Çıkın ve bunu yüksek sesle açıklayın: Bu sınav böyle yapılamaz!

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'a 'sınav' çağrısı geldi: Eğer bu iş kafanıza yatmıyorsa, eğer bu işi 2,5 milyon evladımız için riskli buluyorsanız, bunu bir televizyon programında bir soruya kısık sesle verilmiş bir yanıt olarak geçiştiremezsiniz!

Çıkın ve bunu yüksek sesle açıklayın: Bu sınav böyle yapılamaz!

Yaklaşan LGS ve YKS sıvanları, öğrencileri koronavirüs nedeniyle tedirgin ediyor. Yaklaşık 2 buçuk milyon öğrencinin bir araya getirileceği sınav için Profesör Mehmet Ceyhan, “2,5 milyon öğrenciyi bir araya getirip, bu sınavı yapmak risklidir” demişti. Gazeteci Fatih Altaylı, Ceyhan’ı bir basın toplantısı düzenleyerek bu çağrıyı yüksek sesle gündeme getirmeye çağırdı.

Altaylı’nın yazısının satır başları şöyle:

“İki merkezi sınav bu hafta ve önümüzdeki hafta yapılacak. Milli Savunma Üniversitesi sınavında olanlardan sonra öğrencilerde zaten var olan tedirginlik arttı.
Ben dahil pek çok televizyoncu, ekranda bu konuyu tartıştık, tartıştırdık.
Sevgili Profesör Mehmet Ceyhan da, televizyona çıktı ve bu konuya değindi.
Bilim Kurulu’nun bu popüler üyesi çıktığı televizyon kanalında şöyle demiş:
“2,5 milyon öğrenciyi bir araya getirip, bu sınavı yapmak risklidir. Bulaş tehlikesini elbette arttırır.”
Ve sınavın yaratacağı diğer sorunları da sıralayıp “Gençlere de kulak vermek lazım. Herkes konuşuyor, onlar konuşmuyor” demiş.
Mehmet Ceyhan Hocamız duymadı ama ben Teke Tek’te bana mail atan bir genci yayına bağlattım ve konuşturdum.
Bizim televizyon yönetimi hop oturup hop kalktı ama ben gençlere güvenirim.
Bağlanan Buket kızımız çok da güzel anlattı dertlerini. Heyecandan biraz eksik olsa da.
Gençler korkuyor hocam.
Ve siz onların korkmakta haklı olduğunu söylüyorsunuz!
Bakın Mehmet Hocam, sizin bu söylediklerinizi bu şekilde ben söylerim, başkası söyler ama siz söyleyemezsiniz.
Siz Bilim Kurulu üyesi değilsiniz ama herkes sizi öyle zannediyor.
İktidara yakın gazeteler bile sizi “Bilim Kurulu üyesi” diye tanıtıyor.
Öyle ki, kurulun gerçekten üyesi olan Ateş Kara Hocamız ile birlikte üyesi olmadığınız bu kurulun en popüler “üyelerinden” birisiniz.
Eğer bu iş kafanıza yatmıyorsa, eğer bu işi 2,5 milyon evladımız için riskli buluyorsanız, bunu bir televizyon programında bir soruya kısık sesle verilmiş bir yanıt olarak geçiştiremezsiniz.
Bir bilim adamı olarak oraya çıkar, gerekirse bir basın toplantısı yapar ve yüksek sesle, “ARKADAŞLAR BU SINAVI BU TARİHTE VE BU ŞEKİLDE YAPMAK EVLATLARIMIZI RİSKE ATMAKTIR. BU SINAV BÖYLE YAPILMAMALIDIR. BEN BİR SAĞLIK BAKANLIĞI BİLİM KURULU ÜYESİ OLARAK BUNU DOĞRU BULMUYORUM” demeniz gerekir.
Tabii Bilim Kurulu üyesi olmadığınızı da yüksek sesle açıklamanız.
Bilim adamlığı bunu gerektirir. “