DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bölücü açılım sürecine yönelik mesajlar veren Hatimoğulları, PKK’nın 8 Ekim’de Türkiye içindeki ve yakın bölgelerde çekildiğini açıkladığını söyleyerek “Bu tarihi bir adımdır ve yepyeni bir sayfadır. Barış, tarafların üzerine düşen sorumlulukları karşılıklı yerine getirmesiyle gerçekleşir. İktidarın ve devletin sorumlulukları tarihsiz vadilere bırakılamaz. Dün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz çeşitli açıklamalarda bulunarak ‘Çerçeve yasanın uygulanması için olağan MGK toplantısını beklemeye gerek yok’ dedi. Bizce de yaşanan bu gelişmeler karşılıklı adımların olağan MGK toplantı tarihini beklemeden alt zemininin hazırlanması gerekiyor” dedi.
‘ACELE ETMEK GEREK’
Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:
Biz biliriz ki hayırlı işlerde acele etmek gerek. Takip, ‘Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’na bağlı dört alt komisyon kurulacaktı. Bunların bir an önce oluşması, sadece oluşması değil, fiilen çalışmalara başlaması son derece önemli. Sayın Öcalan’ın koordinatörü olacağı ‘Barış ve Siyasallaşma Kurulu’ acilen çalışmalarına başlamalı. Sayın Bahçeli’nin ‘Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır’ ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri barış ve siyasallaşma kurulunun çalışacağı siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşması. Bu nedenle Sayın Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır. Buradan sizlerin huzurunda bir kez daha İmralı’ya selam ve sevgilerimi iletiyorum” diye konuştu.
Tülay Hatimoğulları:
“Sayın Bahçeli’nin ‘siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır’ ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri ‘barış ve siyasallaşma kurulu’nun çalışacağı siyasi hukuki ve teknik koşulların oluşması” https://t.co/SHXOvVlbSR
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 13, 2026
‘MERKEZ İZLEME KURULU NEDEN KURULMADI’
Meclis İzleme Kurulu da henüz kurulmadı. Ne bekliyoruz peki biz? Neden kurulmadı şu ana kadar? Bu kurula ilişkin de önerilerimizi burada açık ve net bir biçimde paylaşmak istiyorum. Bakın, Sayın Numan Kurtulmuş’un Meclis’te temsili bulunan bütün siyasi partilerle acilen görüşmesi lazım. Zaten kendisinin de yaptığı açıklamalara göre böylesi görüşmelerin gerçekleşeceğini ifade etti. Bu görüşmelerde özellikle kurulun kurulma biçimi, görevi ve sorumlulukları hakkında görüş alışverişinde bulunulmalı. Kurulun kapsayıcılığı, çoğulculuğu sağlanmalı ki sürecin geniş kesimlerce daha güçlü sahiplenilmesine katkı sunsun. Bu kurulun sembolik olmaması, işlevli olması, siyasetin sorumluluğu ve süreçte oynaması gereken rol açısından hayati öneme sahiptir.
Kurulun sahada gözlem yapan, süreçteki tanıklıkları ve süreçteki tıkanıklıkları ve gecikmeleri tespit eden, rapor hazırlayan, gerektiğinde raflarda bekletilmiş olan birçok görüşü artık ortaya çıkaran, taraflarla görüşen, yol aldıran bir pozisyonda olması son derece bu kurulu işlevli kılacaktır. Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında kurulan ‘Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’yla birlikte bu kurulun bilgilendirme ve etkin istişare içinde olması son derece önemlidir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunun 6. ve 7. maddeleri demokratikleşme açısından son derece önemli maddelerdi. Bu kurul sürecin ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek demokratikleşme yasaları için çerçeve oluşturmak üzere çalışmalar yürütmeli.
Kurul herhangi bir siyasi partinin ya da yürütmenin yönlendirmesiyle değil, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde çalışmalı. Kurul, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütlerini sürece katabilecek mekanizmaları oluşturmalı. Bakın bu konuda Türkiye’de talep çok. Mutlaka bu mekanizmalar oluşturulmalı. Özellikle kadın örgütleri ve Alevi kurumlarının bu sürecin izleyeni, dinleyeni değil, masanın bir tarafı olmak gibi bir talepleri var ve bu talep dikkate alınmalı.”
