CHP’den Erdoğan’a ‘soykırım’ tepkisi: Hala çıt çıkmamıştır

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Üç gün geçmiştir. Ama Erdoğan’dan hala çıt çıkmamıştır.” ifadelerini kullandı.

CHP’den Erdoğan’a ‘soykırım’ tepkisi: Hala çıt çıkmamıştır

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK toplantısı sonrası açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan Biden’ın ‘soykırım’ çıkışına ilişkin açıklama gelmediğini hatırlatan Öztırak, “Bu defa Erdoğan, sadece Biden ’dan telefon beklemiştir. Üç aydır beklenen o telefon, ABD başkanının bir gün sonra yapacağı açıklamayı, tebliğ etmek için gelmiştir. Ama Saray’ın yaptığı ilk resmi açıklama, “Erdoğan ve Biden Haziran ayında NATO zirvesinde buluşacak” olmuştur. Ardından Erdoğan, Her kritik olayda yaptığı gibi sessizliğe bürünmüştür. Üç gün geçmiştir. Ama Erdoğan’dan hala çıt çıkmamıştır. Anlaşılan, NATO zirvesinde, Biden’la görüşme randevusu uğruna, en önemli Milli Bayramımızda, ülkemizin tarihine leke sürülmesine göz yumulmuştur.” ifadelerini kullandı.

Öztırak şöyle devam etti:

“Ne yazık ki Türkiye’miz, gayri ciddi bir yönetimin elinde, devlet aklıyla değil; Trol aklıyla yönetilmeye çalışılıyor. Erdoğan Şahsım Hükümeti, Yalanla, hakaretle, şirretlikle, trol söylemleriyle algıyı yönetmeye çalışıyor. ABD Başkanı’na gık çıkaramayan Erdoğan’ın vekilleri, trol ordularıyla saf tutmuş, sanki bu talihsiz açıklamayı CHP yapmış gibi, CHP’ye saldırıyor, olmadık hakaretler ediyor. Herhalde bu vekiller, Türkiye’yi kendi reislerinin yönettiğini unutmuş, CHP’nin yönettiğini sanıyor. Ama hakikatin şimşeği, algıyı paramparça ediyor. Erdoğan Şahsım Hükümetinin Türkiye’ye hafif geldiği, Türkiye’yi yönetme kapasite ve ehliyetine sahip olmadığı, artık her gün daha net görülüyor.

Milli olması gereken dış politikamızın, İhvan virüsüyle malul hale getirilmesi, iç siyasete malzeme edilmesi sonucunda, Ege’de, Doğu Akdeniz’de çıkarlarımızı savunmakta zorlanıyoruz. Yunan Dışişleri Bakanı ülkemize gelip, Erdoğan Şahsım Hükümetine parmak sallayabiliyor. Dış politikada güvenilirliğimizi, ve aranan bir dost olma özelliğimizi yitiriyoruz. Hükümet, milli çıkarlarımızı gerektiği gibi savunamıyor. Bunların tek sorumlusu vardır. O da Erdoğan’dır. Diplomasimizin, Kasaba siyasetçilerine emanet edilmesinin, hariciyemizin, AK Parti’nin arpalığına çevrilmesinin, rüşvetçilik suçlamasından aklanmamış eski siyasetçilerin bile, kırpılıp, kırpılıp büyükelçi yapılmasının cezasını, bugün 83 milyonluk koskoca bir ülke çekiyor.

-Erdoğan’ın “monşer” diyerek, istiskal ettiği diplomatlarımızın, 50 yıldır geçit vermediği “sözde soykırım meselesi”, Erdoğan’ın ehliyetsiz Şahsım Hükümeti elinde, Kalemizde rahatça gol oluyor. Bu acizlik, diplomatlarımızın 50 yıllık emeklerini çaldığı gibi, ASALA terör örgütünün şehit ettiği, onlarca diplomatımızın kemiklerini de sızlatıyor. Türkiye; böyle aciz bir yönetimi asla hak etmiyor. Bir sözümüz de, Emperyalist tezlere sarılıp, bu ülke topraklarında siyaset yaptıklarını zannedenlere… Rahmetli Hrant Dink’in şu sözleri, herkesin kulağına küpe olmalıdır: “Bu sorun Emperyalistlerin elinden alınmalı, Türkiye ve Ermenistan bu sorunu konuşarak, kardeşçe çözmelidir.” Unutulmasın! Emperyalistlerin gölgesinde yapılan, ezik siyaset anlayışı kabul edilemez. Milletimizin iradesi de, böyle bir siyaseti her zaman sandıkta buruşturup çöpe atar. Değerli Basın Mensupları; Cumhuriyetimizi kuran büyük irade, Genç Cumhuriyetin iktisadi ve mali politikasını, İki temel üzerine inşa etmiştir. Bunlardan ilki, “güçlü maliye”, Diğeri ise “sağlam paradır.” 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’yla da “Ülkedeki tüm mali işler, TBMM’nin denetimi altına alınmıştır."