Başsavcılık: Murat Ağırel tutanağı sahte

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dün tutuklanan Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel hakkında 'iki farklı karar' başlığı altında paylaşılan ve 'hem serbest bırakılmasına, hem de tutuklanmasına' ibarelerinin bulunduğu iddia edilen tutanağın sahte olduğunu duyurdu.

Başsavcılık: Murat Ağırel tutanağı sahte

Savcılıkça yapılan açıklamada, paylaşılan sorgu tutanağının, sahte olarak düzenlendiği belirtilerek bu “belgeyi düzenleyenler, kullananlar ve yayanlar hakkında resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı açıklama yaparak, “kamuoyunda da takip edilen bir soruşturma ile ilgili yazılı, görsel basın ve sosyal medya platformlarında yapılan yayınlar sebebiyle kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılmasına zorunluluk duyulmuştur” denildi. Açıklamada, MİT Kanunu’nun 27/3-1.cümlesi uyarınca

ODA TV çalışanları Barış Terkoğlu, Hülya Kılınç, Barış Pehlivan ile Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel ile Yeni Yaşam Gazetesi çalışanları Aydın Keser ve Mehmet Ferhat Çelik’in tutuklanmalarına karar verildiği belirtilerek 2014 yılındaki “MİT TIR’larının durdurulması örneğindeki gibi bir plan dahilinde suç olduğunu bilerek kasten MİT Kanunu’nun 27. maddesinin ihlal edilmesi” olduğu ve soruşturmanın çok yönlü devam ettiği kaydedildi.

‘RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SORUŞTURMASI’

Ayrıca Barış Pehlivan’ın Silivri Cezaevi’nde darp edildiğine yönelik haberlerin de gerçek dışı olduğu, Pehlivan’ın kendisi ya da avukatları tarafından bu konuda herhangi bir müracaat yapılmadığı da kaydedildi. 8 Mart’ta tutuklanan Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel hakkında ise sosyal medyada “Birbirinden iki farklı karar” başlığı altında paylaşılan sorgu tutanağının sahte düzenlendiği, bu belgeyi düzenleyenler, kullananlar ve yayanlar hakkında “Resmi belgede sahtecilik” soruşturması başlatıldığı da açıklandı.

Yeniçağ gazetesinin paylaştığı söz konusu belgeler…

BAŞSAVCILIĞIN YAZILI AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazılı açıklaması şöyle:

“Savcılığımızın 2020/43545 – 44083 sayılı ‘Milli İstihbarat Teşkilatı personelinin ifşa edilerek ailesinin ve yakınlarının can güvenliğinin tehlikeye sokulması, devlet kurumlarının istihbarat faaliyetlerinin zafiyete uğratılmaya çalşılması’ konulu soruşturma kapsamında şüpheliler B.T., B.P. , H.K., A.K., M.F.Ç. ve M.A’nın İstanbul 8, 4 ve 5’inci sulh ceza mahkemelerince sorgularını müteakip CMK’nin 100 ve devamı maddelerinde MİT Kanunu’nun 27/3-1.cümlesi uyarınca tutuklanmalarına karar verilmiştir.

Soruşturmanın konusu; karşı istihbarat faaliyeti kapsamında 1-19 Ocak 2014 yılında gerçekleştirilen MİT TIR’larının durdurulması örneğinde olduğu gibi bir plan dahilinde suç olduğunu bilerek kasten MİT Kanunu’nun 27. maddesinin ihlal edilmesi, MİT personelinin ifşa edilerek ailesi ve yakınlarıyla birlikte çalışma arkadaşlarının can güvenliklerinin tehlikeye sokulması, bununla beraber devletin isithbarat faaliyetlerinin zaafiyete uğratılmaya çalışılmasıdır. Soruşturma tüm boyutlarıyla çok yönlü olarak yürütülmektedir. Eyleme katılan diğer şüphelilerin ve bağlantılarının tespiti çalışmaları devam etmektedir.

Bununla birlikte şüphelilerden B.P’nin tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 7 Mart 2020 tarihinde darp edildiğine ilişkin yapılan haberler gerçek dışıdır. Şüphelinin kendisi ya da avukatları tarafından bu konuda Silivri Cezaevi idaresine ya da cezaevi savcılığına sözlü ya da yazılı herhangi bir müracaatı olmadığı gibi darp edildiğine ilişkin hiçbir iz, emare ya da delil yoktur.

Şüphelilerden M.A’nın 8 Mart 2020 tarihinde tutuklanması talebiyle sevk edildiği İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nce serbest bırakıldığı şekilde bir kısım yayın organlarında “M.A. hakkında birbirinden farklı iki karar” başlığı altında ve sosyal medyada paylaşılan sorgu tutanağı sahte olarak düzenlenmiş olup bu sahte belgeyi düzenleyenler, kullananlar ve yayanlar hakkında TCK’nin 204’ncü maddesi uyarınca ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatılmıştır”