1. Haberler
  2. Gündem
  3. CHP’den 6 kişi ihraç edildi: Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş da aralarında…

CHP’den 6 kişi ihraç edildi: Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş da aralarında…

CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndaki kayyım tartışmalarının ardından Gürsel Tekin, Savaş Aras, Erkan Narsap, Zeki Şen, Levent Çelik ve Barış Yarkadaş partiden ihraç edildi.

featured

Bugün toplanan CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nun kararına göre, Gürsel Tekin, Savaş Aras, Erkan Narsap, Zeki Şen, Levent Çelik ve Barış Yarkadaş, Parti Tüzüğü’nde “partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” hükmü uyarınca partiden kesin olarak ihraç edildi.

CHP’den toplantı sonrası yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Yüksek Disiplin Kurulumuzun 26.09.2025 tarihli toplantısında Gürsel Tekin, Savaş Aras, Erkan Narsap, Zeki Şen, Levent Çelik, Barış Yarkadaş isimli üyelerin Tüzüğümüzün 68/1-b maddesinde belirtilen “partide aldıkları görev ve sorumlulukla ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak” hükmü uyarınca kesin çıkarma cezasıyla cezalandırılmalarına; Yusuf Gögerkaya, Berhan Şimşek, Mustafa Yavuz, Zeynel Kızılkaya, Atakan Demirci, Koray Göbel, Ömer Kutlu, Cevher Sönmez isimli üyelerin Merkez Yönetim Kurulu’nun tedbirli olarak kesin çıkarma cezası talebiyle Kurulumuza sevk kararına yaptıkları itirazların reddine, tedbirin devamına karar verilmiştir.”

GÜRSEL TEKİN: SUÇA BULAŞMIŞ KİŞİLERİN ALDIĞI BİR KARAR…

Kararın ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürsel Tekin, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferi olarak ömrümü verdiğim partidem, suça bulaşmış kişilerin, partinin değil kendi şahsi çıkarlarının temsilciliğini yapanların aldığı bir kararla ihraç edildik. Bu kararın bizim onurumuzu zedelemesi mümkün değildir.

Biz bu partinin emektarlarıyız. Bu partiye yıllarımızı, alın terimizi, mücadelemizi verdik. Bizimle aynı yolda yürüyen binlerce yol arkadaşımızın emeğini yok sayarak kendi düzenlerini sürdürmeye çalışanların vereceği hiçbir karar CHP tarihine gölge düşüremez.

Bugün bizi ihraç edenler bilsinler ki aslında ihraç ettikleri biz değiliz; ihraç ettikleri kendi vicdanlarıdır, partinin onurlu geçmişidir. Bizim varlığımızı yok edemezsiniz. Çünkü biz CHP’nin vicdanıyız, kökleriyiz, hafızasıyız.

Şunu açıkça söylüyorum: Sizler bu partiden gittiğinizde, bu partiyi şaibelerden, kişisel hırslardan arındırdığınızda Cumhuriyet Halk Partisi daha da büyüyecek. Çünkü CHP, birkaç kişinin koltuğunu korumak için tasfiye ettiği insanların değil, Mustafa Kemal’in izinden giden milyonların partisidir.

Bizler, partimizi namussuzlardan, şaibelerden ve kirli düzenlerden temizlemek için mücadelemize devam edeceğiz. İhraç kararlarıyla bizi susturamazsınız. Tarih, bugün alınan bu haksız kararları değil, bu kararların karşısında dimdik duran bizleri yazacaktır.”

BARIŞ YARKADAŞ: GEÇ BİLE KALDINIZ!

Barış Yarkadaş ise “Geç bile kaldınız!” başlıklı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“CHP’nin mevcut yönetimi, hukukun temel ilkeleri yerine emir ve talimatla iş yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) aracılığıyla beni güya CHP’den ihraç ettirmiş.

Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim…

YDK’nın başı olan ve birçok suç iddiasından hakkında fezleke bulunan “başkan” ile arkadaşları bizi özetle “parti disiplinine uymamak”la suçlamış…

Hesap sormamız gereken kurulun başı, eline nasıl geçirdiğini çok iyi bildiğimiz o yetkiye dayanarak üst perdeden hüküm vermiş…

Sizin verdiğiniz o hüküm; geçersizdir!

Ben CHP’ye sadece tüzükle ya da kağıt üstündeki bir üyelik işlemiyle bağlı değilim.

Ben CHP’ye gönülden ve yürekten bağlıyım.

Verdiğiniz o karar sizin için ancak bir utanç vesilesi olur.

Bu kararı çocuklarınıza bile anlatamayacaksınız.

