1. Haberler
  2. Siyaset
  3. CHP’nin program taslağından ‘eşit yurttaşlık’ çıktı

CHP’nin program taslağından ‘eşit yurttaşlık’ çıktı

CHP lideri Özgür Özel’in “iktidar yürüyüşünde yurttaşlara çözümleri söyleme zamanı” diyerek tanıttığı parti programı taslağından ‘devlet güvenceli eşit yurttaşlık’ ve ‘toplumsal barış’ sözü çıktı.

featured

“Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye” başlığıyla hazırlanan yeni program taslağı CHP 39. Olağan Kurultayı kapsamında 28 Kasım’da oylamaya sunulacak. Kabul edilirse Aralık 2008 tarihli “Çağdaş Türkiye için Değişim” başlıklı program yerine geçecek.

Stüdyo Recap’tan Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre 132 sayfalık taslakta, mevcut programdaki tanımlama ve vaatlerle benzerlikler içermekle beraber “eşit yurttaşlık, kimlikler konusunda yenilikler” mevcut. Kendisini “sosyal demokrat parti” kimliğiyle anlatan CHP, Türkiye’yi ve geleceğini “sol yaklaşımla” kurguluyor.

Taslakta devlet, yurttaşları için “hak ve özgürlüklerin güvencesi” olarak tanımlanıyor. “Devlet işleyişi ve kamusal yaşam, keyfi ya da kişisel iradeye değil yazılı hukuk düzenine dayalı olacak” denilen metinde “demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü”nü temel ilkeler olarak kabul ettiğini yineleyen CHP, bu ilkelere bağlı yönetim içinse “parlamenter rejimi” şart görüyor.

İŞTE TASLAKTAN ÖNE ÇIKANLAR

Yazıcıoğlu’nun haberinde, şu ifadeler yer aldı:

“Demokratikleşme” için atılacak adımlardan bazıları şu şekilde:

“Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yerine öncelikle kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı parlamenter rejime geçiş sağlanacak.

Anayasa ve yasal değişikliklerle Yasama, Yürütme ve Yargı erkleri, demokratik hukuk devleti ilkesiyle şekillendirilecek.

Yasama faaliyetlerinde “çoğunluk” değil “çoğulculuk” olması için TBMM’deki mevcut işleyiş değiştirilecek. TBMM’nin denetim yetkisi artacak.

Hükümet, atanmışlar değil seçilmişlerden yani milletvekilleri içerisinden oluşturulacak.

Cumhurbaşkanı, ‘ulusal birliği’ temsil etmek üzere yeniden tarafsız ve az yetkili olacak. İktidar partisi ile devlet arasında bütünleşme engellenecek.

“Siyasi Etik Yasası” çıkarılacak. Siyasi Partiler Kanunu ile seçim mevzuatı katılımcı demokrasi anlayışıyla değiştirilecek. Seçim barajı yüzde 3’e ve siyasi partilere Hazine yardımı eşiği yüzde 1’e indirilecek.

Yargı bağımsızlığı gerekli yasal güvencelere kavuşturulacak, hakimler ile savcılara atama ve tayinlerde hukuki teminatlar sağlanacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları önündeki siyasi ve yasal engeller kaldırılacak. Bireysel başvuru hakkı genişletilerek, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları uygulanacak.

Yerel yönetimler mali ve idari alanda güçlendirilecek. Böylece merkezi idare yani Hükümet ile yerel yönetimler arasında dengeli yapı kurulacak.

Devleti yurttaş karşısında sahada temsil etmekte olan bürokrasi açısından liyakat ve uzmanlık esas olacak.

Polis ve jandarma için TBMM bünyesinde Kolluk Gözetim ve Denetim Komisyonu kurulacak.”

“Güçlü yurttaşlık” kavramıyla nasıl bir eşitlik öngörülüyor?

CHP, her türlü ayrımcılığı ortadan kaldıracak hukuki düzen ve devlet işleyişini hedeflediğini ve temel hak ve özgürlükler önündeki bütün engelleri kaldıracağını söylüyor.

Güçlü yurttaşlık kavramıyla, kendisini Türkiye’nin eşit ve onurlu yurttaşları olarak hisseden bireylerden oluşacak toplum amaçladığını ifade ediyor. Tüm yurttaşlar açısından ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkına saygı gösterileceği vaadi taslakta yer alıyor.

Taslağa göre vaatlerden bazıları şu şekilde;

“Farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin özgürce var olabildiği bir toplumsal yapı güçlendirilecek.

Kimsenin yaşından, cinsiyetinden, kimliğinden, inancından, cinsiyet kimliği ve cinsel yöneliminden, sosyo-ekonomik durumundan, engelli olma halinden, dünya görüşünden, yaşam tarzından veya benzeri sebeplerden dolayı dışlanmadığı ve baskı altına alınmadığı bir düzen inşa edilecek.

Adalete, sağlığa, eğitime, istihdama ve tüm kamusal hizmetlere eşit erişim sağlanacak.”

Mevcut programdan farklılıklar neler?

Program taslağında mevcut programdakinden farklı olarak, etnik kimlik olarak sadece Kürtlere ve Roman’lara özel vurgu yapılıyor.

