CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘Gölge Dışişleri Bakanım’ dediği, CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel, Suriye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Uzgel, sığınmacı sorunuyla ilgili çözümlerini açıkladı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşülmesi gerektiğini belirten Uzgel, CHP iktidara gelirse geldiği andaki koşullara bakacaklarını, PYD’nin o günkü pozisyonuna bakacaklarını ve Rusya ile de ABD ile de göörüşeceklerini ifade etti.
Uzgel, “Güvenlik sorunu bitmeden, seçim kazandığınızın ertesi günü asker çekemezsiniz. Bu konuda da sığınmacı konusunda da İdlib konusunda da muhatap sonuçta Esad yönetimidir. Bütün bunların Esad yönetimiyle konuşulması gerekiyor ve bunların hepsi bir paket olarak görüşülmek zorunda. Herhangi bir tanesini tek başına ele alamazsınız. Bir de tabii Esad yönetiminin arkasında Rusya var, yanında İran var. Gerekirse onlarla da temas edeceksiniz. Başka türlü bunu çözemezsiniz. CHP iktidara geldiğinde, geldiği andaki koşullara bakar, PYD’nin o günkü pozisyonuna bakar, Rusya ile de ABD ile de görüşür ve konuyu tüm boyutlarıyla ele alır.” dedi.
‘KİMİNLE NEYİ GÖRÜŞECEKSİNİZ?’
Uzgel, konuya ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:
Önce PYD yöneticilerini Türkiye’ye davet edip görüşüp sonra da terörist ilan ederseniz. Aynı anda Esad yönetimini düşman ilan ederseniz kiminle neyi konuşacaksınız? İkisini birden yaparak hükümet aslında topu taca atmış oldu. YPG sizin için tehditse bunu oturup Esad ile görüşeceksiniz. Bunun başka bir yolu yok. Türkiye’nin temel politika yanlışı buydu. Bunların düzeltilmesi lazım. Suriye dosyası AKP’nin bıraktığı en korkunç dış politika mirası olacak. Rusya daha kolay. Kıbrıs da daha kolay. Karabağ daha kolay. Ege daha kolay.
‘KÜRT SORUNU KOCAMAN BİR ORTADOĞU SORUNUNA DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA’
Bunun bütüncül yaklaşılması gereken bir konu olduğu ortada ama öte yandan Kürt siyaseti de kendi içinde büyük ayrışmalar yaşıyor. Irak’taki Kürt bölgesinin kendi içinde Barzani- Talabani ekolünün çekişmesi var. Keza Irak’taki Kürt bölgesi ile PYD arasında derin görüş ayrılıkları var. Ve bu ayrışmaların hepsinin toplamında Kürt sorunu kocaman bir Ortadoğu sorununa dönüşmüş durumda. Türkiye içine dönersek… Kürt sorununun çözümüyle ilgili daha önceki denemeler yanlış ve eksik işledi. Oslo’da kapalı kapılar ardında iş yapıldı. 2013’te ise kamuoyuna açık bir süreçmiş gibi gösterildi ama meclis denklem dışında bırakıldı. Bir kere bugün yeniden çözüm arayışına girilecekse bunun adresi TBMM’dir ve de sürecin tamamen şeffaf yürütülmesi gerekir. Koşullar da çok çok değişti 10 yıl öncesine kıyasla. Aslına bakarsanız Türkiye Kürt meselesinin silahlı çözümü sürecinde çok yol kat etti. PKK çok geriletildi, Kuzey Irak’ta da her gün çok büyük zararlar veriyor. Türkiye’nin güvenlik güçlerinin askeri kapasitesi çok ilerledi, bunu görmek lazım.
‘KÜRT SİYASETÇİLERE KARŞI YÜRÜTÜLEN KAMPANYALAR’
Güvenlik kaygılarıyla ilgili ciddi mesafe alınmışken, Türkiye’deki seçilmiş Kürt siyasetçilere karşı yürütülen kampanyalar ve bunların doğal olarak Kürt seçmende yaratmış olduğu tepkiler ele alınmadan yola çıkılamaz. Terör sorunu yoktur demiyorum. Ama bunu doğru anlatamadığınız bir ortamda ABD, Suriye’de PYD’yi güçlendirmeye devam ediyor. Bunun tabii ki rahatsız edici bir boyutu var. En son Amerikalılar YPG’lilere hava eğitimi, helikopter eğitimi falan da vermeye başladı. Bu eğitimler ve onca silah ne için veriliyor? Amerika oradaki yapıyı kalıcılaştırmak istiyor muhtemelen.”











Şimdi bu pinokyonun KK’nın Çeviközden farkı ne?
Tam metinde doğru söylemiş. Akşam televizyonda çubuklarla mutlu olup sabah evde oturmakla bu iş olmuyor. Yanı başımızda kurulan orduyu da hesaba katıp diplomasi yapmaktan bahsediyor 22 senedir unutulan konu.
YeniCHP HDP’in PYD’nin PKK olduğunu, Kürt sorununun Kürdistan sorunu olduğunu inkar etmekte azimle direniyor.
bunlar mı iktidar olacak ülke yönetecek, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey.
Onların pozisyonu değişmedi, değişmez de emmi.
Soru şu; sizin pozisyonunuz ne olacak?
Bu konuyu hem ABD ve hem de Rusya ile görüşüp nasıl halledeceksiniz. Mevcut yönetim, temelde, farklı bir şey mi yapıyor.