Evet; güya “cesur” gibi davranıp bir karar aldınız ve bunu da medyaya hızlıca duyurdunuz!

Oysa ki; yaptığımız cesaretinizden değil korkularınızdan kaynaklanıyor.

Korkaklar gibi davranıyor ve benimle yüzleşemiyorsunuz!

Eğer korkmamış olsaydınız;

Uydurduğunuz “suçumu” yüzüme söyler; savunma vermem için en azından bir “tebligat” gönderirdiniz.

Ben “disipline verildiğimi” HALK TV’den “ihraç edileceğim tarihi” ise ANKA AJANSI’ndan öğrendim.

Bana “suçumu ve yargılanacağım tarihe ilişkin bir tebligat” gönderemediniz.

Çünkü korkaksınız!

Yüzleşebilecek bir cesarete sahip değilsiniz!

Nasıl olacaksınız ki?

Kolay mı benim karşımda “hile karıştırarak kazandığınız koltukta oturup yüzüme “suçumu” söylemek!

Yapamazdınız!

Bunu yapamayacağınızı bildiğiniz için “yargısız infaz” yolunu seçerek “savunmamı” bile almadan size dayatılan bir kararın altına imza attınız.

Nasıl olsa sizi alkışlayan bir “yancı medyanız” ile etkisi altına aldığınız destekçileriniz var.

Nasıl olsa; o yankı odalarında sizi eleştiren herkesi “AKP’li” , “Sarayın adamı” diye yaftalıyor kendinizi bu şekilde tatmin ederek gerçeklerden kaçıyorsunuz.

Kaçın kaçın ama nereye kadar?

AK PARTİ’den öğrendiğiniz ve tekrar ettiğiniz “sözde yargılama” ile kendinizi bir yere kadar kandırırsınız.

Hanımlar, beyler…

Alttaki fotoğrafa iyi bakın..

Yıl 1995…

Yer CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı..

Biz o gün de oradaydık yarın da orada olacağız.

Dün de doğru bildiğimizi söylemekten kaçınmadık yarın da kaçınmayacağız !

Siz kendinize yakışanı yaparak savunmamızı bile almadan bizi infaz ettiniz!

Aldığınız kararı yüzümüze okuyacak cesaretiniz yok!

‘CHP’MİZE BULAŞTIRDIĞINIZ KİRİ PASI ATACAĞIZ’

Ama bakın ben haklılığımdan aldığım güçle bir kez daha haykırıyorum yüzünüze:

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası CHP’mize bulaştırdığınız kiri pası atacak, gerçek anlamda baba evimiz olan partimize sürülen lekesi çıkaracağız.

Haydi cesaretiniz varsa siz de söyleyin bunu ..

Söyleyin;

“Biz hiçbir yolsuzluk iddiasının üstünü örtmedik…”

“Biz kongre ve kurultaya hile karıştırmadık..”

“Biz kongre öncesi delegelere menfaat sağlamadık…”

“Biz elimize geçirdiğimiz belediyeler üzerinden sebepsiz zenginleşmedik..”

“Biz sadece maaşımızla yaşadık. Harama el sürmedik…”

Haydi söyleyin!

Neyse uzatmayalım…

Sizler aslında bu kararı vermekte geç bile kaldınız!

Sözde ihraç kararınızın benim nazarımda toz zerresi kadar bile değeri yoktur.

Talimatla aldığınız bu karar sizin için bir utanç benim için ise bir onur vesikasıdır.

Beni sözde ihraç etme talimatının geldiği gün benim için onurla anılacak bir gündür.

İnfaz kararım Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nden Atatürk”ün fotoğrafını indirdiğinizi deşifre ettiğim gün verildi.

İki ay kıvranıp konuyu unutturmaya çalıştınız. 2 Eylül günü ise korkakça düğmeye bastınız.

Tarih sizi Atatürk’ün fotoğrafını CHP’den kaldıranlar olarak yazacak.

Bu utancı ömür boyu taşıyacaksınız.

Tıpkı diğer aldığınız hukuksuz kararlar gibi…

Son söz:

CHP’ye icazetle gelmedik; icazetle de gitmeyeceğiz.

CHP bizim için “geçim kapısı” değil ideallerimizin buluştuğu çatının adıdır.

O çatının çökertilmesine izin vermeyeceğiz.

Buna hepiniz şahit olacaksınız.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. asıl ıhrac edılmesı gereken ozgur ozel ve ekıbı ama ….
    artıl gercekten altıok ılkelerıne baglı kemalıst unıter devlet yanlısı bir partının kurulması zamanı geldı de gecıyor bıle.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!