Roman yurttaşlar için istihdam, eğitim, barınma, sağlık ve sosyal hizmetler odaklı kapsayıcı politikaların hayata geçirileceği aktarılıyor.

Mevcut programda, Lozan Anlaşması’na atıfta bulunularak, “dini ve kültürel azınlık” durumundaki yurttaşlardan söz ediliyordu. Taslakta, Lozan Anlaşması’ndan hiç bahsedilmiyor.

Taslakta Terörle Mücadele Kanununa dair değerlendirmelere de yer verildi ve “Türkiye’de insan ve maddi kaynak açısından zemin kazanmasına olanak verilmeyecek şekilde Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) değiştirilmesi öngörüldü.” ifadeleri kullanıldı.

Bir önceki programda yer alan “PKK’yı tamamen tasfiye etmek hem hakkı, hem de görevi” ifadesi, yeni programın taslağında yer almadı.

Mevcut programda, dini inançlar ve mezhepler açısından Diyanet İşleri’nin yeniden yapılandırılması hedefi var. Taslakta ise Diyanet’ten söz edilmiyor, laiklik ilkesi vurgulanıyor. “Yurttaşların dini inancı ve mezhebi nedeniyle ayrımcılığa uğramasına sıfır tolerans gösterilecek” deniyor.

Ayrıca Alevilere yönelik eşitsizliklere ve hak ihlallerine son verilerek, cemevlerine yasal ibadethane statüsü tanınması, Madımak Oteli’nin tarihsel bir utanç müzesi haline getirilmesi taslakta yer alan vaatlerden birkaçı. Mevcut programda ise, Madımak Oteli’nde Aleviliği yansıtacak Hoşgörü Merkezi kurulması öngörülüyordu.

Kürt Sorunu’na kapsamlı ve ‘eşitlikçi’ bir bakış içeriyor mu?

CHP, barış kavramını “herkes için adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün sağlandığı haysiyetli bir huzur ortamı” olarak tarif ediyor. “Barış, CHP için yalnızca bir ilke değil, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında insan onurunu, halkın birliğini ve ortak geleceği korumanın adıdır” deniliyor.

Eşit yurttaşlık temelinde toplumsal barış olabilmesi için “demokrasi elzem” diyen CHP’ye göre; “Kürt sorununda kalıcı çözüm, terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı, demokratik bir siyasi ve toplumsal düzenin kurulmasıyla sağlanacak.”

Çözüm için ayrıca “derinleşmiş eşitsizliklerin giderilmesi ve kalkınma” kapsamında planlamalara ilişkin, “Kürt yurttaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bölgelerde derinleşmiş eşitsizliklerin giderilmesi, toplumsal barışın ve refahın kalıcı hale gelmesinde kritik bir öneme sahiptir. Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için güçlü bir bölgesel kalkınma programı hayata geçirilecek. Eğitim, sağlık, istihdam, altyapı, dijitalleşme ve gelir adaleti alanlarında oluşan yapısal eşitsizliklerin çözümü için yatırımlar artırılacak. Bölgenin ekonomik potansiyelini ortaya çıkaran, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir refah düzeni oluşturulacak” ifadeleri taslakta yer alıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği

Taslakta toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmaları kapsamında gerçekleştirilmesi öngörülen planlamalar da yer alıyor.

Buna göre;

Toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışıyla siyasette eşit temsil gerçekleştirilecek.

Kadın-erkek eşitliği alanında gerekli tüm hukuki ve siyasi adımlar atılacak.

Bu noktada; LGBTİ+ hakları bakımından eşit ve güçlü yurttaşlık vaadiyle birlikte “cinsel yönelim” ifadesi taslakta yer alıyor:

“Kimsenin yaşından, cinsiyetinden, kimliğinden, inancından, cinsiyet kimliği ve cinsel yöneliminden, sosyo-ekonomik durumundan, engelli olma halinden, dünya görüşünden, yaşam tarzından veya benzeri sebeplerden dolayı dışlanmadığı ve baskı altına alınmadığı bir düzen inşa edilecek.”

LGBTİ+’ları da kapsayacak şekilde “Hiçbir yurttaşın kimliğini gizlemek zorunda kalmaması temel önceliğimiz olacaktır” sözü de veriliyor.

Program taslağında; ekonomi, dış politika, çevre, enerji gibi başlıklarda yer alıyor.

Parti programları partinin kimliğini ve ideolojisini ortaya koyması bakımından önemlidir. Bu programlar, siyasi partiler için “anayasa” niteliğindedir ve hangi hedefler için siyaset yaptıklarını açıklar. Siyasi partiler neleri, hangi ilkelere göre yapacağını da anlatır; bir nevi seçmenlerine söz verir.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. 27 Kasım 2025, 10:40

    Siz bizi aptal yerine koyuyorsunuz belli, cehaletiniz yüzünüzden akıyor. Ama bu kadar cehalet tesadüf değil. Yakında Türk milleti yanıtını verecek hepinize.

  2. Hiç Türk kelimesi yok. Bir de Atatürk’ün arkasına sığınırlar ne oldu “Ne mutlu Türk’üm diyene “. Atatürk’ün adını bile ağzınıza almayın

  3. Allah belanızı versin, çoluğunuz çocuğunuz yetim ve öksüz büyüsün.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!