CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Milli Savunma Bakanlığı’na önemli sorular yöneltti.
Öztürkmen, “Atatürkçü teğmenlerimiz ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ dedikleri için ‘disiplinsizlikle’ suçlanıyor ve TSK’dan ihraçları isteniyor. Ancak sarık ve cübbeyle tarikat evinde poz veren amiral ise soruşturmaya uğramadan emekli edilmişti. Şimdi orduevlerinde keyif sürüyor. Ancak Montrö’yü ve Mavi Vatan’ı savunan amirallerimizin ise hâlâ orduevlerine girişlerinin yasak olduğunu öğrendik. Kırmızı bültenle aranan ve ‘kara para aklamakla’ suçlanan Botir Rahimov’un Türkiye’de ünlü bir otelde orijinal tümamiral üniformasıyla verdiği pozlara karşılık ise hiçbir şey yapılmıyor. Milli Savunma Bakanlığı, soru önergemize verdiği yanıtta sorularımızı geçiştiriyor! Asıl disiplinsizlikleri bırakıp, teğmenleri harcamaya kalkıyorlar. AKP iktidarı subayına göre muamele ediyor” dedi.
CHP Milletvekili Hasan Öztürkmen’in açıklamasının tamamı şöyle:
“Siyaset-mafya ve iş insanlarının karanlık buluşmalarıyla gündeme gelen ünlü bir otelde, orijinal tümamiral üniformasıyla poz veren bir kişinin basına düşen fotoğrafını göstermiş ve Milli Savunma Bakanlığına sorular yöneltmiştim.
O pozu veren kişi Botir Rahimov’du. Türk vatandaşı olduktan sonraki ismiyle Bahtiyar İkramoğlu… Kendisi şu an kırmızı bültenle aranıyor. Kara para aklayıcısı olduğu ileri sürülüyor. Özbekistan’ın tescilli oligarklarından olan Rahimov, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminde Türk vatandaşlığı alan yabancılardan sadece biri.
‘Türk subayının üniforması şerefidir’ diyerek Sayın Bakan’a şu soruları sormuştuk:
Bahtiyar İkramoğlu’nun giydiği üniforma, rütbe, sırma ve şapka orijinal midir? Orijinal ise kime hangi tümamirale aittir, tespit edilmiş midir?
Bir Deniz Kuvvetleri subayının, adı şaibelerle anılan bir kişiye resmi kıyafetlerini vermesi yasal mıdır?
Milli Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, söz konusu fotoğrafla ilgili bir inceleme başlatmış mıdır?
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’den soru önergemize aylar sonra tek cümlelik bir yanıt geldi. Yanıtta şöyle denildi: “Bakanlığımızdaki tüm iş ve işlemler mevzuat esaslarına göre yürütülmektedir. Arz ederim.”
Biz bu tek cümlelik yanıttan ne anlamamız gerektiğini çözemedik.
Yani Sayın Yaşar Güler, bir tümamiralin hakkında ağır iddialar olan bir kişiye üniformasını giydirmesi, TSK mevzuatlarına uygundur mu demek istiyor? Şanlı Deniz Kuvvetleri üniformasının kırmızı bültenle aranan bir kişinin üzerinde bulunması, asker onurunu incitmiyor mu? Bunu bir disiplin sorunu olarak görmüyor musunuz? Bunun neresi “mevzuat esaslarına uygun?

Sayın Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i verdiği bu tek cümlelik yanıta açıklık getirmeye ve soru önergemizde yanıtsız bıraktığı sorularımıza cevap vermeye çağırıyoruz.
Kara Harp Okulu töreninde kılıç çekerek “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diyen teğmenlerimizi TSK’dan ihraç etmeye kalkacağınıza, şanlı Türk Deniz Kuvvetleri’nin üniformasını bir suçluya giydirenleri bulun. Olayın üzerini örtmeyin. Ordunun disiplinini bozanlar bunlardır.
‘SARIKLI AMİRAL ORDUEVLERİNDE KEYİF SÜRÜYOR’
Size bir amirali daha hatırlatayım: Tuğamiral Mehmet Sarı. Namı diğer Sarıklı Cübbeli Amiral!
Üzerinde üniforması, altında makam aracıyla Ankara’da bir tarikat evine giden amiralin cübbeli ve sarıklı fotoğrafları kamuoyunda infial yaratmıştı. Tuğamiral Mehmet Sarı 2021 yılında hakkındaki disiplin soruşturması tamamlanmadan YAŞ kararıyla emekli edildi. Dikkatinizi çekerim ihraç edilmedi, emekli edildi! Hatta görevdeyken soruşturmayı yürütmesi gereken kurulun dahi hiç toplanmadığını öğrendik. Sarıklı cübbeli amiral şimdi orduevlerinde keyif sürüyor.
MONTRÖ’YÜ SAVUNAN AMİRALLERE ORDUEVİ YASAĞI
Aynı yıl, Montrö’ye sahip çıkan amirallerimizin başına neler geldiğini hatırlıyorsunuz. 104 Amiral günlerce linç edildi, darbecilikle suçlandı. Aralarında “Mavi Vatan” kavramının isim babası Amiral Cem Gürdeniz de bulunuyordu. Değerli amirallerimizi 9 gün nezarette tutunuz, haklarında dava açtınız. Bir yıl sonra beraat ettiler ancak dosyaları bir sopa olarak Yargıtay’da bekletilmeye devam ediyor. Hatta amirallerimizin orduevlerine girişlerini dahi yasakladınız. Bazı amirallerin bu yasağa karşı açtıkları davalar devam ediyor.
Sarıklı-cübbeli amirali kolluyor, suçluların amiral üniformasıyla poz vermesine susuyorsunuz. Öte yandan Montrö’ye sahip çıkan amiralleri mahkeme kapılarında süründürüyor, orduevlerine girişlerini yasaklıyorsunuz. “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diyen teğmenleri ihraç etmeye kalkıyorsunuz. AKP iktidarı, subayına göre muamele ediyor!
Ordunun gelenekleriyle oynadınız, yapısını bozdunuz, kurumlarını aldınız. Harp okullarını karıştırdınız, askeri hastaneleri kapattınız. Ordu’ya giren siyaset, artık “cemaat seviyesi”nden “tümen seviyesi”ne çıkmış, fakat “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” denildiğinde disiplin bozuluyor, öyle mi?
Bir Türk subayı ya Atatürk’ün subayıdır, ya da subay değildir! Türk Ordusu’nu karıştırmayı bırakın! Ellerinizi Türk subayının üzerinden çekin! Orduya siyaseti ve tarikatları sokmaya son verin. Ateş çemberi içinde vatan savunması veren Mehmetçiği rahat bırakın!”