Biden ve yerel ortaklarının yolsuzluk dosyası

Gönül Kenter yazdı...

Biden ve yerel ortaklarının yolsuzluk dosyası

ABD ülkelerin kaynaklarına nasıl çöküyor?

Sedat Peker sistemin kirli çamaşırlarını tam da çarşaf çarşaf ortaya dökmüşken şimdi bir de ABD siyasetçlerinin yolsuzluklarına mı kafa yoracağız demeyin.

Balık baştan kokar; şimdi dünyanın nereden kirlenmeye başladığını görmek için Atlantik'in öbür yakasındaki büyük mafyanın başına bakacağız.

Ukrayna örneğinden yola çıkarak Türkiye'de ihanet boyutlarını aşan akıl almaz gelişmeleri sorgulayabilmek dileğiyle!

Aşağıda yazılanları Batı havuz medyasında bulmak olanaksız, kamuoyuna yansıtmak işlerine gelmiyor. Haberlere internet gazeteciliği üstünden ulaşılabilmek artık daha olası. Gerçeklerin izini büyük titizlikle süren, sistemin parçası olmayıp bloglarda yazan gazeteciler var, bu fedakâr gazetecilere çok şey borçluyuz.

BİDEN'IN KİRLİ DÜNYASI 

ABD Başkanı Biden'ın yolsuzlukları Obama yönetiminde Başkan Yardımcısı olarak başladığı döneme kadar uzanıyor.

Biden pozisyonunu kullanarak ailesi ve yakın çevresine milyar dolarlık kazançlar sağlamış, aile üyelerine lobici ve danışman olarak haksız kazançlarla iş sağlamış.

Biden, Obama ile Beyaz Saray'a taşınmadan yıllar önce finansal konularda hiçbir fikri olmayan henüz 31 yaşındaki oğlu Hunter'i örneğin Delaware'deki MBNA Bankasına danışman yapmış. Bu sayede Biden'lara para akışı (!) başlamış! Oğul Hunter'in 2001'den 2005'e kadar "çalıştığı" sürede baba Joe Biden "boş durmamış" ABD'nin iflas yasasının MBNA bankasının çıkarları doğrultusunda değiştirilmesine "yardımcı" olmuş.

Biden'lar bu yollardan hatırı sayılır kazançlar elde etmiş.

Sadece ABD'de değil, Çin ve Irak gibi ülkelerde "edinilen" milyarlık servetin şematik dökümleri, dosyaları internette dolaşıyor!

ABD'nin Biden gibi önde gelen siyasetçileriyle başka ülkelerin iç siyasetini nasıl kendine göre şekillendirdiğine, işlemez hale getirdiği kurumlara kendi çıkarları doğrultusunda nasıl "çöktüğüne" dair en iyi örneklerden biri Ukrayna!

Ukrayna'nın yolsuzluk skandalları aslında ABD yolsuzluklarının tarihini ve Türkiye’nin yakın tarihinde karartılmış olayları, özelleştirme dosyalarını açığa çıkarma potansiyeline sahip.

Biden'ın Ukrayna  yolsuzluklarını anlayabilmek için Maydan gösterilerine kısaca değinmek zorundayız.

BİDEN-MEYDAN GÖSTERİLERİ-UKRAYNA'YI KONTROL

Ukrayna'da 2013'ün sonunda Devlet Başkanı Yanukoviç ve bakanlarının yolsuzluklarına karşı başlayan Maydan gösterileri nasıl olmuştu da 2014'ün ilk aylarında birden Batı ve NATO yanlısı kanlı eylemlere dönüşmüştü? Maydan'da gösteri yapan halkın üstüne eli kanlı çeteleri hangi güç salmış, siyasi sonuçları "darbe" noktasına getirecek kadar tırmandırılmıştı?

Asıl mesele yolsuzluklarla mücadele miydi? Yoksa ABD güdümünde daha büyük yolsuzlukların kapısı mı aralanmıştı? AB'ye üye olmaya özendirilen Ukrayna halkı koşa koşa önceden kestiremediği emperyalist vesayet için mi sokağa dökülmüştü?

Bugün, NATO'nun Rusya'yı kuşatma planı dahilinde Ukrayna'yı Maydan gösterilerinden sonra güdümüne aldığı açıkça görülüyor. Bugün her halükârda organizasyonunu ABD, Hollanda ve Almanya Büyükelçiliklerinin yaptığı, finanse ettiği, ayrıca Soros'un da madden desteklediği, Alman STK'ların, Konrad Adenauer Vakfı ve benzerlerinin sahada doğrudan rol aldığı Maydan gösterilerinin başındaki oligark, iş adamı, bürokrat ve siyasetçi Poroşenko'nun arkasında Biden gibi isimlerin olduğu biliniyor!

