1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bölücü komisyonda konuşan SETA Direktörü Yeşiltaş, PKK’lı teröristler için ‘entegrasyon’ istedi

Bölücü komisyonda konuşan SETA Direktörü Yeşiltaş, PKK’lı teröristler için ‘entegrasyon’ istedi

Saray'ın dış politikalarına yön verdiği iddia edilen SETA'nın Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, TBMM'deki bölücü komisyonun 12'nci toplantısında konuştu. Yeşiltaş, PKK'lı teröristlerin sözde silahsızlanmasının kalıcı olabilmesi için "DDR" olarak ifade edilen "silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon" süreçlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

featured

TBMM’de kurulan bölücü açılım komisyonunda düşünce kuruluşlarının temsilcileri konuştu.

Bölücü komisyonun 12. toplantısı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda yapıldı.

İlk oturumda, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, “Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir devam eden bir terör sorununu sona erdirme noktasına yaklaştığını” iddia etti.

Bölücü açılım sürecine ilişkin Yeşiltaş, “Bu adım, yalnızca güvenlik bakımından değil, Türkiye’de demokrasinin konsolidasyonu, büyük ve kapsamlı bir toplumsal barış, ulusal birlik ve bütünlük açısından da tarihselliği olan bir adımdır.” ifadesini kullandı.

PKK terör örgütünün sözde silah bırakmasının, sadece ilk adımlardan biri olduğunu dile getiren Yeşiltaş, “Kalıcı barışın tesis edilmesi için daha kapsamlı ve dayanıklı bir mimarinin inşa edilmesi zorunlu görülmektedir.” iddiasında bulundu.

Türkiye için asıl meselenin, “silahların bırakıldığı bu dönemi toplumsal barışın kalıcı hale geldiği bir sürece dönüştürmek” olduğunu savunan Yeşiltaş, bölücü açılım sürecini “hem bölgesel gelişmeler hem de uluslararası sistemdeki gelişmelere” odaklanarak ele almak gerektiğini söyledi.

‘ENTEGRASYON’ İSTEDİ

PKK’lı teröristlerin sözde silahsızlanmasının kalıcı olabilmesi için “DDR” olarak ifade edilen “silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon” süreçlerinin dikkate alınması gerektiğini aktaran Yeşiltaş, fakat Türkiye’nin özgünlüğünü hedefleyen daha derin bir stratejik çerçeveye ihtiyaç olduğunu savundu.

Yeşiltaş, bu çerçeveyi “hukuki derinlik”, “siyasi ve toplumsal derinlik”, “güvenlik derinliği”, “kurumsal derinlik”, “ekonomik derinlik”, “normatif derinlik” ve “dış politika-jeopolitik derinlik” olarak sıraladığı başlıklar üzerinden anlattı.

TEHDİT GİBİ ARAŞTIRMA: ‘SÜREÇ BAŞARISIZ OLURSA ŞİDDET OLAYLARI ARTAR’

Bu konudaki araştırmalara katılanların yüzde 62’sinin “sürecin başarısız olması halinde Türkiye’de şiddet olaylarının yeniden artacağını düşündüğünü” aktaran Yeşiltaş, “Saha araştırmalarında gördüğümüz husus, güvenlik pratiklerinden asla vazgeçilmemesi gerektiği, devletin egemenliğini çeşitli şekillerde, günlük pratiklerde zayıflatacak herhangi bir durumun toplum tarafından kabul edilmediğini, bölge halkı açısından da bu durumun son derece kritik olduğunu müşahede etmiş bulunuyoruz.” diye konuştu.

“Dış politika-jeopolitik derinlik” kavramına da değinen Yeşiltaş, “Yürütülen sürecin tamamını Suriye’ye bağlamanın, sürecin yürütülmesi açısından birtakım sorunlar ortaya çıkaracağını ama aynı zamanda Suriye’den tamamıyla bağımsız bir şekilde inşa edilecek sürecin de toplumsal destekten, siyasi destekten son derece uzak bir sonuçla bizi karşı karşıya bırakacağının altını çizmemiz gerekir.” yorumunu yaptı.

İsrail’in son aylarda yürüttüğü siyasetin, Suriye açısından büyük bir risk oluşturduğunu dile getiren Yeşiltaş, “YPG ekseninde devam eden sürecin de Suriye’nin kalıcı istikrarını sağlaması açısından çok ciddi risklere gebe olduğunun farkındayız.” ifadesini kullandı.

SURİYE MESAJLARI: 2 MODELİ DEĞERLENDİRDİ

Yeşiltaş, sahada yaptıkları görüşmeler sonucu iki temel model üzerinde durduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Elde edilmiş defacto bir otonom özerk bölge ilanı söz konusu bu model üzerinden ilerleyebiliriz. Diğer bir model ise 10 Mart’ta merkezi hükümet ile imzalanan 8 maddelik anlaşma modelinin ortaya koyduğu ama detaylarının elbette çalışılabileceği daha merkeziyetçi, Suriye’nin üniter yapısının korunduğu ve istikrarın göreceli olarak hızlı ulaşıldığı bir model. Bunlardan ikisini de çok detaylı çalıştığımızda, istikrar testi yaptığımızda, egemenlik testi yaptığımızda, dış aktör bağımlılığı testi yaptığımızda, birinci modelin her türlü simülasyonda başarısızlıkla sonuçlandığını, daha fazla istikrar getirmediğini, daha fazla çatışma potansiyeli taşıdığını ve dışarıya bağımlı hale getirdiğini görüyoruz ama ikinci modelin daha fazla istikrar, her türlü simülasyonda ise daha fazla düzen ortaya çıkardığını ve barış ortaya çıkardığını görüyoruz. Suriye’deki ortaya koyulacak pratik, varılacak uzlaşı, Türkiye’deki sürecin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi açısından da son derece kritik olduğunu belirtmek isterim.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Adı bile mide bulandırıcı.Nato nun alt kanadi

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!