‘Bülent Ersoy’ kararından ulusalcılığı nasıl çıkardı?

featured
service

Bülent Ersoy’a Anıtkabir’de şemsiye tutulmasıyla ilgili görüntüler tartışılırken, Habertürk yazarı Nagehan Alçı, MSB’nin kararı üzerinden ulusalcılığı suçladı.

Konser için Ankara’ya gelen Bülent Ersoy, Anıtkabir’i ziyaret ettiği sırada üniformalı bir subayın şemsiye tutarak kendisine eşlik ettiğine ilişkin görüntüler sosyal medyada gündem olmuştu.

Milli Savunma Bakanlığı, söz konusu görüntülerin ardından Anıtkabir Komutanı ve takım komutanının görevinden alındığını bildirmişti. 

Anıtkabir komutanı görevden alındı

MSB’nin kararı tartışılırken, Habertürk yazarı Nagehan Alçı, MSB’nin kararını üzerinden ulusalcılığı suçlamayı başardı… 

“Aynı olayda Bülent Ersoy yerine Cüneyt Arkın, Orhan Gencebay, Zeki Müren olsaydı kesinlikle Albay Hakan Osman Sert görevden alınmazdı” diyen Alçı, şöyle devam etti: 

“Bülent Ersoy’un transseksüel kimliğinin hem sosyal medyadaki bu linç olayında hem de sonraki gelişmelerde çok etkili olduğunu düşünüyorum.

Bu arada özellikle ulusalcı kesimin Ersoy’a yönelik çok sert tepki göstermesinde ikinci bir neden de Bülent Hanım’ın seneler evvel söylediği bir cümle bence.

Ersoy, 2008’de “Ben artık ölüm değil çözüm istiyorum. Ben bu ortamda oğlumu askere göndermek istemezdim. Ölüm yerine çözüm istemek askerlikten soğutmak ya da vatan hainliği değildir” demişti ve bu sebeple 3 sene hapisle yargılanmıştı.

Ulusalcı kamuoyu Ersoy’un bu sözlerden ötürü geri adım atmasını istedi. Ama o hiçbir şekilde geri adım atmadı.”

AÇILIMI ÖVDÜ

Alçı, Bülent Ersoy’un ‘çözüm istiyorum’ sözleri üzerinden PKK açılımını övdü:

“Mahkemede duruşmalar boyunca “Ölüm değil çözüm istiyorum” diye haykırmaya devam etti Ersoy. Son derece kararlı bir duruş sergiledi. Üstelik tüm bu yaşananlar Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olan demokratik açılım ve çözüm sürecinden önceydi.”

Alçı Ersoy’un yerine “Kemalist bir sanatçı” olması halinde tavrın farklı olacağını savundu:

“Eğer Metin Akpınar ya da Müjdat Gezen Anıtkabir’i ziyarete gitseydi muhtemelen bu resmi karşılama ve ihtimam olmazdı. Albay Sert bunu yapmaya çekinirdi. Çekinmeyip bu iki sanatçımıza yardım etseydi de herhalde yine görevden alınırdı. Öyle olsaydı ben o zaman da buna karşı çıkardım. Tıpkı bu iki sanatçının yargılanmasına karşı çıktığım gibi.

Fakat Akpınar ve Gezen kesinlikle Bülent Ersoy gibi muhalefet tarafından yalnız bırakılmazdı. CHP ve İYİ Parti camiası yani mevcut rejimin ‘muhalefet’ kanadı bu iki Kemalist sanatçımızın yanında durur ve hükümeti tenkit ederlerdi. Oysa Bülent Ersoy hadisesinde gıklarını çıkarmadıkları gibi bir de linç korosuna katılanları oldu.” 

‘Bülent Ersoy’ kararından ulusalcılığı nasıl çıkardı?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!