ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD merkezli X sosyal medya platformunda Suriye’deki gelişmelere ilişkin paylaşımda bulundu.
Tom Barrack paylaşımında, “Şu anda Suriye’deki Kürtler için en büyük fırsat, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetimindeki Esed sonrası geçiş sürecinde yatmaktadır. Bu an, Kürtlerin devletsizlikle, dil kısıtlamalarıyla ve sistematik ayrımcılıkla yüz yüze olduğu Beşar Esad rejimi sırasında uzunca süre reddedilen vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon için bir yol sunuyor.” ifadesini kullandı.
Barrack, terör örgütü YPG/SDG ile IŞİD’e karşı Suriye’de bir ortaklık kurduklarını ve bu ortaklığın kurulduğu dönemde “Suriye’de ortaklık kurulacak işleyen bir merkezi devletin bulunmadığını” belirterek, “Bugün bu durum kökten değişti. Suriye artık, batıya dönük olduğunun ve ABD ile terörle mücadelede işbirliğinin sinyalini veren, IŞİD karşıtı Koalisyon’a katılmış, tanınan bir merkezi hükümete sahip.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu durumun, ABD ile terör örgütü PKK/YPG arasındaki ortaklığın gerekçesini değiştirdiğini dile getiren Barrack şunları kaydetti:
“Şam, IŞİD kampları ve gözaltı tesislerinin kontrolü dahil güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır ve gönüllü olduğundan SDG’nin sahadaki başlıca IŞİD karşıtı güç olan asıl amacının süresi büyük ölçüde dolmuştur. Son gelişmeler, ABD’nin SDG’nin ayrı rolünü uzatmaktan ziyade bu geçişi aktif biçimde kolaylaştırdığını göstermektedir.”
Barrack, paylaşımında ABD’nin uzun vadeli bir askeri varlık sürdürme gibi bir çıkarı olmadığını belirterek, önceliklerinin terör örgütü IŞİD kalıntılarının yenilgiye uğratılması, uzlaşmanın desteklenmesi, ayrılıkçılık ya da federalizm olmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi olduğunu aktardı.
PKK/YPG’YE ANAYASAL GÜVENCE
Tom Barrack, 18 Ocak Mutabakatı’na da atıfta bulunduğu paylaşımında şu sözleri kullandı:
“Bu durum Kürtler için eşsiz bir fırsat yaratıyor, yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları (daha önce vatansız olanlar da dahil), Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması (örneğin Kürtçe eğitim, Nevruz’un ulusal bayram olarak kutlanması) ve iç savaş kaosunda SDG’nin sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde yönetimde yer alma imkanı sunuyor.
Riskler devam etse de (örneğin, kırılgan ateşkesler, ara sıra yaşanan çatışmalar, radikallerle ilgili endişeler veya bazı aktörlerin geçmişteki şikayetleri yeniden gündeme getirme isteği), Amerika Birleşik Devletleri, Kürt hakları ve IŞİD karşıtı işbirliği konusunda güvenceler için baskı yapıyor. Alternatifi, uzamış ayrılık, istikrarsızlığa veya IŞİD’in yeniden canlanmasına davetiye çıkarabilir. ABD diplomasisiyle desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için bugüne kadarki en güçlü şansı temsil ediyor.”
Barrack, “ABD’nin Suriye’de odaklandığı başlıca iki konuya da işaret ederek, bunların hali hazırda PKK/YPG kontrolünde olan IŞİD tutuklularını barındıran cezaevlerinin güvenliğinin sağlaması ile PKK/YPG ile Suriye hükümeti arasında PKK/YPG’nin barışçıl entegrasyonuna ve Suriye’deki Kürt nüfusunun tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesi yolundaki görüşmelerin kolaylaştırılması” olduğunu kaydetti.

Çok güzel!Başımıza devamlı ağrı yaratacak rezil bir problem yarattık orta yere koyduk.Suriye görüntüde var ama aslen yok ülkesi.İsrail katili ve amerikan canisi çaldı götürdü bitti gitti.