Bakanlık Marmara Denizi için harekete geçti

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum "6 Haziran'da 'Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı'nı kamuoyuyla paylaşacağız” dedi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı "Hazırlanacak eylem planının mutlaka iklim değişikliğini ve Marmara Denizi'nin orijinal yapısını dikkate alacağını umut ediyorum” diye konuştu.

Bakanlık Marmara Denizi için harekete geçti

Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, deniz salyasının (müsilaj) Türkiye'nin denizlerini tehdit eden önemli sorunlardan birisi olduğunu belirterek, Marmara Denizi'nde görülen çevresel soruna "ortak akılla" çözüm üreteceklerini ifade etti.

Küresel ısınma sonucu deniz suyu sıcaklığındaki yükselme, denizdeki durağanlık ve kirliliğin müsilaja yol açan nedenler olarak öne çıktığını kaydeden Kurum, 300 kişilik ekiple Marmara Denizi'nde 91 noktayı, karada da tüm arıtma tesislerini ve kirlilik kaynaklarını denetlediklerini bildirdi.

4 HAZİRAN’DA ÇALIŞTAY YAPILACAK

Çalışmaları yerel yönetimlerle ve üniversitelerle birlikte yürüttüklerini belirten Kurum, bu konuda belediyelere büyük işler düştüğünü vurguladı.

Bakan Kurum, "Çözüme herkesi dahil ederek tüm tarafların katılımıyla 4 Haziran'da 'Marmara Denizi'nde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Önerileri' çalıştayımızı yapacağız. 6 Haziran'da da 'Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı'nı kamuoyuyla paylaşacağız." ifadelerini kullandı.

'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ' DEDİ

Bakan Kurum katıldığı Van Gölü Sempozyumu'nda yaptığı açıklamada ise Marmara Denizi’ni kaplayan müsilajın iklim değişikliğinden kaynaklandığını öne sürdü. Kurum, şunları söyledi:

"Beyşehir, Meke, Mogan ve Salda gibi yüzlerce gölümüzde doğa koruma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ülkemizin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar az olmasına rağmen iklim krizi ile mücadele yolunda başarılı adımlar atıyoruz. Olumsuz etkilerini yoğun bir şekilde yaşadığımız iklim değişikliğinin su kaynaklarımızı da ciddi şekilde etkilediğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bunun, en son en üzücü örneğini, Marmara Denizimizde görüyoruz. İklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklığındaki artış, denizdeki durağanlık ve kirlilik, müsilajın, yani deniz salyasının artmasına temel neden olmuştur. Ekiplerimizle kirliliğe ve müsilaja neden olabilecek tüm arıtma tesislerinde denetimlerimizi başlattık. Denizin farklı noktalarından numuneler alıyoruz. Denetimlerimizi en kısa sürede neticelendireceğiz. İklim değişikliğinin etkilerini ortadan kaldırmalıyız, fakat kirlilikle hep birlikte mücadele ederek ancak başaçıkabiliriz. Bu mücadelenin yolu da atık sularımızı arıtmaktan geçiyor. Her zaman söylüyoruz, çevre yatırımları süreklilik arz eder. Yerel yönetimlerimizin vazifesi başlamış bir çevre yatırımını durdurmak değildir. Kritik önemi haiz arıtma tesisi projelerini engellemek hiç değildir. Tam aksine yerel yönetimlerimizin görevi şehrini, kıyılarını, daha temiz, daha yaşanabilir kılmak için bu çevre yatırımlarına öncelik vermektir."

'EYLEMLERİ YEREL YÖNETİMLERLE BİRLİKTE HAYATA GEÇİRECEĞİZ'

Bakanlık olarak koordinasyon, denetleme, yönlendirme vazifelerinin olduğunu vurgulayan Kurum, "Bu nedenle, 4 Haziran'da bakanlıklarımız, belediyelerimiz, akademisyenlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla deniz kirliliği ve müsilaj problemine yönelik, sadece bugünümüzü değil, Marmara Denizi'nin yarınlarını kurtaracak bir çalıştay yapacağız. Marmara Belediyeler Birliğimiz ve belediye başkanlarımızla 6 Haziran'da gerçekleştireceğimiz toplantıda, çalıştay sonuçlarını milletimizle paylaşıyor olacağız. Bu eylemleri de hızlıca yerel yönetimlerimizle birlikte hayata geçireceğiz. İnşallah yürüttüğümüz tüm bu projelerle, yapacağımız çalışmalarla, güzel evlatlarımız için daha yaşanabilir bir dünya, daha temiz bir ülke bırakmak hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğimizi ifade ediyorum." diye konuştu.

‘YETKİLİLER HAREKETE GEÇMEDİĞİ SÜRECE MARMARA’YI KURTARMA ŞANSIMIZ YOK’

Bakan Kurum'un sosyal medya hesabından Marmara Denizi'nde görülen müsilajla mücadeleyle ilgili atılacak adımları AA muhabirine değerlendiren Sarı, herkesin beklediği açıklamanın Bakan Kurum'dan gelmesine çok sevindiğini vurguladı.

Sarı, kendisinin aylardır bir acil eylem planının hazırlanması gerektiğini hatırlatarak, "Zira biz sonsuza kadar konuşsak, sorumlu ve yetkililer harekete geçmediği sürece Marmara Denizi'ni kurtarma şansımız yok." diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un açıkladığı "Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı"na gereken katkıyı vereceklerini dile getiren Sarı, Adriyatik Denizi'nin de 2007-2008 yıllarında şu anki Marmara Denizi gibi olduğunu ve alınan önlemlerle iyi bir duruma geldiğini hatırlattı.

Sarı, müsilajla mücadelede çözüm temelli yaklaşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz'a da teşekkür ederek, şöyle konuştu:

"Hazırlanacak eylem planının mutlaka iklim değişikliğini ve Marmara Denizi'nin orijinal yapısını dikkate alacağını umut ediyorum. Adriyatik Denizi 2007-2008 yıllarından bizim gibiydi. Önlem alındı ve bugün bizden iyi durumda. Eğer hızlı davranır, gerekli önlemleri alırsak umut ediyorum ki yakın gelecekte bizim denizimiz de sadece güzellikleriyle gündem olacak. Sayın Bakanın açıklamasından sanayi atıklarının azaltılması yönünde de bir irade beyanı görüyoruz. Umarım en üst seviyede ortaya çıkan bu kararlı tutum, denetimi yapacak alt birimlere kadar aynı hassasiyetle yayılır ve zehir yatağına dönen akarsularımız Marmara Denizi'ne zehir yerine bundan sonra hayat taşır."

Sarı, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nde yaptığı konuşmada siyasi partilere müsilajla mücadele konusuna verdikleri destek için de teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.

'BUNLAR KAÇAMAK SÖZLER'

Öte yandan, eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Deniz Bilimci Prof. Dr. Cemal Saydam, Veryansın Tv'ye yaptığı açıklamada, “Deniz salyalarının nedeni iklim değişikliği” gibi görüşleri “palavra” olarak nitelemiş, bunların kaçamak sözler olduğunu ifade etmişti. Saydam, “Doğa kendi cezasını kendisi üretiyor” demişti.