Batı destekli Poroşenko Maydan'ın kanlı biçimde bastırılmasının hemen ardından, zenginliğiyle kendisi için propaganda aracı olarak satın aldığı basını da arkasına alarak devlet başkanı seçilecekti!

Gelelim şimdiki ABD Başkanı, zamanının Başkan Yardımcısı, Orta Doğu'da "Kürdistan'ın kurulduğunu görmeye ömrümüz yetecek" diyen, PKK/YPG'nin "öncüsü", Beştepe'nin tepesinde Demokles'in kılıcı gibi sallanan Bay Biden'a!

Biden, Ukrayna'da Maydan öncesinde ve gösteriler sürecinde öyle aktif ki Maydan'ın "akışı ve kaderini" belirleyen adam (point man) olarak anılıyor.

Maydan'ın yönünün emperyalist Batıya çevrilmesinde "etkin rolü" olan Biden bu başarısıyla ABD'nin Ukrayna'dan sorumlu siyasetçisi oluyor ve "etkinliklerini" yoğunlaştırmaya başlıyor.

ABD'nin Rusya'ya karşı verdiği savaşta Ukrayna'yı arka bahçesine çevirmek istemesi bir yana, Biden'in bireysel ilgi odağında  elbette doğal gaz gelirleri var!

Biden, Maydan gösterilerinin ardından "palazlandırılan" Poroşenko‘yu başkan seçilir seçilmez Atlantik'in dediklerini harfiyen yerine getirtmek için "parmağında oynatan" adam olarak anılıyor.

Biden'in yaptırmak istediklerinin en tepesinde doğal gaz konusu olduğunu özellikle belirtmeliyiz!

Buraya tekrar döneceğiz.

UKRAYNA'NIN BÜYÜK GAZ ŞİRKETİ BURİSMA!

Maydan'dan önce de Ukrayna için pek özel bir durum arzetmeyen yolsuzluk batağındaki Yanukoviç döneminde aynı zamanda Ukrayna'nın en büyük gaz şirketlerinden biri olan Burisma'nın da sahibi olan oligark bir Çevre Bakanı var, adı Nikolay Sloçevskiy. Çevre Bakanı olarak en kârlı üretim ruhsatlarını kendi şirketine dağıtıyor!

(Hikâye ne tanıdık değil mi?)

Burisma'ya karşı yolsuzluk, kara para aklama ve benzeri konularda uluslararası soruşturmalar sürüyor...

Ne tesadüf ki Poroşenko seçilir seçilmez, 2014'ün Mayıs başında, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in oğlu Hunter Biden Ukrayna'nın en büyük gaz şirketi  Burisma'da "iş buluyor", Yönetim Kurulu'na getiriliyor!

Kardeşinin ölümünden sonra çalışamayacak kadar ciddi şekilde alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan  Biden'ın oğlu Hunter Biden, Ukrayna veya doğal gaz hakkında hiç bilgisi olmamasına rağmen bu şirketteki görevi için aylık 50 bin dolar maaşa bağlanıyor. Kiev'deki iş yerine de zaten toplam üç kez gidiyor.

Biden'in oğlunun yanına ek olarak, eski Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kvasniyevskiy ve dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin eski kampanya yöneticisi Devon Archer de aynı Yönetim Kuruluna atanıyorlar.

Ekip tamam; oğul Hunter Biden, New York'ta bulunan Rosemont Seneca Partners firmasının iki ortağı olan John Kerry'nin üvey oğlu Christopher Heinz ve Devon Archer... Her üçü de Kiev'deki Burisma Gaz Şirketinin Yönetim Kurulundalar! Rosemont Seneca Partners firması daha sonra kara para aklama dosyalarıyla karşımıza çıkacak. Yıl 2014!

BAŞSAVCI VİKTOR ŞOKİN 

2015 yılında Ukrayna Başsavcısı'nın adı Viktor Şokin. Batılı ülkeler dahil Şokin 2015 yılının ortlarına kadar her yönden övgüyle karşılanan örnek bir isim!

