CHP’den ‘süpersonik fezleke’ açıklaması: Herkes ayağını denk alsın

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç'un dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekeye, 'süpersonik fezleke' denilebileceğini savunarak 'Cumhurbaşkanı daha fazla sinirlenmesin' dedi.

CHP’den ‘süpersonik fezleke’ açıklaması: Herkes ayağını denk alsın

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekeye, “süpersonik fezleke” denilebileceğini savunarak, “Anayasa Komisyonu Başkanımızın, ‘Sayın Cumhurbaşkanı daha fazla sinirlenmesin’ deyip, bu dosyayı alelacele görüşeceğine ihtimal vermiyorum. Bunun sonuçlarının iyi düşünülmesi lazım.” dedi.

Altay, “Geçen günlerde Sayın Erdoğan’ın başlattığı, Sayın Engin Özkoç ile devam eden gerilimin kaynağına, nedenine iyi bakmak lazım.” diye konuştu.

Engin Altay, saygının saygıyı, nezaketin nezaketi, saygısızlığın da saygısızlığı doğurduğunu belirtti. Siyasetin nezaket ve vicdan işi olduğunu ifade eden Altay, buna uyması gereken birinci kişinin devletin başı olduğunu söyledi.

‘SÖYLEYENE DEĞİL SÖYLETENE BAK’

“Devletin başının nezaket kurallarına uymayan üslubunun, aşağıdan cevap bulmasını da bu çerçevede doğal karşılamak” gerektiğini iddia eden Altay, Özkoç’u eleştirenlere, “Söyleyene değil söyletene bak” atasözünü hatırlatmak istediğini belirtti. Altay, “Burada çok ama çok ağır tahrik unsuru, nefsi müdafaa, kötü sözün tekraren iadesi vardır. ‘Böyle olmasa daha mı iyiydi’ derseniz; elbette. Türkiye için Türk siyaseti için daha iyiydi. Siyaset eğer hoşgörü ikliminden çıkarsa, çığırından da çıkar. Çığırdan çıkan siyasetin iktidara da muhalefete de faydası olmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Altay, İdlib’te yaşananların 82 milyonu gerdiğini ifade ederek, savaş istememenin de bir hak olduğunu, savaş istemeyenlerin de en az Cumhurbaşkanı kadar İdlib şehitleri için üzüldüğünü vurguladı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekeyle ilgili basında “jet fezleke” benzetmesi yapıldığını anımsatan Altay,  buna ancak “süpersonik fezleke” denilebileceğini savundu.

Altay, Özkoç’un 4 Mart’ta açıklama yaptığını, 5 Mart’ta TBMM’ye dört ayrı suçtan 3 ayrı fezleke geldiğini anımsatarak, “Türkiye, yargının ağır işlediği ülkeler sıralamasında dünyada sonuncuyken bu kadar hızla, talimatla olduğu çok açık şekilde bu fezlekeleri hazırlayan savcıda hukukun kırıntısının olduğunu söylemek mümkün mü? Ankara Cumhuriyet Başsavcımız Anayasa’nın 83. Maddesi’ni hiç bilmez mi?” diye sordu.

“Ucube” fezlekelerle sadece Özkoç’a değil, TBMM’ye, yasamanın imtiyazına, Anayasal statüsüne açık darbe, ihlal olduğunu öne süren Altay, “Yargı sopasına boyun eğecek bir tek CHP’li, feda edilebilecek bir grup başkanvekilimiz, milletvekilimiz, il ve ilçe başkanımız, bir tek CHP üyemiz yoktur, olmayacaktır. Herkesi ayağını denk almaya, hukuka, Anayasa’ya bağlı kalmaya çağırıyorum. Evet gerilim vardır; bitirilmelidir.” dedi.

Altay, savcı ve yargıçlara, “Yürütmenin baskısından korkmayın, yürütmeye yaranmak için uğraşmayın. Elinizde Anayasa, kanunlar var. Cumhuriyetin savcısı olun, talimatla fezleke yollamayın, insanları tutuklamayın, yeni trajedilere yol açmayın. Kuvvetler ayrılığını incitmeyin.” diye seslendi.

ATEŞKES BİZİ MEMNUN ETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüşmesini de değerlendiren Altay, ateşkesin olmasının CHP’yi memnun ettiğini, bunun sevindirici bir tablo olduğunun altını çizdi.

Alan daraldığı için cihatçıların Türkiye’ye yaklaşma mesafesinin kısaldığını, Türkiye sınırlarına daha yakın olunacağını belirten Altay, bu konuda önlem alınmasını istedi.

Altay, Beşar Esed’in masada cismen olmadığını vurgulayarak, “Ancak ruhen ve fiilen Putin, Erdoğan ve Esad vardı. Bu anlaşmadan biz memnunuz. Sayın Bahçeli’nin haklı tepkisi ve talebinin karşılanmadığını düşünüyorum. Rusya’ya yönelik kimi talepleri vardı; özür, tazminat. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan Putin’e 4 soru sormasını istemişti, anlaşılıyor ki soramamış. Parmakla çağrılmak, onların bakanlarının ayağına koşa koşa gitmek hoş olmamıştır. Bir tarafta bizimkiler açısından ezik görüntü, bir tarafta hakim görüntü. Bir barış görüşmesine değil de bir şeyler ummaya gitmiş bir görüntü içimi incitmiştir.” ifadesini kullandı.