBİ DOLAŞMAYA BAŞLAMIŞTIR’

Bizim zehirle işimiz yok balın peşindeyiz. Biz milli birlikte ve beraberliğin kıyamete kadar sürdürmenin azim ve kararlılığındayız. Hayat ve siyaset adeta kafa karıştıran ters akıntılarla dolu bir denizdir. Yılan yorulan ürken sinen korkan kaçan saklanan değil sorunlara meydan okuyan cesaretle yalçın kaya gibi duracağız. Başka gemilerin dümen suyuna kapılmadan fırtınalı denizleri birer birer aşmanın kalıcı barış ve huzuru sağlamanın şaşmaz amacındayız. Maksadı bulanık iddiası güdük kimi çevrelerin terörsüz Türkiye hedefini sabote etme çabası duygusallıkları kaşıyarak provokasyonalar teşne olma gayreti nazarımızda yok hükmündedir. Terörle anılan bir ülke olmaktan hızla kurtuluşun adım adım ilerlediği şu günlerde terörsüz Türkiye seferini durduracağını zannedenlerin, buna dair siyasi planların yapanların üzerinde durdukları zemin kaydıkça daha da çirkefleşmeleri beklenen bir durumdur.

Fesat zihniyeti yeniden hortlak gibi dolaşmaya başlamıştır. Fitnenin fesadın borusunu çalanlar aynı zamanda terörün yanında hizalananlar ahlaksızlar korosudur. Ok yaydan çıkmış kutlu hedefe kilitlenmiştir. Terörsüz Türkiye ayağındaki paslı zincirleri kıran muktedir Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye kucaklaşma sahnesi olacak münevver Türkiye’nin nişanedir. TBMM’de kurulan komisyonu çalışmaların sonuna gelmiştir. Bu komisyon bugüne kadar gayet yapıcı verimli sorumlu ve iyi niyetle toplantılarını gerçekleştirmiştir. Ümit ediyorum ki yol haritası mucibince hukuki siyasi ve demokratik atılımlar geniş ve gerçekçi bir mutabakat düzleminde temin edilecektir. Elbette PKK’nın kurucu önderliğinin son düzlükteki görüş düşünce ve kanaatleri alınmalı konuyla ilgili günlerdir yapılan kısır tartışmalar sonlandırılmalıdır.

‘HEM ÖCALAN’IN HEM DE DEMİRTAŞ’ıN ARASINA MAYIN DÖŞEMEK…’

İmralı ile Edirne ihtilafı çıkarmanın terörsüz Türkiye hedefini baltalamanın arayış ve anlayışında olan bazı medya kuruluşlarının sipariş ve sivri görüşleri seslendiren sözde uzmanların nereye hizmet ettiklerini çok iyi biliyoruz. Hem Öcalan’ın hem de Demirtaş’ın arasına mayın döşemek suretiyle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini adımlarını kösteklemeye çalışanların potansiyel hazımsızlıklarını görüyor, kimsenin bu oyuna gelmeyeceğini değerlendiriyoruz.

‘MHP BÖYLE BİR HEYETE KATILMAYA HAZIR’

Meclis’te kurulan komisyondan seçilecek milletvekillerinin İmralı’ya giderek ilk ağızdan ihtiyaç duyulan mesajları alması süreci çok daha güçlendirecektir. MHP böyle bir heyete katılmaya hazırdır. Bugüne kadar İmralı sözünü tutmuş açıklamalarının arkasında durmuştur. Nitekim 27 şubat barış demokratik toplum çağrısından ithamındaki gelişmeler dikkatle bakılırsa ne demek istediğim berrak bir şekilde idrak edilecektir. 26 eylül itibariyle bir grup PKK’lının ülkemizden ayrılması terörsüz Türkiye hedefinde kayda değer gelişmelerin tezahür ettiğini gözler önüne sermiştir. Umutlu olmamız için pek çok sebebimiz vardır ve ortadadır.