Şokin, 2015 sonbaharında Burisma Gaz Şirketi ile ilgili yolsuzluk iddialarını incelemeye alıyor, dosyada ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın isimleri dikkatini çekiyor ve Burisma'ya soruşturma başlatıyor.

Dananın kuyruğu tam da burada kopuyor!

Ukraynalı kaynaklara göre (telefon tapeleri) 3 Aralık 2014'de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Başkan Poroşenko arasında bir telefon konuşması gerçekleşiyor.

Kerry, Biden'ın yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili "endişelerini" bildiriyor.   Bunun üzerine Poroşenko, Kerry'e "Bu işlere artık Şokin değil, Ukrayna'nın yeni kurulan Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) bakıyor!“  diyerek yolsuzluğu Şokin’in soruşturmayacağına dair güvence veriyor.

Yolsuzluklarla Mücdele Bürosu NABU hakkında da ilerleyen zamanlarda çok şaibe duyacağız.

Poroşenko, ballı maaş alan Biden'in oğlu ve diğer önde gelen kişileri korumak için Başsavcı Şokin‘i Burisma Gaz şirketi yolsuzluk dosyası soruşturmasından alıyor!

Biden daha sonra ABD'de Ukrayna hükümetine şantaj yaparak "orospu çocuğu" Şokin‘i görevden "nasıl kovdurttuğunu" gururla anlatacaktır!

Biden, Poroşenko‘ya kelimesi kelimesine, "Ya Schokin defolup gidecek ya da söz verilen milyar dolarlık ABD yardımlarını unutun!" diyor.

Ancak, Şokin‘in yolsuzluk soruşturmalarından el çektirilmesi Biden için yeterli değil, bu belâlı Başsavcı'dan tamamiyle kurtulmak istiyor.

Ukraynalı kaynaklara göre 18 Şubat 2016'da Poroşenko ve Biden arasında şu telefon görüşmesi gerçekleşiyor:

Poroşenko: "Dün Başsavcı Şokin‘le görüştüm ve aleyhine bir yolsuzluk olduğuna dair bir kanıtımız, görevi kötüye kullandığına dair bir bilgi olmamasına, kendisinin Parlamento’dan fazlasıyla destek almasına rağmen istifa etmesini istedim. (...) Bir saat önce bana yazılı istifasını getirdi."

Biden: "Harika!"

Biden tüm bu "başarılara" imza atarken  Atlantik'in sesi, propaganda makinası Batı medyası rahat durur mu?

2015 sonbaharında Burisma'yı araştırmaya başladığı andan itibaren  Başsavcı Şokin‘in"yolsuzluk yaptığı“na dair "haberler" yapmaya başlıyor.  

Oysa Biden ve Poroşenko'nun telefon tapelerinden Şokin‘in yolsuzluk yapmadığı, hatta kimseye borcunun bile olmadığı biliniyor.

Savcı Şokin‘in tek suçu, Biden'ın iş yerine uğramayan oğluna yüksek maaş ödeyen, Joe Biden'ın himayesindeki Burimsa şirketi hakkında soruşturması başlatması.

İşini meslek ahlakı sorumluluğu içinde yapan Şokin‘i feda eden Poroşenko Ukrayna'ya ABD'nin söz verdiği milyarların şimdi artık serbest bırakılacağına inanıyor, ancak yanılıyor. (Poroşenko‘nun milyarları neden bu kadar ısrarla istediği ve her şeyden önce onu kendi cebine nasıl aktardığı da ayrı bir yazı konusu!). Biden beklenilenin aksine daha fazla talepte bulunmaya başlıyor, yeni başsavcının da sorun çıkarmayacağından emin olmak istiyor.

Devam edelim. Yine Ukrayna kaynaklarına göre (tapeler) 18 Mart 2016'da Biden ile Poroshenko arasındaki telefon görüşmesinden:

Biden: "Yeni bir hükümet ve yeni bir başsavcı seçilmesi halinde, bir milyarlık kredi garantisini alenen imzalamaya hazır olacağım. Yeni bir başsavcı istediğinizi (!) varsayıyorum ve o zamana kadar Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) "şeyi" (= kredi anlaşmasını) halledeceğini varsayıyorum."

Poroşenko: "Çok büyük bir motivasyon. Muhtemel adaylardan biri, partimin lideri olan Lutsenko. Tanınmış bir figürdür. Siyasi bir figür istemiyorsanız, onu geri çekerim ve başka bir teklifte bulunurum.  Henüz  kimse  ona teklifte bulunacağımı bilmiyor."

