Biden-Putin görüşmesinde muhtemel senaryolar... Beyazıt Karataş değerlendirdi

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılacak görüşmeyi Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne değerlendirdi. ABD’nin eski gücünde olmadığını vurgulayan Karataş, “İlişkilerin kısa, orta ve hatta uzun vadede düzelmesi zor gözükmektedir” dedi.

Biden-Putin görüşmesinde muhtemel senaryolar... Beyazıt Karataş değerlendirdi

ABD Başkanı Joe Biden, 16 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelecek.

Kritik görüşme öncesi peş peşe mesajlar geldi. 

Beyaz Saray,  Biden ile  Putin arasında gerçekleşecek tarihi görüşmeyle ilgili açıklamada bulundu. Açıklamada "Samimi ve açık olmasını bekliyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca, toplantının ardından Biden'ın tek başına basın toplantısı düzenleyeceği belirtildi.

Bu açıklamanın ardından Kremlin’den de açıklama geldi. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov Sputnik'e açıklama yaparak Rus lider Putin'in de görüşme sonrası tek başına basın toplantısı yapacağını bildirdi.

ABD Başkanı Joe Biden, Avrupa gezisi kapsamında görüşeceği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, Rus hükümetinin 'zararlı faaliyetler' yapması durumunda Washington'un 'sağlam ve anlamlı' yanıt vereceğini söylemişti.

Gözler Cenevre’ye çevrilmişken, Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş iki lider arasında yapılacak görüşmeyi Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne(Ankasam) değerlendirdi.

‘GÖRÜŞME İKİ DURUMUN GÖLGESİNDE’

Veryansın Tv yazarı Karataş, “Gerçekleşecek Biden-Putin görüşmesi, aslında birbirlerini yakından tanıyan sözde eski dostların yeniden bir araya gelmesi şeklinde olacaktır. Söz konusu görüşmeyi iki şekilde değerlendirmek mümkündür. Birincisi, Biden’ın seçim çalışmaları sırasında sıkça kullandığı Putin’in Trump dönemi dahil ABD seçimlerine müdahalesi konusudur. İkincisi, özellikle Trump döneminde gittikçe artan ve Biden döneminde de devam edeceği görülen Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nü (NATO) kullanarak Rusya’yı çevreleme politikası doğrultusunda Rusya’nın sinir uçlarıyla oynamaya devam edecekleri mevzusudur. Görüşme, bu iki durumun gölgesinde yapılacaktır.” diye konuştu.

Karataş, “Biden’ın, başkanlık seçimleri sırasında oğlu Hunter Biden’ın Ukraynalı enerji firmasıyla ilişkilerinin ortaya döküldüğü iddialarının arkasında Rusya’nın bulunduğunu düşünmesi de ABD Başkanı’nın Putin’e karşı söylemlerinde etkili olmuştur.” dedi.

‘ABD ESKİ GÜCÜNDE DEĞİL’

Karataş sözlerine, “ABD’nin ne bozulduğu ifade edilen transatlantik ilişkileri yeniden düzeltecek ne de demokrasinin öncülüğünü yapacak eski gücünün olmadığı bilinmektedir. NATO’yu Rusya korkusu nedeniyle Avrupa’ya yönelik bir baskı unsuru olarak kullanan ABD’nin Avrupalı müttefikleri nezdinde eski güvenilirliği ve sempatisi kalmamıştır.” diyerek devam etti.

KONGRE BASKINI

Karataş, 6 Ocak 2021 tarihinde gerçekleşen Kongre baskınını hatırlatarak, “ABD Kongresi’nin 2020 yılının Kasım ayında yapılan seçimlerin sonuçlarını tescil etmek için toplandığı sırada Donald Trump’ın destekçileri tarafından basılması ve sonrasında ortaya çıkan görüntüler, bahsi geçen ülkenin insan hakları ve demokrasi söylemlerine önemli bir darbe vurmuştur.” yorumunu yaptı.

‘SAHADA UYGULANACAK POLİTİKALARA BAKILMALI’

Karataş, “İki liderin kendi iç politikalarının yanı sıra özellikle uluslararası kamuoyuna yönelik mesajlar içeren bu görüşmelerine iyi yönüyle bakmak arzu edilebilir. Lakin somut gelişmeler öyle olmayacaktır. Görüşme sonrası bazı konularda anlaşma sağlandığı belirtilse bile, tarafların somut politikalarında ciddi bir değişiklik yaşanmayacağı ve görüşme sonrasında tekrar kendi politikalarına dönecekleri kesindir. Bunun için de söylem ve iyi niyet açıklamalarının yerine; geçmiş, şimdi ve gelecekte sahada uygulanacak politikalara bakmak gerekmektedir.” açıklamasında bulundu.

‘İLİŞKİLERİN DÜZELMESİ ZOR’

Karataş, “İmaj düzeltme yarışında her iki ülke de kendilerinin ön planda olduğunun mesajını verme gayretinde olacaklardır. Ancak ABD ve Rusya liderlerinin şahsi duruşları dikkate alındığında, küçük olumlu örnekler hariç, ilişkilerin kısa, orta ve hatta uzun vadede düzelmesi zor gözükmektedir.” Değerlendirmesini yaptı.