Pandora’nın kutusundan rant çıkıyor… Çankaya’nın sağı-solu sobe, rant almayan ebe!

Mansur Yavaş-Sinan Aygün tartışması için 'Pandora’nın Kutusu açıldı' demiştik. Tartışılma sırası Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ile eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e gelecek. Peki şimdi neler olacak?

Pandora’nın kutusundan rant çıkıyor… Çankaya’nın sağı-solu sobe, rant almayan ebe!

Veryansın Tv

Dün “Koç Kuleleri ne olacak” diye sormuştuk. Bugün de sormaya devam ediyoruz, yarın da soracağız. Haberin ardından CHP içinde birçok kişinin Koç Kuleleri’ni tartışmaya açtığı öğrenildi. Ama basın da sessiz.

Veryansın Tv’nin farkı bu. CHP’ye ve AKP’ye yakın medyanın yazamadıklarını yazabilir. AKP ile CHP’li belediyelerin birlikte oluşturdukları rant kovanına çomak da sokabilir. Koç Kuleleri de bunlardan biri işte.

Şimdi geçmişe dönelim…

FETÖ’nün düğmeye bastığı o tarihe dönelim:

17-25 Aralık.

Bu operasyonda FETÖ’cü müteahhitler doğal olarak teğet geçildi. Sadece onlar mı, CHP’ye yakın müteahhitlere de dokunulmadı.

Sadece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakın müteahhit ve siyasilere yönelik operasyon yapıldı.

Bu kez sanki Ankara’da sıkışan gaz, artık kaçacak yer bulamadığı için, kendiliğinden patlayıverdi ve AKP’li, FETÖ’cü, CHP’li ayırmadan, bilinip de konuşulmayanlar, görülüp de yazılmayanlar ortalığa dökülüverdi.

KILIÇDAROĞLU: ADAYIM YA ALPER YA DA EKREM’Dİ!

2014 Yerel Seçimlerini gelin hep birlikte anımsayalım.

AKP Büyükşehir adayı Melih Gökçek’ti. CHP’de ise sürpriz biçimde, Ülkücü Mansur Yavaş aday yapılmıştı, o dönem ittifaklar söz konusu değildi, MHP gibi tüm partiler aday çıkartmışlardı.

CHP’de ise Yavaş’ın adaylığına tepkiler vardı. Mamak, Gölbaşı, Pursaklar, Sincan gibi büyük ilçelerde aday kıtlığı yaşanırken, çantada keklik görülen, Çankaya’da aday enflasyonu yaşanıyordu. Tam tamına 29 kişi, resmi olarak aday olmuştu. Adaylardan 25’i net bir biçimde ön seçim diye CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na baskı yaparken, bazı adaylar sessizce lobi faaliyeti yapıyorlardı.

MANSUR YAVAŞ’IN KULAĞINA FISILDANANLAR

O dönemde adaylığı netleşen Mansur Yavaş’ın kulağına birileri de, “Bakın seçimi almak istiyorsanız, tabanda size büyük tepki var, boykotu dillendiriyorlar, mutlaka güçlü bilinir bir Alevi ismi Çankaya adayı yapmak lazım, yoksa risk büyük” diye sürekli fısıldıyordu.

Türkiye genelinde CHP lideri, Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Şişli, İzmir, Konyaaltı vs. gibi CHP kalesi olan bütün il ve ilçelerin adaylarını belirlemişken, bir tek yer haftalardır açıklanamıyordu!

Bilin bakalım o ilçe neresiydi!

Evet doğru bildiniz…

Bugün Toga Kuleleri, Koç Kuleleri, Next Level, YDA İnşaat’ın demir kafesi, JW Mariotte Otel, ABD Büyükelçilik inşaatı, West Gate, Akçalı Yapı kooperatifi, CEPA Tower, BESA Kule, Su Kent Yapı Kooperatifi vs. gibi, adını sanını yazmayı unuttuğumuz birçok gökdelenin mantar gibi yükseldiği, Çankaya İlçesi…

O dönem CHP’nin popüler isimleri de Çankaya için aday adayıydı:

Yurt Gazetesi sahibi eski milletvekili Durdu Özbolat, eski Belediye Başkanı Haydar Yılmaz, Eski Milletvekili Necati Yılmaz, Milletvekili Yaşar Tüzün, PM üyesi Yaşar Seyman, el altından o dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Tekin Bingöl…

HÜSAMETTİN ÖZKAN DA SİNAN AYGÜN DE TAŞDELEN’E YAKIN

29 aday adayı, ön seçim için çalışırken, iki aday da lobi faaliyeti içindeydi. Bunlardan birisi, Murat Karayalçın’ın karşısına aday çıkarak, Melih Gökçek’in seçimleri alması ile anılan, eski belediye başkanı Doğan Taşdelen’in oğlu, Petrol Ofisi Ankara temsilcisi olan Alper Taşdelen’di.