Bunun üzerine Biden, Ukrayna'nın yeni Başsavcısını seçiyor ve Başsavcının Lutsenko olmasını onaylıyor. Lutsenko kim? Ukrayna yasaları çok açık şekilde başsavcının hukukçu olması şartını getirmesine rağmen,  Lutsenko Başsavcı yapılıyor! Halbuki Lutsenko, elektrik mühendisliği okumuş ve siyasi kariyere başlamadan önce mühendis olarak çalışmış.

(Bu örnek de size  tanıdık geldi mi?)

Bu uğurda yasa değişikliği bile yapılıyor!

Poroşenko yasaları değiştirdiğinde 13 Mayıs 2016'da Biden’la bir telefon konuşması daha yapıyor:

Biden: "Yeni Başsavcı için tebrikler. Zor olduğunu, yapılması gereken çok şey olduğunu ve Uluslararası Para Fonu (IMF) için daha birçok yasanın değiştirilmesi gerektiğini biliyorum. Şimdi Şokin‘in verdiği hasarın hızlı bir şekilde onarılması önemli. Ben sözünü tutan bir adamım ve şimdi yeni bir Başsavcı olduğuna göre, garanti beyanını imzalamaya hazırım." (...)

Poroşenko: "Her şeyden önce, destek sözleriniz için çok teşekkür ederim, gerçekten zor bir işti. (...) Başsavcıyı atamakla kalmadık, bir günde yasayı da değiştirdik."

Poroşenko bu telefon konuşmasında Biden'a ayrıca güvendiği bir adamı Lutsenko'ya denetçi olarak göndermesini teklif ediyor. Bunu "Kiev'deki ABD Büyükelçiliği yapsın" diyor! Biden da aynı fikirde.

Atanan bu "gözetmenin" adı Vitvitskiy olacaktır.

Biden böylece kendini iki kat güvence altına alıyor: Biden'ın bir sırdaşı (Ajan dememek için sırdaş!) tarafından kontrol edilen "sadık" bir Başsavcı atanmış oluyor.

Akabinde beklenildiği gibi  Burisma soruşturması kısmen askıya alınıyor, kısmen de NABU'ya devrediliyor. NABU başka bir soruşturma yürütmeye gerek duymuyor. "Bir yolsuzluk davasını yeni kurulan Yolsuzlukla Mücadele Bürosu'na (NABU) devretmek, o davayı gömmenin Ukrayna'da en güvenli yoludur!"

Bu olaylara paralel olarak Ukrayna'da da bir hükümet krizi yaşanıyor.

Konuyu dağıtmamak için kısaca belirtmek gerekirse, "İşler" rayına oturmuşken ne Biden ne de Poroschenko yeni bir seçim taraftarı. Oysa halk tam da bu yüzden seçim istiyor.

Ukrayna'da o dönem sonradan tapeleri yayınlanan telefon görüşmelerinde Biden ve Poroşenko‘nun "Biden'ın hangi Ukraynalı Partilere para verdiği, dolayısı ile kontrol ettiği" hakkında açıkça konuştukları ortaya çıkıyor.

Ortam gergin. Poroschenko telefon konuşmalarında Biden'ın Soros aracılığıyla finanse ettiği "Samopomoş" partisinin kendisine karşı tavır alması nedeniyle öfkelendiğini söylüyor ve Biden'dan ABD Büyükelçiliği aracılığıyla bu partiye baskı yapmasını istiyor.

Bu dönem Ukrayna'da yine bu olaylara paralel olarak, şirketlerde denetim kurullarının kurulmasını öngören bir yasa çıkarılıyor. Bu girişimi başlatan kişi Ukraynalı bile olmayan, Litvanya'dan gelen ve ABD'de eğitim görmüş Ekonomi Bakanı: Ayvaras Abromavikus!

Sonuç olarak Ukrayna devlet şirketlerinde denetim kurulları kuruluyor.

Denetim kurullarına kimler mi yerleştiriliyor, sıkı durun!

Elbette Ukrayna'da Soros'un destekçisi olarak anılan “Sorosyalılar”!!!

Atlantik'e bağlılık yemini eden bu Sorosyalılar devlete ait şirketlere yön vermeye ve buralardan yüksek maaşlar almaya başlıyor.

Biden, Soros ve diğer ABD'li düşünce kuruluşları için ne kadar pratik değil mi? "Adamlarına" kendi ceplerinden ödeme yapmak zorunda bile değiller, bunu operasyonlar aracılığı ile Ukrayna devletine yaptırıyorlar.

