Belediye 'pandemi' dinlemedi... Üsküdar'da 'rantsal dönüşüm' şiddeti!

Üsküdar Acıbadem Mahallesi'nde müteaahhit tarafından mağdur edilen Gülistan Sitesi sakinleri bu sabah güne zabıta baskınıyla uyandı. Pandemiyi hiçe sayarak önce elektrik ve suları kesilen site sakinlerinin, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen Üsküdar Belediyesi tarafından ‘kentsel dönüşüm’ gerekçesiyle evlerini tahliye etmeleri isteniyor. Bu duruma isyan eden site sakinleri ile zabıtalar aralarında gerginlik yaşandı. Üsküdar Belediyesi Başkanı Hilmi Türkmen’e sosyal medyadan tepkiler yağdı.

Belediye 'pandemi' dinlemedi... Üsküdar'da 'rantsal dönüşüm' şiddeti!
Belediye 'pandemi' dinlemedi... Üsküdar'da 'rantsal dönüşüm' şiddeti!

VERYANSIN TV

Gazeteci Toygun Atilla, Acıbadem Mahallesi Gülistan Sitesi'nde ‘kentsel dönüşüm’ adı altında ‘rantsal dönüşüm’ yaşandığını belirterek, sosyal medya hesabından site sakinlerinin başına

gelenleri şöyle aktardı:

"Siyah beyaz televizyonların renkli hayaller sattığı yıllardı. Onlar da bir hayalin peşine takılmış, Gülbakanoğlu’nun “bu treni kaçırmayın, siz de ev sahibi olun” çağrısına tüm birikimlerini yatırmışlardı.

Gel zaman git zaman, müteahhit iflas etmiş, kayıplara karışmış, hayaller umutsuzluğa dönüşmüştü.

Dar ve orta gelirli insanlardı. Memurdular, işçiydiler, emeklilerdi. EMEKÇİYDİLER.

Dişlerinden tırnaklarından arttıkları paralar ile ev sahibi olmak istiyorlardı.

Lakin

Ortada ne müteahhit ne de evin temeli vardı. Acıbadem’de boş bir arsa, sağda solda birkaç 3-5 çimento çuvalı, demir balyaları ile kaderleri olmuştu.

Gel zaman git zaman birleştiler, kooperatif oldular. 10 yıl gecikmenin sonunda hayallerine kavuştular.

Çocukları o sitede büyüdü, kendileri o sitede yaşlandı. Üzüntülerine de, sevinçlerine de ortaklık ettiler.

Gel zaman git zaman İstanbul’daki olası depreme karşı “kentsel dönüşüm” kanunu çıkartıldı. Evler yenileniyordu.

Acıbadem’deki Gülistan Sitesi’de “kentsel dönüşüm” kapsamında değerlendirilecek sitelerden biriydi. Ancak, Acıbadem’deki imar sınırlandırması, 230’u aşkın dairenin olması projeyi müteahhitler için masraflı ve cazip olmaktan çıkarıyordu.

Bundan 7 yıl önce ise birden ortaya Büyük Artı diye bir müteahhit şirket ortaya çıkacaktı. Site sakinlerinden birileri bu inşaat şirketi ile anlaşmış, hatta kendi kendilerine site yönetimi de oluşturmuşlardı. Evleri “kentsel dönüşümde” bu müteahhit yapacak diyorlardı.

Gülistan sitesini bir heyecan sarmıştı. Evleri yenilenecek diye düşünen insanlar koşa koşa müteahhit şirketle anlaşma imzalıyordu.

Heyhat,

‘MÜTEAHHİT ŞİRKETİ İKTİDARA YAKINDI’

Oysa karşılarındaki müteahhit şirketin o günlerde İstanbul’da yaptığı tek bir ev yoktu. Bilançosu ise böyle bir projeyi kaldıracak güçte değildi. Şirketin sahibi daha önce mobilya işi yapan yakın zamanda da batan biriydi. Peki böylesine büyük bir projeyi nasıl hayata geçirebilecekti. İmar kısıtlaması olan Acıbadem’de hem insanların evini yenilerken hem kendisi nasıl kar edecekti.

Bu sorular sorulmaya başlandıkça yavaş yavaş yanıtları da gelmeye başladı.

‘BİRİLERİ EMEKÇİNİN EVİ ÜZERİNDEN CEBİNİ DOLDURMA PEŞİNDE’

“Müteahhit şirket iktidar partisine yakındı, Üsküdar Belediye Başkanı ile arası iyidi. Kimse merak etmemeliydi, imar da çıkacaktı, evler de yapılacaktı. Herkes kazanacaktı. Kaygı duymaya gerek yoktu, imza atıp anlaşma yapmak yeterliydi”

Yavaş yavaş iş şekillenmeye başlamıştı, kentsel değil rantsal bir dönüşüm ile karşı karşıyaydık.

Birileri, “işçinin, memurun, emeklinin, EMEKÇİ’nin” evi üzerinden cebini doldurmak peşindeydi. Ancak tuhaf olan ortada müteahhit diye pazarlanan şirketin böylesine bir yatırımı yapacak ekonomik gücü yoktu. Perde arkasında bir başka oyun birileri vardı.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen her nedense inşaat şirketine karşı çok sempatikti. Neredeyse kefil olacak kadar şirket sahibini işaret ediyordu.

Lafı uzatmayalım,

Gel zaman git zaman müteahhit şirket ile sitenin bir bölümü arasındaki ihtilaf daha da arttı. Doların yükselişi, pandemi süreci derken müteahhit ortadan kaybolmuştu ki, bu sefer devreye Üsküdar belediyesi girdi.

Binalar “metruk” ilan edilmek isteniyordu. Binaların metruk ilan edilmesi demek, mülk sahiplerinin evlerinden çıkartılması, ellerine arsa payı adı altında cüzi bir rakam verilmesi ve evlerinin elinden alınması demekti.

Yani dişlerinden tırnaklarından arttırarak ev sahibi olmuş insanların hayallerinin çalınması demekti.

MAHKEMEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Mahkeme süreci başlamıştı. Site sakinlerinin bir bölümü, evlerini “metruk” ilan etmek isteyen Üsküdar Belediyesi’ne karşı dava açmış, “yürütmeyi durdurma kararı” almışlardı.

Belediye ise vazgeçmiyordu. Olası bir “depreme” karşı bu binaların oturulamaz olduğunu “insan hayatını” düşünerek bu işlemi gerçekleştirmek istediğini söylüyordu.

Heyhat,

İnsan hayatını kendilerine gerekçe yapan Üsküdar belediyesi, pandemi sürecinde bugün sabah zabıtaları ile Acıbadem’deki Gülistan Sitesi’nin içini kuşattı.

Elektrikleri suları kesecek, insanları sokağa atacaklardı. İnsan hayatına verdikleri önem buydu.

Acıbadem Gülistan Sitesi’nde yaşananlar Türkiye’de sıradan bir günden ibaretti.

Rant, ne hayat, ne pandemi dinliyordu."

ZABITA VATANDAŞIN BOĞAZINA YAPIŞTI

Evlerini terk etmek istemeyen site sakinleri ile zabıta ekipleri arasında gerginlik yaşandı. Sosyal medyadan yayınlanan videolarda, bir zabıtanın vatandaşın boğazını sıktığı görüldü.

BELEDİYE BAŞKANI'NA TEPKİLER

Üsküdar Belediyesi Başkanı Hilmi Türkmen'e sosyal medyada tepkiler yağdı. Vatandaşlar Hilmi Türkmen'i istifaya çağırdı.