İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nin emanet kasasından yaklaşık değeri 147 milyon lira olan 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmıştı.
T24 yazarı Tolga Şardan, “Büyükçekmece Adliyesi soygununda yeni bulgular: Timurtaş, 600 gram toz altını almamış!” başlıklı yazısında olaya ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu.
Firari şüpheli Erdal Timurtaş’ın uyuşturucu madde sanarak, torbanın içinde bulunan 600 gram toz altını almadığı iddiasını gündeme getiren Şardan, ayrıca emanetten çalınan altın miktarının 25 kilogramdan fazla olabileceğini öne sürdü.
Şardan’ın yazısından öne çıkanlar şöyle:
“Soyulan kasalardan birisinde, yine çalınan mücevheratın el konulduğu aynı suç soruşturması kapsamında emanete bırakılan yaklaşık 600 gram toz altın vardı. Toz altın, bir torba içinde duruyordu. Kasalarda yapılan araştırmada, torbadaki toz altının çalınmadığı anlaşıldı.
Yapılan değerlendirmede, şüpheli Timurtaş’ın torbadaki tozu büyük olasılıkla uyuşturucu madde sanarak almadığı görüşü ortaya atıldı. Timurtaş’ın yakalanması halinde vereceği ifadede -sorulursa- bu durum aydınlanacak.
ALTIN MİKTARI BİLİNENDEN FAZLA MI?
Çalınan kıymetli emanet eşyadan söz açılmışken, yine İstanbul’da emniyet kulislerine düşen bir iddia var. İddiaya göre, emanetten çalınan altın miktarı 25 kilogram değil. Daha fazla!
Bu konuda görüş şöyle; müfettişlerin yapacağı tespit önemli. Her ne kadar 25 kilogram altın olduğu ifade edilse de usulsüz vatandaşlık soruşturması sırasında tüm mallarına el konulan Kapalı Çarşı’daki iki kuyumcunun avukatlarında gözaltı işlemi sırasında iş yerlerindeki kıymetli eşyaya ait arama ve el koyma tutanakları mevcut.
Söz konusu tutanakların karşılaştırılmasıyla birlikte soygunda ne kadar altın çalındığı daha net anlaşılacak. Emniyet’te konuşulan çalıntı altın miktarı, “bilinenin iki katından fazla” olduğu.
Dediğim gibi, bu Emniyet kulislerine düşen bir bilgi. En sağlıklı tespiti elbette Adalet Bakanlığı müfettişleri yapacak.
‘KUYUMCULARIN ZARARINI DEVLET KARŞILAYACAK’
Yaşanan süreçle ilgili dikkat çekici bir bilgi daha vereyim.
Söz konusu emanet odasından çalınan kıymetli eşyanın değeri “şimdilik” 147 milyon lira dolayında.
El konulan eşyanın sahipleri, daha önce duyurduğum gibi Kapalı Çarşı’nın iki esnafı.
Edindiğim bilgiye göre, usulsüz vatandaşlık hakkı verilmesi soruşturması çerçevesinde gözaltına alınıp tutuklanan Kapalı Çarşı ekibinin dosyası, asıl suç örgütünden ayrıldı. Kuyumcular, haklarındaki “suç gelirlerinin aklanması” iddiası çerçevesinden soruşturuluyorlar halen. Mallarına bu sebeple el konmuştu ama o mallar şimdi ortada yok!
İşin asıl ilginç yanı bundan sonra yaşanacak. Dosyasının kovuşturmaya geçmesi yani yargılama safhası başlamasıyla birlikte suçtan elde edildiği gerekçesiyle devletin el koyma kararı verilmesi halinde kıymetli eşyalar kayıp olduğu için devlet zararı doğacak.
Tersi olup, şüpheliler, yargılama sonrasında el konulan mallarını yeniden edinmek durumda kaldıklarında altın ve gümüş yine ortada olmayacak!
Bu kez yargılama sonunda oluşacak yeni değer bedeli üzerinden kuyumcuların zararını devlet karşılayacak!
Çalınan kıymetli eşyalar bulunursa durum değişir elbette. Zaman içinde bu durum anlaşılacak.”