Uzun lafın kısası; Biden 2016 yılında Ukrayna'yı bu şekilde tamamiyle kontrol altına alıyor.

Önce Poroşenko'yu, sonra devlete ait şirketleri; öncelikli olarak da petrol, gaz ve silah sektörünü! Başsavcı zaten emrinde!

Yolsuzluk Araştırma Merkezi NABU da aynı şekilde emre amade, çünkü NABU Başkanı talimatlarını Mayıs 2016'dan beri doğrudan Kiev'deki ABD Büyükelçiliğinden alıyor.

Türkiye ile büyük benzerlikler arz eden Ukrayna'daki yolsuzluk dosyaları sonsuza dek uzayıp gidiyor...

PrivatBank gibi bankaların içinin el birliği ile nasıl boşaltıldığı... Bir önceki Başkan Yanukoviç ve yandaşlarının ABD'ye transfer ettiği 40 milyar dolarlık şaibeli serveti, Ukrayna makamlarının bu paraların ABD'den iade taleplerinin Biden-Poroşenko ve ortakları tarafından nasıl engellendiği...

Her dosyada ABD'li ve yerli işbirlikçi siyasetçiler, bürokratların parmak izi var.

 ***

Şimdi gelelim yazının ikinci ve asıl bölümüne.

Yerli ortaklarla Ukrayna'da devletin, kurumların, kuruluşların yapısını adım adım deforme edip, liyakatlı bürokratları saf dışı bıraktırarak yolsuzluklara zemin hazırlayan Biden'in odaklandığı konu doğal gaz ve oradan elde edeceği haksız kazanç! Aynı Türkiye'deki gibi insana hayretten küçük dilini yutturan şeyler oluyor. Biden, başkanlığa seçildiği andan itibaren Poroşenko‘ya diyor ki "Ukrayna bundan böyle Rus doğal gazı kullanmayacak, doğal gazı Avrupa'dan alacak!"

"Hoppala bu da nereden çıktı, Avrupa'nın doğal gazı mı var?" demeyin!

Biden ve ortakları çalınan minareyi öyle kılıfına uyduruyorlar ki Ukrayna doğal gazı resmi evraklara göre Avrupa'dan alıyormuş gibi görünüyor!

Soygun çarkı şöyle işliyor:

Rusya'dan Ukrayna üzerinden Avrupa'ya boru hatlarıyla aktarılan Rus gazının bir kısmı Slovakya sınırına ulaşmadan hemen önce Ukrayna gaz şebekesine yönlendiriliyor ve Ukrayna'ya geri dönüşü (Revers Gas) sağlanıyor.

Gaz, Avrupa'ya hiç gitmemiş olmasına rağmen Biden'a bağlı bir paravan şirket aracılığıyla kağıt üzerinde "Avrupa" gazına dönüştürülüyor! Biden ve ortaklarının paravan şirketi bin metreküp gaz başına 50 ila 100 avro arasında bir komisyon alıyor.

Ukrayna halkı Rus gazı kullanmaya devam ediyor, ancak etikette Avrupa gazı yazıyor!

Biden'ın bu yolsuzluklar üstünden sağladığı haksız kazanç sadece 2014'ten 2016'ya kadar olan iki yılda 1,5 milyar dolar! Biden bundan sonra bu işlere devam ediyor.

Ukrayna'ya Avrupa gazı olarak yönlendirilen Rus gazını paraya çevirmek için Biden'ın Ukraynalı gaz tedarikçisi Neftogaz şirketine ihtiyacı var. Biden bu yüzden kendi adamı olan Kobolev'i ABD Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı süre boyunca Neftogaz'ın başına getiriyor. Kobolev yönetimindeki Naftogaz, Rusya'dan Avrupa'ya giden ve sınırdan hemen önce tekrar Ukrayna'ya döndürülen gazı Ukrayna'da özel hanelere ve şirketlere dağıtıyor ve parayı topluyor!

Şimdi buraya dikkat edin! ABD güdümündeki Uluslararası Para Fonu ne yapıyor dersiniz? Ukrayna'da "çevrilen" tüm bu işleri daha da kazançlı hale getirmek için IMF son kullanıcılar için gaz sübvansiyonlarına son verilmesi çağrısında bulunuyor! Yeni ABD kredi garantilerini IMF'nin bu taleplerinin uygulanması koşuluna bağlayan Biden ise Ukrayna'yı bu sayede daha bağımlı hale getiriyor!

