‘Bölge teröristlerden temizlenmezse bütün temizliği biz yapacağız’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘150 saat sonunda burası teröristlerden temizlenmezse ondan sonra bu işi biz ele alacağız ve bütün temizliği biz yapacağız.’ dedi.
Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu ekim ayı olağan toplantısı Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştiriliyor.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve Yönetim Kurulu’nun tam kadro olarak yer aldığı toplantıya, kongre üyeliğinde 25 yılını tamamlayarak yüksek divan kurulu üyesi olma hakkı kazanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor.
İlgili haber: Cumhurbaşkanı Erdoğan Fenerbahçe kongresinde
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satırlar:
“Suriye sınırında güvenli bölge tesisi için çalışıyoruz. Hamdolsun bu hedefimize büyük ölçüde yaklaştık. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı’yla Suriye sınırının batısında 4 bin kilometrekarelik alanı güvenli hale getirmiştik. 4 bin 220 metrekarelik alanı daha kontrol altına alarak güvenli hale getirdik. Süre bir hafta, 150 saat. 150 saat sonunda burası teröristlerden temizlenmezse bu işi biz ele alacağız ve bütün temizliği biz yapacağız.
‘BİTMEZSE TEMİZLİĞİ YÜRÜTECEĞİZ’
Koskoca devlet başkanları bunların terörist başlarıyla masada oturuyor ve konuşuyorlar. Arabulucu olmalarını istiyorlar. Biz terörist veya başlarıyla masaya asla oturmayız ve arabulucu olmalarını kabul etmeyiz. Ne yaparız? Sen ABD’sin. Seninle masaya otururuz. Nitekim yardımcısı Pence ile masaya oturduk ve dedik ki ‘120 saatte temizlediniz temizlediniz, temizlemezseniz bu işi biz yürüteceğiz’ Temizlediklerine dair bize yazılı metin yolladılar ancak ne yazık ki temizleyemediler. Diğer bölgede de Rusya ile görüşüyoruz, süre 150 saat. Bitti, bitti… Bitmezse temizliği biz yürüteceğiz. Biz her ne sebeple olursa olsun bölgede tek bir masum kanı dökülsün istemiyoruz. İlk tercihimiz meselelerimizi suhuletle çözmekten yanadır. ABD ve Rusya ile vardığımız mutabakatların sebebi budur. Yoksa Türkiye, teröristleri ezip geçecek imkana sahiptir”
Sayın Obama’yla Antalya’daki G20 Toplantısı’nda akıllı bomba istemiştim, veririz demişti. Aylar geçti vermediler. Aradan geçen sürede artık bunları biz üretiyoruz.

‘DESTEK VERMEZLERSE KAPILARI AÇARIZ, ŞANTAJ DEĞİL’
Onlar çok da yalancı, dürüst değiller. Bakınız AB’nin bize verdiği sözler var. 2015’te 3+3 milyar avro destek vereceklerini söylediler. Bize gelen ney? 3 milyar avro. Biz ne kadar harcama yaptık? 40 milyar dolar. Görüştüğümüzde soruyoruz, ‘Hazırlıyoruz, projelere bakmamız lazım’ diyorlar. Hangi proje? Biz projeleri bitirmişiz. ‘Güvenli Bölge’yle ilgili projeyi, Birleşmiş Milletlere takdim ettim. İnanın yoklar! Doğru konuşmuyorlar. Dürüst konuşmuyorlar. Konuşsalar da konuşmasalar da Tel Abyad’la Rasulayn arasında güvenli bölgeyle beraber mültecilerin yaşayabileceği sosyal alanları, konutları, altyapısı ve üstyapısıyla yapacağız ve dünyaya da bunu ispat ederek göstereceğiz. ‘İşte Türk milleti budur’ diyeceğiz. Terör örgütü 30 kilometrelik hattın içinden veya dışından saldırırlarsa her yerde kovalarız.
Bin ile 2 milyon arasındaki Suriyeli’nin geri gönderilmesine destek vermezlerse sınırlarımızı açarız. Yürürler Avrupa’ya! Her iki konuda da hiç kimseye şantaj yapmayız. Sadece durumu söylüyoruz.
“AB bize söz vermiş de.. yarısını ödememiş de…” Ödemez tabii!
Devletler arasında dostluk olmaz, devletler arasında “sözle” iş yapılmaz. Devletlerin çıkarları vardır ve devletler birbirleri nezdinde her işi anlaşmalarla yaparlar. Bırak devlet yönetmeyi, bu gün bir bakkal dükkanı, sözle iş yapıyor mu?
Ama bunlar çöl bedevisi zihniyetiyle devlet yönettiklerinden, yabancılara peşkeş çektikleri için bu millete hesabını veremeyecekleri ve dolayısıyla anlaşmalarla resmiyete dökemedikleri her şeyin karşılığında yabancılardan söz alıyorlar.
Sonra ne oluyor? Yarısını ödese bile geri kalanını takıyor adamlar. Takar tabii, elinde senedin var mı arkadaş?
Ondan sonra gelsin mağdur edebiyatı, aldatıldık, kandırıldık…
O sözlerin “tutulmamak” üzerine verildiğini sen de biliyorsun, biz de biliyoruz, Allah da biliyor.