Arıboğan’dan ‘açılım’ dönemi lafları

'Çözüm Süreci' yılları ekranlarının vazgeçilmezi Deniz Ülke Arıboğan, üstü kapalı ABD askerlerinin çekilmesinden duyduğu rahatsızlığı ve TSK operasyonuna karşı olduğunu yazdı.

Arıboğan’dan ‘açılım’ dönemi lafları

Deniz Ülke Arıboğan, PKK/YPG ile bölgedeki Kürt halkın farklı olgular olduğunu bölgedeki Kürt sivilleri sahiplenmemiz gerektiğini belirten art arda “tweet” attı.

Arıboğan’ın mesajları şöyle:

”ABD askerleri sınırdan çekiliyor. Şimdi yeni bir faz ve yeni bir soru: ABD’den kopan Kürt siyasi hareketi Rus kontrolüne girerse doğu ve güney hattı boyunca Rus müttefiklerinden destek alacak bu oluşumla mücadele stratejimiz hazır mı? Başkasına yar etmesek de birbirimizi sevsek?”

Deniz Ülke Arıboğan’ın mesajı

“Türkiye ile bölge Kürtlerinin sürekli kavga halinde olması bütün hasımlarımızın işine geliyor. Biz birbirimizi kanattıkça büyük,küçük vampirler kanımızı içip güçleniyor. Birlikte olmalıyız; bir olmalıyız; dost ve kardeş olmalıyız. İçimizde ve dışımızdaki asalaklara dur diyelim. Bölgedeki Kürt siyasi hareketi kimilerinin oldukça sığ bakış açısıyla algıladığı ölçekte PKK/ YPG ikilisinden ibaret değil. Bütün Ortadoğu kürtleri açısından Türkiye’nin yaklaşımı belirleyicidir. Devlet olarak Kutup Yıldızı olmalı ve herkese doğru yönü göstermeliyiz; kendimize de!”

Deniz Ülke Arıboğan’ın Rusya karşıtı mesajı

RUS BOTLARIN PEŞİNE TAKILMAYIN

Tehlikenin büyüklüğünün farkında olmayan ama twitter klavyesi başında oraya buraya çemkirenlere ileteyim. Trollerin, Rus Botların peşine takılmayın. İstihbarat servislerinin maşası olmayın. Kürtler ve Türkler kardeşçe yaşayacak ve bunu bozan tüm asalaklar bitecek. Başka yolu yok! Bu mesajımı yeniden gönderiyorum. Ruslar Türkiye’de BOT hesap kullanamaya ihtiyaç duymuyor çünkü gizli Rusçular ve istihbaratçılarıyla geniş kitleleri (milliyetçileri bile) manipüle edip sosyal medyayı hareketlendirebiliyorlar.

Hodri meydan! Sizden korkan sizin gibi olsun.”

”Trump’ın ipiyle kuyuya inilmez. Putin’in çağrısıyla çuvala girilmez. Her ikisi de Kürt sorununu tahrik edip alevlendiriyor. Bağımsız bir politika izlemek ve bölgeye makro bakmak zorundayız. Bölgedeki bütün Kürt meselesini PKK/YPG üzerinden okumak bizi at gözlüğüne mahkum ediyor.”