Mafya mı dediniz en âlâsı ve en büyüğü burada!

Trump döneminde Ukrayna öne çıkmıyor, zira Trump için Rusya merkezde.

Bu arada Ukrayna'da başa Selenskiy "getiriliyor" ancak sorunlar büyük. Selenskiy oligarklarla kavgalı, devletin kasaları boş, Rus gazından gelen kazanç ABD'ye akıyor. Selenskiy çaresizlik içinde... Biden'ın Neftogaz firmasının başına getirdiği Kobolev bir nevi dokunulmazlık statüsüne sahip! Ancak Selenskiy'nin acil paraya ihtiyacı var, Kobolev'i işten atıp oradaki paralara hükmetmek için Nisan ayında kendi adamını tayin ediyor. Böylelikle Joe Biden'ın tüm gazabını üstüne çekiyor. Biden, Dışişleri Bakanı Blinken'ı hemen Ukrayna'ya yolluyor, Blinken bağlantılı oldukları tüm partilerle görüşüyor, Selenskiy'e soğuk davranıyor. Selenkiy yalvarsa yakarsa nafile, Biden telefonlara cevap vermediği gibi Haziran ortasındaki NATO Zirvesi'nde de Selensky'i yanına yanaştırmıyor.

Havuz medyası her ne kadar Selenskiy'nin daha sonra Washington'a davet edildiğini yazdıysa da bunun doğru olmadığı biliniyor...

YAZININ SONUNDA

Değerli okurlar, takriben yüz sayfalık dudak uçuklatan, sık sık "benzer durumlar Türkiye'de de yaşandı" dediğim  haber ve analizleri özetlemeye çalıştım. Türkiye'nin jeostratejik konumunun önemi elbette Ukrayna ile mukayese edilemez! Atatürk'ün kurduğu ulus devleti çökertmek için ABD'nin kendi çıkarları doğrultusunda Türkiye'de sürdürdüğü yıkıcı faaliyetlerin dünyada acaba bir örneği var mıdır?

Bu yazının size sorular sordurtması en büyük arzum! NATO Zirvesinde Erdoğan ve Biden arasında Türk devletinin resmi tercümanının olmadığı ikili görüşmede Türk kamuoyundan gizlenecek hangi konuşmalar geçti? Görüşmelerde Poroşenko’nun yerinde Erdoğan‘ın olduğunu düşünün ve neler üzerinde pazarlık yapıldığını tahayyül edin. Biden'ın Ukrayna'da olduğu gibi Türkiye'de de doğrudan kazanç sağladığı sektörler var mı?

Değerli okurlar, yazı uzun da olsa size bir pencere açmaya çalıştım. İster Türkiye ister Ukrayna penceresinden bakın, çok net görülmesi gereken şu ki devletler, kurumlar, kuruluşlar, hatta Suriye, Irak, Libya örneğinde görüldüğü üzere   toplumların ahlaki yapısı çökertilirken ve ülkelerin varlıklarına "çökülürken" emperyalist ABD ve AB'nin şablonu her yerde aynı, hiç değişmiyor.

Yerli işbirlikçilere geçit veren ülkelerin hali perişan.

Mücadelede ilk önemli adım "büyük soygunda" emanetçi rolündeki yerli odakları ifşa etmekle başlıyor. Bunun için sormak, araştırmak, hakikatin peşini bırakmamak gerekiyor. Yazı bu bağlamda atılan bir adımdır!

Kaynaklar:
https://www.youtube.com/watch?v=_5bW5eqMTfU

https://www.politico.com/magazine/story/2019/08/02/joe-biden-investigation-hunter-brother-hedge-fund-money-2020-campaign-227407/

https://www.anti-spiegel.ru/2020/insgesamt-ueber-4-mrd-dollar-die-groessten-korruptionsfaelle-von-joe-biden/

https://www.anti-spiegel.ru/2020/bidenleaks-teil-4-wie-joe-biden-und-george-soros-nach-dem-maidan-in-der-ukraine-milliarden-verdient-haben/

https://www.anti-spiegel.ru/2019/in-eigener-sache-mein-buch-ueber-die-ukraine-ist-in-zwei-wochen-lieferbar/

https://www.anti-spiegel.ru/2019/5-jahrestag-der-todesschuesse-auf-dem-maidan-was-geschah-am-20-februar-2014/