Taşdelen için en büyük lobi faaliyetini, Kılıçdaroğlu’na çok yakın olduğu belirtilen dönemin Ankara milletvekili Sinan Aygün yürütüyordu.

Yine ABD’de yaşayan merhum iş insanı, Ali Rıza Bozkurt ve “ Beykoz Konaklarının yöneticisi” denilen eski Bakan Hüsamettin Özkan da Taşdelen için Kılıçdaroğlu’na kulis yapıyorlardı.

TAŞDELEN’İ İSTEMEYENLERE KILIÇDAROĞLU YUMRUĞU

9 Şubat 2014 günü, CHP Çankaya adayının Alper Taşdelen olduğunu duyan partililer adeta CHP Genel Merkezini kuşatma altına alarak, üç- dört gün süren büyük bir eyleme imza attı. Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuşurken, yaşlı bir partilinin ‘’Çankaya’da Taşdelen istemiyoruz’’ demesi üzerine, elini kürsüye vurmak sureti ile şöyle demişti:

“’Burası CHP liderinin sözü kesilecek yer değildir. Çıkartın bu adamı dışarı. Bakın arkadaşlar siz isteseniz de, istemeseniz de, bu partiyi gençleştireceğim. Adayım ya Alper Bey olacaktı ya da Ekrem Bey. İkisi de genç pırıl pırıl, başından beri ikisini düşündüm….”

Kimse Kılıçdaroğlu’nun gençleştirme politikasına karşı değildi. Başka genç adaylar da vardı… Ama Kılıçdaroğlu, yukarıdaki cümleleri sarf ederek bir şeyleri, itiraf ediyordu.

Geliyoruz Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekrem Bey diye bahsettiği o isme…

O dönem Kemal Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı olan 1982 doğumlu Bilkent Siyaset Bilimi mezunu Ekrem Kerem Oktay. Babası CHP’den eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Nebil Oktay.

Oktay TOBB’da çalışıyor ve görevi TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun Başdanışmanlığı!

Oktay, CHP liderinin başdanışmanlığını yürütürken, aynı zamanda da, AKP’ye yakın işadamı ve STK lideri Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun başdanışmanlığını yürütüyordu. Hisarcıklıoğlu’nun yurtdışı seyahatlerinde bile yanında olan Oktay daha sonra Muharrem İnce’ye imza vererek, Kılıçdaroğlu’nun muhalif saflarına geçti.

Düşünün, sosyal demokrat olma iddiasındaki CHP’nin liderinin Çankaya için düşündüğü, iki isimden birisi için eski ATO Başkanı Aygün, öbürü için de TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu kulis yapıyorlardı.

KRİTİK GÜNLERDEKİ RÖPORTAJ

Geliyoruz seçim sonuçlarına…

Efkan Ala’nın Yenimahalle’deki Nazım Hikmet Kongre Merkezi’ne ansızın gelerek, kapıları kapatarak, YSK önünde partililerin toplandığı anlara!

Mansur Yavaş, “seçim sonuçlarını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağım” derken, çiçeği burnundaki başkan Alper Taşdelen, bu açıklamaların üzerine Hürriyet Ankara eki editörü Deniz Gürel’e manşetten röportaj veriyor ve “Çankayalı’nın menfaati için, Gökçek ile kavga etmeden, konuşarak, iletişim halinde belediyeyi yöneteceğim” diyordu.

Yani Yavaş’ın hukuki mücadelesinin sonuçlarını beklememişti.

Umudu Çankaya’da kaybetti.

Bu yazıda ne anlatmak istiyoruz?

Aslında anlayan anladı ama biz yine sorular sorarak özetleyelim durumu:

İmar rantının en güçlü olduğu yerlerden biri hatta en güçlü yer olan Çankaya için neden hep sermayedarlar devrede?

Ve neden Kılıçdaroğlu hep sermayesi olanların sözünü dinledi?

Taşdelen’i destekleyenler Melih Gökçek’le neden hiç kavga etmezler?

Mansur Yavaş’ın Melih Gökçek kadar değeri yok mu?

Ya da onu bunu bırakın, tek bir sorunun yanıtını verin:

Bu Çankaya neden hep Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun, Sinan Aygün’ün, Hüsamettin Özkan’ın ve onların kontrollündeki adamların radarında?

Ne demiş John Steinbeck:

“Menfaat yasa tanımaz.”