Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesi kapsamında imam, vaiz ve din hizmetleri uzmanı ile Kur’an kursu hocalarının, MEB okullarında ‘manevi danışman’ olarak görevlendirilmesine yönelik tepkiler sürerken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den dikkat çeken bir çıkış gelmişti. Daha önce yaptığı açıklamada “Kız okulları da açabilmeliyiz” diyen Tekin, geçen günlerde tarikatlarla yapılan protokolleri savunmuştu.
Tekin’in sözlerinin yankıları sürerken Türk Kadın Hareketi Platformu “Niyet Belli de Biz Uyanık mıyız?” başlıklı bir açıklama yaparak Bakan Tekin’in kız okulları ve tarikat çıkışlarına tepki gösterdi.
‘LAİKLİK KARŞITI BİR GÜRUH İŞLERİNİ İLERLETME YOLUNDA HIZLA İLERLİYOR’
Türk Kadın Hareketi’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Sayın Milli Eğitim Bakanından önce okullaşma oranını artırmak adına: ‘Kızlarımızın okula gönderilebilmesi için kız-erkek ayrı okul açılabilir.’ söylemi, ardından: “Sizin tarikat-cemaat dediğiniz,
bizim STK dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Onlarla da protokol yapmaya devam edeceğiz’ açıklamaları…
Ülke sorunlarla boğuşuyor. Ekonomi aklımızı başımızdan almış. Halkımız ‘Ne yer, ne içerim?’ ‘Kiralık ev bulabilir miyim?’ ‘Bulursam nasıl baş ederim?’ ‘Nasıl iş bulurum?’ derken; niyeti bozmuş, Cumhuriyet ve Atatürk’e takılmış, hukuksuz, laiklik karşıtı, ‘din adına’ diyerek dinden, imandan çıkmış bir güruh da işlerini yürütme yolunda hızla ilerliyor.
‘MİNAREYİ ÇALAN KILIFINI HAZIRLIYOR, YA BİZ?’
Peki, ‘Cumhuriyet, laiklik, Atatürk ilke ve devrimleri vazgeçilmezim’ diyenler nerede? Hedefi dinci, laik ve bilimsellikten sapmış, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmeye odaklanmış bir eğitim sistemini yerleştirmeye çalışanlara; özellikle de adı Milli Eğitim olan Bakanlığın hazırlattığı, yazım yanlışları ve anlam bozukluklarıyla çocuklarımızı psikolojik çöküntüye uğratacak görsellerin yer aldığı kitaplarla; ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)’ Projesi kapsaminda imam, vaiz gibi din görevlilerini okullara manevi danışman olarak görevlendirip sözde değerler eğitimi gerçekte ise ‘Atatürk’ün bir put olduğunu, Çanakkale Zaferi’nde katkısı olmadığını’ söyletenlere diyecek sözümüz yok mu? Minareyi çalan kılıfını hazırlıyor, ya bizler?
Tüm bunları müptelası olunan pembe diziler gibi izlemeye devam mı edeceğiz? ÇEDES’in gerçek yüzünü gördük… Sayın Bakan’ın da …Yapılmak istenenler apaçık ortada. Ve biz kadınlar, kadın kuruluşları… Hani ‘Türkiye’mizi biz değiştireceğiz’, ‘Beşiği sallayan eller, dünyayı da sallar’ diyen bizler burada mıyız?
‘UYANIK OLMA ZAMANI GELDİ DE GEÇİYOR’
Haydi kadınlar, kzılar ve de erkekler ses verin artık! Eğitimi gericileştirmek isteyenler yüzlerini gösteriyor, biz neden görmekte zorlanıyoruz? Sayın Bakan, bir tarafta ‘ÇEDES’te din görevlileri derse girmeyecek.’ derken diğer yanda edebiyat dersine giren din görevlisinin Atatürk ve Cumhuriyet’e hakaretlerine sessiz kalmakla yetinmeyip bir de şu açıklamayı yapıyor: ‘Tarikat dediğiniz yapılarla protokol yaptık, yapacağız.’, ‘Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor.’ Buyrun! Sinyallerin ötesindeyiz. Sesler giderek yükseliyor. Uyanık olma zamanı geldi de geçiyor. Yurttaş olarak da, kadın olarak da biz ‘Yeter!’ diyoruz. Türk Kadın Hareketi’nin kadınlarının sesini kimse kulak ardı etmesin.
Tüm kadınlarımıza, erkeklerimize, kızlarımıza sesleniyoruz! Bu akşam yastığınıza başınızı koymadan önce şöyle derin bir nefes alın…Elinizi şakağınıza yaslayın, düşünün hatta kendinizi sorgulayın… ‘Ben Laik Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak; Atatürk ilke ve devrimlerini sonsuza dek yaşatmak için mücadelemi sürdüreceğim. Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz!’ diyebiliyorsanız, ‘umudumuz var’ demektir.”
OKULLARA İMAM ATANDI
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesi kapsamında imam, vaiz ve din hizmetleri uzmanı ile Kur’an kursu hocaları, MEB okullarında ‘manevi danışman’ olarak görevlendirilmişti. Protokolün ilk uygulamaları İzmir ve Eskişehir’de hayata geçirilmişti.
MEB ile Diyanet arasında imzalanan ve tepki çeken ‘ÇEDES’ protokolü yargıya taşınmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; il valileri, il milli eğitim müdürleri ve il müftüleri hakkında yapılan suç duyurusu dilekçesinin ‘işleme konulmamasına’ karar vermişti. Kararda, okullarda imam görevlendirilmesinin “Atatürk ilke ve inkılaplarına, laiklik ilkesine ve çağdaş bilim ve eğitim esaslarına aykırılık teşkil etmeyeceği” iddia edilmişti.
BAKAN TEKİN’DEN ‘TARİKATLAR’ VE ‘KIZ OKULLARI’ ÇIKIŞI
Tarikatların okula girmesini sağlayan protokoller tepki çekerken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarikatlarla yapılan protokolleri savunmuştu. “Sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır” diyen Tekin, “Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.
Tekin’in, geçen aylarda katıldığı bir televizyon programındaki laikliği ve karma eğitimi hedef alan “kız okulları” çıkışı tartışma konusu olmuştu. Tekin, “Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin en baştaki argümanı, ‘Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum’ oluyor. Veliyi ikna etmek için gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz. Veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeli” diye konuşmuştu.