‘CUMHUR İTTİFAKI ARASINDA TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ ETRAFINDA BİR GÖRÜŞ AYRILIĞI SÖZ KONUSU DEĞİL’

Şunu da herkesin bilmesinde yarar görüyorum; Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur ittifakı arasında Terörsüz Türkiye hedefi etrafında ne bir görüş ayrılığı ne de siyasi bir ihtilaf asla, kat’a söz konusu değildir. Ne tuhaf bir garabet haldir ki, Cumhur İttifakı’nda sürekli kriz izi sürüyorlar. Çatlak var demekten bıkmadılar, cam çerçeve kırıldı demekten usanmadılar, koptu kopacak, bitti bitiyor yalanlarından hiç dönüş yapmadılar. Biz çeliğe su verdikçe, biz vatan ve millet aşkında tek yürek oldukça, CHP’sinden diğer muhalefet partilerine, yarım porsiyon aydınlardan fikri saplantı içinde sarkaç gidip gelen fuzuli yorumculara, bir kısım köşe yazarıyla sosyal medya tetikçilerine kadar niyet okuyucuları papatya falı açıyorlar. Çünkü 15 Temmuz’un karanlık gecesinde kutup yıldızı misali parlayıp meydanlarda anıt gibi kurulan böylesi ahlaki ve fazıl bir siyasi ittifaka bünyeleri alışkın değil, akılları almıyor, seciyeleri bir türlü yetmiyor.

‘ANITKABİR’E GİTMEYİP KOŞA KOŞA RESEPSİYONA KATILANLARI GÖRMEMEK ÇİFTE STANDART DEĞİL Mİ?’

29 Ekim’de Anıtkabir’e gitmemizin nedeni insani bir halden kaynaklanmış olamaz mı? O gün için özel bir durumla muhatap kalmamız ihtimal dışı mı? Bundan dolayı belki de turnusol kağıdı gibi kimin kiminle iş çevireceğini, ne söyleyeceğini, kafasının içindeki spekülasyonların deşifresi için bir imtihan vesilesi, bir test vetiresi, bir öğrenme veçhesi olarak görmüş ve düşünmüş olamaz mıyız? Anıtkabir’e haydi gidemedik, peki resepsiyona katılınca bu defa da Anıtkabir’i protesto etmiş gibi takdim edilmeyecek miydik? Anıtkabir’deki törene gitmeyince resepsiyona katılmak ne kadar doğru, dengeli ve isabetli bir davranış olarak değerlendirilirdi?

Peki Anıtkabir’e gitmeyip de koşa koşa resepsiyona katılanları, boy boy fotoğraf karesi servis edenleri görmemek ayıplı ve alçalmış bir çifte standart değil midir? Ben az söyledim, tezvirata ve tefrikaya yatırım yapan güruh çok anlasın, eğer anlayabilirse, eğer takatleri yeterse. Tilkiye sormuşlar, seni tavuk çiftliğine müdür yapalım mı? “Güleceğimi tutamıyorum, maaş falan da istemem, gönüllü çalışırım” diye cevap vermiş.

Dedikodunun gönüllü havarilerine FETÖ hainlerin yalan ve iftira dolu sözlerine eyvallah edersek Türk ve Türkiye yüzyılından dönersek şimdi birileri kulağını açıp dinlesin gök girsin kızıl çıksın! Cumhur ittifakı yoluna devam edecek. Tarihi mücadelesini sürdürecek.”

Grup toplantısı çıkışında Bahçeli’ye Aysel Sadak İltaş’ın “İnsan Yüreği İle Haydar Baba” kitabı hediye edildi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. Yazıklar olsun
    Bölücü katil terörist aponun ayağına gidip teslim olacaklar vatan HAİNİDİR

  2. Mankurtçu hareket partisinin İmralıya gitmesinde bir çelişki görmüyoruz. Gidebilirler. Bir zamanlar şov için attıkları urganı da yanlarına alsınlar. Yere serip üzerinden atlarlar.

  3. 4 Kasım 2025, 12:59

    Fetöcülere ve onların değirmenine su taşıyanlara güzel bir cevap olmuş.Fetö bir bekaa sorunudur.Türkiye Cumhıriyetinin en büyük düşmanıdır.Minyatür bir siyonist örgüttür.Sahipleri Siyonizmin dünyadaki temsilcisi Abd ve İsraildir.Herkesi kullanabilirler.Yalan ve iftira en etkili silahlarıdır.Şu anda sosyal medya onlar için büyük bir nimettir.Yalan ve iftiralarını rahatlıkla anında topluma sunabiliyorlar.Uyanık olmak lazım.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!