Cambaza bakmayı bırak, oyuna bak

Ahmet Yılmaz, 'Milli Muhalefet Sorunu' tartışma dizimiz için yazdı...

Cambaza bakmayı bırak, oyuna bak

Normal bir ülkede olması gereken siyasi iktidarın da, muhalefetin de millî olmasıdır.

Farklı sebeplerle bu durum mümkün değilse birinci öncelik siyasi iktidarın millî olmasıdır. Diyelim ki iktidar millî değil o zaman milletin ve devletin selameti için olmazsa olmaz şart muhalefetin millî olmasıdır.

Aksilik ya bir ülkede siyasi iktidar da millî değil, muhalefet de millî değil.

İşte o zaman “yandı gülüm keten helva veya buyrun cenaze namazına.”

“Arif’e tarif” ilkesiyle durum tespiti ve eleştiri kısmını kısa kesip doğruca çözüm önerisi kısmına gelirsek;

1- Bir ülkede idari yapı bozuksa siyasi yapıyı düzeltemezsiniz. Siyasi iktidar ölçü gözetmeksizin dilediği yeri il/ilçe yapabiliyorsa, oralardan da dilediği kişileri yasama organına (TBMM) üye “atayabiliyorsa” sorunu çözemezsiniz. Derdiniz “üzüm yemekse” önce idari yapıyı düzelteceksiniz ki üzerine kuracağınız siyasi yapı sağlıklı olabilsin, yaşayabilsin. (Burada söylemeye çalıştığım işin özü; 3 bin nüfuslu yer ilçe olurken 980 bin nüfuslu yer ilçe olamaz, 80 bin nüfuslu yer il olurken 18 milyon nüfuslu yer il olamaz, bir il 30 bin nüfusa 1 milletvekili ile temsil edilirken başka bir il 120 bin nüfusa 1 milletvekili ile temsil edilemez ve milletvekilliği nüfusa oranla tespit edilemez  ve işin aslı temsil nüfusa değil seçmen sayısına oranla olmalıdır.)

2- Siyasette meşruiyetin kaynağı yasama organı yani meclistir. Meclis üyelerini kim belirliyorsa meclis onun meclisidir. Yasama ve yürütme organının nasıl çalışacağını da meclis belirler, yargının nasıl olacağını da meclis belirler. Çünkü meclis yasa koyucudur, egemenliğin kullanım aracıdır.

3- İl ve ilçe başkanlarının, belediye başkanlarının, milletvekillerinin atandığı partiler sisteminde olmayan şey “adalet ve demokrasidir.” Bu tip partilerden oluşan bir sistemde yapılan seçimlerin adı seçim değil seçtirmedir. Despotlar, derebeyler arasında tercihte bulunmaya zorlanmanın adı demokrasi olamaz. Tecavüzcünüzü seçmeye zorlanmanın adı tercih veya seçim olamaz.

Uzatmayacağım.

Demokrasilerde vatandaşların egemenlik haklarını kullanmalarında siyasi partiler sistemin ana unsurlarındandır. Sonuçta iktidar da, muhalefet de siyasi partilerdir.

Mensubu, üyesi, yöneticisi olduğu siyasi partide ilçe başkanı seçmeye dahi hakkı olmayan vatandaşların meclise üye, ülkeye yönetici seçmesini beklemek aptallık veya ahmaklık değilse en hafif deyimle safdilliktir.

E güzel de iktidar millî değil.

Lâ havle…

Be güzel kardeşim senin söz hakkın yok. Mensubu, üyesi olduğun siyasi partide bile senin ilçe başkanını seçmeye hakkın yok, sen kalkmışsın yok iktidar millî değil, yok muhalefet millî değil, falan, filan…

İşin aslı seni “bu sistemde” adam yerine koyan yokken “bu kafayla” sen iktidar olsan bu ülke ne kazanır, sen hiç yaşamamış olsan bu ülke ne kaybeder?

Masal kısmını geçelim.

Adalet ve demokrasi mücadelesi vermeyenlerin fikir mücadelesi görev gereği değilse romantizmdir.

Adalet ve demokrasinin olmadığı yerde iktidar da, muhalefet de “sistemin sahipleri tarafından dizayn” edilir.

Tartışma ve yazı konusuna gelirsek: Aramızda kalsın ama “adalet ve demokrasinin olduğu yerde” gayrımillî unsurların iktidarda ve muhalefette egemen olması istisnadır.

Cambaza bakmayı bırak, oyuna bak.

Sevgi / Saygı / Dostlukla