Çocuklarının eğitimi için ilginç bir karar aldılar

Amerika'nın Ohio eyaletinde yaşayan Taylor Catron ve eşi Derek çocuklarının eğitimi için ilginç bir karar aldı. Çift çocuklarını okuldan alarak sadece onları Youtube ve Netflix ile eğitiyor.

Çocuklarının eğitimi için ilginç bir karar aldılar

Çiftin evde eğitim macerası ilk çocukları olan 7 yaşındaki Dereon’u 2016 yılında okuldan almalarıyla başlamış.

O günden bu yana çift Dereon ile birlikte daha küçük üç çocuğuna (Aerity, Three, Aeviny) da evde eğitim veriyor.

Çift evde eğitimde müfredata bağlı kalmıyor.

Taylor ve Derek çocuklarını sık sık müzelere götürüyor, birlikte doğa yürüyüşlerine çıkıyorlar ve Netflix’ten, Mavi Gezegen ya da Hayat Hikayesi gibi belgeselleri izlettiriyorlar.

 

ÇOCUKLARA SORUMLULUK VERİYORUZ

Evde eğitim her zaman böyle eğlence ve oyunla geçmiyor, bazen bir hafta boyunca her gün çalışma kitaplarıyla ders çalışıyor ve yaprak testler çözüyorlar.

Nasıl birer ebeveyn olduklarını anlatırken Taylor şunları söylüyor: “Çocuklara mümkün olduğunca fazla sorumluluk vermeye çalışıyoruz. Çocuklar ne zaman isterse ne zaman soru sorarsa bunu bir derse dönüştürüyoruz, her zaman bir sonraki ders konumuzun ne olması gerektiğine birlikte karar veriyoruz.”

Daha çok oyun temelli bir eğitimi benimsiyoruz.

Aile birlikte hayvanat bahçelerine gidiyor, müzeleri ziyaret ediyor ve sık sık öğrenme merkezlerine gidiyor. Bunun yanı sıra temel eğitimi de ihmal etmiyorlar, okullarda kullanılan kitapları temin eden çift çocuklarına bu kitaplardan da eğitim veriyor. Ancak diyor Taylor, bunu asgaride tutmaya özen gösteriyoruz.

Gerçek hayatı öğrenmelerini istiyoruz.

Çift günün birinde dünya turuna çıkmayı istiyor, o zaman çocuklarını dünyanın dört bir tarafındaki okullara götürmeye ve hayatı hayatın içinde öğretmeye gayret edeceklerini belirtiyor. Taylor, “biz onların 40 kişilik sınıflarda hayata dair bir şeyler öğrenebileceklerine inanmıyoruz, hayatı yaşayarak öğrenmeleri taraftarıyız” diyor. 

Okullarda öğretilmeyen, ancak çocuklarımızın öğrenmesini istediğimiz çok şey var.

Çift okullarda verilen eğitimi kalitesine ve yapılan testlerin çocukların seviyesini ölçebildiğine inanmıyor. Okullarda öğretilen şeylerin, gerçekten çocuklarının öğrenmesini istedikleri şeyler olduğundan da emin değiller. Hayata dair pek çok şeyin okullarda öğretilmediğini söyleyen çift, çocuklarını iyi eğittiklerine inanıyor, baba Derek, “birileri çocuklarımızla konuştuğunda onların sahip olduğu bilgileri görünce çok şaşırıyor” diyor ve ekliyor “çocuklarımızı okula göndermemenin onlar adına aldığımız en iyi karar olduğuna inanıyoruz”

Çift, çocuklarının eğitiminde modern teknolojinin olumlu katkısının olduğunu söylüyor.

Anne Taylor, “Çocukların merak ettiği, bize sorduğu, öğrenmek istediği her şey hakkında Netflix ve Youtube’da eğitici videolar bulmak mümkün. Netflix’te yer alan Our Planet, Life Story, Abstract, Oceans, Blue Planet, Explained, Nature’s Weirdest Events, Growing Up Wild, Age of Tanks gibi pek çok belgeseli ailece izledik. Bunun dışında Youtube’da da pek çok eğitim videosu var, bunlardan da istifade ediyoruz” diyor.

Çift bu belgesel ve videoların eğitici olduğuna, çocuklarının buralardan pek çok kelime öğrendiğine inanıyor. Bu programların, bir yandan yaratıcılığı ve problem çözme becerilerini geliştirirken diğer yandan çocuklara hayata dair gerçekleri, eğlenceli bilgileri ve iyi bir insan olmayı öğrettiğine inanıyorlar.

Çiftin çocuklarının geleneksel eğitim almasına karşı çıkmalarının bir başka sebebi ise okulların yaratıcılığı öldürmesi.

Çift çocuklarını gönderecekleri iyi bir okul ararken karşılarına sürekli standart testler ve klasik bir eğitim anlayışı çıkmış. Çift, buralarda bir şey öğrenmenin mümkün olmadığına inanıyor, bu okulların çocuklara verebileceği tek şeyin ezberletilmiş bilgiler ve yazılı notları olduğunu düşünüyor. Taylor, “Tarihte gerçekte ne olduğunu, Afro-Amerikan kültürünü, vs. geleneksel eğitim içinde öğrenmenin imkanı yok. Bütün bunların dışında okullar hayal gücünü ve yaratıcılığı beslemiyor. Çocukların günde 6 saat bir sınıfta sessizce oturarak bir şeyler öğrenmeleri mümkün değil, bu sadece onları sıradan bireyler haline getiriyor. Çocuklar etrafta koşuşturmalı ve her gün binlerce soru sormalı.”

Çocukların arkadaş edinmesinde bir sorun yok.

Okula gitmeyen çocukların nasıl arkadaş edinecekleri sorusuna da cevap veriyor Taylor, “Çocuklarımın düzinelerce arkadaşı var, düzenli olarak görüşüyorlar ve çocukların arkadaş edinme konusunda hiçbir problem yaşamıyor. En büyük oğlum, hayatımda gördüğüm en arkadaş canlısı ve dışa dönük çocuk. Gittiğimiz her yerde arkadaş ediniyorlar. Yaşadığım yerde bulunan okuldaki çocukların böylesine çok arkadaşı olduğunu düşünmüyorum” diyor.

Çift kendisini eleştirenlere şöyle cevap veriyor: Bazı şeyleri farklı yapıyor olmamız bizim yanlış olduğumuzu veya çocuklarımıza kötü bir eğitim verdiğimizi göstermez.

Dünyadaki en iyi eğitim sistemi Finlandiya’da, orada da sınavlar yok, ev ödevleri yok, çocuklar neredeyse tüm vaktini dışarıda oyun oynayarak geçiriyor. Çocuklarımızın eğitim hakkını ellerinden almıyoruz, sadece kendileri için mümkün olan en iyi şekilde öğrenmelerini sağlıyoruz.