Bakan Pakdemirli 'çiftçinin zarar ettiği ürün yok' demişti... Peki gerçek öyle mi?

Bakan Bekir Pakdemirli'nin tarım sektörü için söylediği sözlere tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım yanuıt verdi. 'Salondan bakınca öyle görünüyor olabilir' diyen Yıldırım, 'Hasat devam ederken gümrük vergileri sıfırlandı, Toprak Mahsulleri Ofisi buğday ve arpa ithalatına başladı. Eskiden ofis hasat başladığında ürün satmazdı. Şimdi Toprak Mahsulleri Ofisi ithalat ofisi gibi. Üretimimiz artıyorsa ithalatlar niye yapılıyor?' dedi.

Bakan Pakdemirli 'çiftçinin zarar ettiği ürün yok' demişti... Peki gerçek öyle mi?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir'de "Tarımsal üretim büyüyor, çiftçinin zarar ettiği ürün yok" demişti. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, "Madem bu kadar çok üretiyoruz, rekor kırıyoruz. O zaman niye ithalat yapıyoruz. Eskiden Toprak Mahsulleri Ofisi hasat başladığında ürün satmazdı. Şimdi ithalat ofisi gibiler. Çiftçi de birçok üründen zarar ediyor" dedi. Pakdemirli'nin, "Sözleşmeli üretimi artırmamız lazım" sözlerini de anımsatan Yıldırım, "Hükümetten hal sisteminin etkin kullanılacağı bilgisi geliyor. Bir çelişki var, fikir birliği yok" diye konuştu.

'YÜKSEK GIDA ENFLASYONU VAR'

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Yıldırım, tarımsal üretimdeki artışı büyüme olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Geçen sene Türkiye'nin toplam tarımsal üretimi 114 milyon tondu. Bunun üzerine bir ton gelince tekrar artmış oluyor. Ancak artan nüfus ve diğer faktörlere baktığımızda birçok sıkıntı var. Tarımı sadece büyüme rakamlarıyla rekor kırdık diye anlatmak doğru değil. Nüfus ve ithalat da artıyor. Madem bu kadar çok üretiyoruz, rekor kırıyoruz. O zaman niye ithalat yapıyoruz? Bakan beyin sadece kendi dönemini baz alması da ilginç. ‘Son üç yılda üretici memnun, şikâyet eden yok’ diyor. Peki öncesindeki 17 yıl ne olacak? Onun sorumluluğu bu hükümete ait değil mi? Tarım Bakanı, ‘Dünyada gıda fiyatları artıyor, bu dünyanın sorunu’ diyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye kadar yüksek gıda enflasyonu yok. Türkiye gibi bir tarım ülkesinin bu kadar yüksek oranda gıda enflasyonu yaşaması anlaşılır gibi değil. Bu tarım politikalarının başarısızlığını gösteriyor. Türkiye'nin buğday üretimi son 30-40 yıldır 20 milyon ton civarında. Son üç yıla baktığımızda ortalama 10 milyon ton civarında buğday ithal ediliyor. Bunun bir bölümü makarna un olarak ihraç ediliyor doğru ama Türkiye kendi ihtiyacını karşılayamaz hale geldi. 10 milyon ton buğday ithal ediliyorsa bunun en az 2-3 milyon tonu içeride kullanılıyor. Dolayısıyla üretimimiz yetmediği için buğdayı dışarıdan ithal etmek zorundayız. Tarım matematik işi değil. Sadece rakamları üst üste koyup, geçen sene 10 milyon ton ürettik bu sene 12 milyon ton oldu rekor kırdık demek doğru değil."

'ÇİFTÇİ ZARAR EDİYOR, ÜRETİM AZALIYOR'

Türkiye'nin en önemli ürünlerinden buğday, arpa, nohut, mercimek gibi ürünlerle ilgili gümrük vergilerinin sıfırlandığını anımsatan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hasat devam ederken gümrük vergileri sıfırlandı. Hasat devam ederken Toprak Mahsulleri Ofisi buğday ve arpa ithalatına başladı. Eskiden Toprak Mahsulleri Ofisi hasat başladığında ürün satmazdı. Şimdi Toprak Mahsulleri Ofisi ithalat ofisi gibi. 24 Haziran'dan bu yana şu ana kadar 6 tane arpa, 4 tane de buğday ithalat ihalesi yapıldı. Üretimimiz artıyorsa ithalatlar niye yapılıyor? Çiftçi gerçekten birçok üründen zarar ediyor. Zaten zarar ettiği için üretim azalıyor. Çiftçi para kazansa niye üretimi bıraksın? Bütün zorluklara rağmen üretime devam etmek istiyorlar. Gübre fiyatları Tarım Bakanlığı'nın kendi verileriyle yüzde 148-185 artarken, ürün fiyatları yüzde 30-40 arasında arttı. Temmuz 2020'den Temmuz 2021'e kadar Tarım Bakanlığı'nın TÜİK ile birlikte açıkladığı rakamlar bunlar. Sayın Bakan Manisa'ya gidip üzüm üreticileriyle görüşsün. Zarar ediyorlar mı etmiyorlar mı görür."

'ÜRÜN UCUZ, VERGİLER YÜKSEK, DESTEKLER DÜŞÜK'

Bakan Pakdemirli'nin "Sözleşmeli üretimi artırmamız lazım" sözlerine de dikkat çeken Ali Ekber Yıldırım şöyle konuştu:

"Bazı hükümete yakın gazetelerde gıda fiyatlarıyla ilgili marketler suçlandı. Marketler sözleşmeli olarak üretim yaptırıyor ve doğrudan üreticiden ürün alıyor. Hükümetten sözleşmeli üretimden vazgeçilip tekrar marketlerin halden ürün alacağına yönelik açıklamalar geliyor. Bakan beyin o zaman bu çalışmalardan haberi yok. Hükümetten gelen bilgiler sözleşmeli üretim yerine hal sisteminin daha etkin kullanılacağı. Bakan bey de diyor ki sözleşmeli üretimi artırmamız lazım. Bir çelişki var. Bir fikir birliği yok, burada ciddi sıkıntı var. Bakan ne kadar desteklersek üretim o kadar artar diyor. E artırın o zaman. 'Benim gönlümden yüzde yüz artırmak geçiyor' diyor. Elinizden tutan mı var? Hani çiftçiye destek veriyordunuz. Gübre, tohum, enerji pahalı. Ancak ürün ucuz, vergiler yüksek, destekler düşük. Suçlu arayacaksak bu uygulanan yanlış tarım politikası."