Baskı ve tehditler pes dedirtti…İşçi değil sanki köleler!

"Fabrikayı kapatma tehdidinde bulundu, pandemi koşullarını fırsat bilerek sendika üyelerine psikolojik baskı yaptı. İş güvenliğini hiçe saydı, çalışma koşullarını ağırlaştırdı." 400 emekçinin çalıştığı Bursa İnegöl'de faaliyet gösteren Tekmis Tekstil’in işvereni ile ilgili bu çarpıcı iddialar adeta pes dedirtiyor. İşte yargıya taşınan o yasa dışı uygulamalar…

Baskı ve tehditler pes dedirtti…İşçi değil sanki köleler!
Baskı ve tehditler pes dedirtti…İşçi değil sanki köleler!

BUSE ERDEM/ VERYANSIN TV

400 kişinin çalıştığı Bursa İnegöl'de faaliyet gösteren Tekmis Tekstil'de işçilerin 1,5 yıldan bu yana baskı ve tehditle karşı karşıya olduğu öne sürüldü.

BASKILARIN ARDINDAN İŞÇİLER SENDİKALI OLDU

İddialara göre yaklaşık 1.5 yıl önce ayda 15-20 gün çalıştırılan, eksik maaş alan ve sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılan işçiler çareyi sendikalı olmakta buldu. İşçilerin üye olduğu Türk-İş'e bağlı Teksif Sendikası, kısa sürede toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli olan çoğunluğu sağlayarak işyerinde yetkiyi aldı. Ancak işverenin toplu iş sözleşmesi sürecinde sendikanın teklif ettiği hiçbir maddeyi kabul etmediği öne sürüldü. Süreç sonunda toplu sözleşme Yüksek Hakem Kurulu’nca bağıtlandı.

‘İŞÇİYİ FABRİKA İLE TEHDİT ETTİ’

İşveren, sözleşmenin ardından fabrikayı kapatacağına dair işyerine bir yazı astı. İddialara göre sendikanın konuyla ilgili sorusuna da “Bu işi yapmayacağım” yanıtı verildi. Ancak işveren daha sonra sadece sendikalı işçilerin yoğun olduğu boyahane bölümünü kapatacağını duyurdu. İşverenin bu girişimle işçilerin sendikadan istifa edeceğini arzuladığı iddia edildi. İşçilerin geri adım atmaması üzerine kararını değiştirdiği öne sürülen işveren, sendika ile uzlaşma yolunu seçti.

‘EŞİT DAVRANMA İLKESİ İHLAL EDİLDİ’

Ancak işverenin işyerinde sendika üyesi olmayan yaklaşık 100 işçiyi elinde tutmak için o işçilere de çeşitli ayrıcalıklar tanıdığı öne sürüldü. Böylece işverenin eşit davranma ilkesini ihlal ettiği, sendika üyesi işçilerin toplu sözleşmeden doğan geriye dönük alacaklarına karşılık sendika üyesi olmayan işçilere zekat adı altında 2 bin TL dağıttığı belirtildi.

SENDİKA TEPKİ GÖSTERDİ

Sendika ise geriye dönük alacakların toplu iş sözleşmesinden doğan bir hak olduğunu, işverenin sadece sendika üyesi olmayan işçilere zekat vermesinin ayrımcılık olduğunu, bunun ahlaken ve dinen de uygun olmadığını belirtti.

İŞVEREN PANDEMİYİ FIRSAT BİLDİ

Ancak işverenin pandemi ile birlikte sendika üyesi olanları kısa çalışmaya ve ücretsiz izne göndererek baskı altına almaya çalıştığı öne sürüldü. Bazı işçilere telefon edilerek, bazıları da fabrikaya çağrılarak sendikadan istifa etmeleri halinde işbaşı yaptırılacağı söylendi.

İşverenin yetkili sendika Teksif'in de işyerine girmesine engel olduğu öne sürülüyor.

YASADIŞI UYGULAMALAR YARGIDA

Tüm bu baskılara ve mobinglere rağmen işçilerden sadece 20 kişi sendikadan istifa ederek işbaşı yaptı. Geriye kalan yaklaşık 300 işçi ise direniyor. Ancak emekçiler mağdur. Aralarında kısa çalışma ödeneği alamayan ücretsiz izne çıkarılan işçiler de var.

Halihazırda fabrikada çalışan sendikasız işçilerin çalışma koşullarının ağırlaştırıldığı belirtiliyor. Her bir kişiye beş makine baktırıldığı dile getiriliyor. Zorunlu mesailerle işçilerin sabahtan akşam 12'ye kadar çalıştırıldığı ifade ediliyor.  

Teksif Sendikası, yasadışı uygulamalara karşı suç duyurusunda bulundu.