Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tepki çeken cuma hutbesi için Diyanet İşleri Başkanlığı’na teşekkür etti.
Altun, “Hayatın birçok noktasında bilinçleri uyandıran, İslami perspektiften doğruyu ve yanlışı öğreten, daima iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, şiddetten uzak durmayı ve daha birçok olumlu davranışı tavsiye eden hutbeler hazırladığı için Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür ediyor, sırtlamış olduğu bu ulvi ve önemli görevi başarıyla sürdürmelerini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Fahrettin Altun, şunları kaydetti:
“Hayatın her alanından Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de yer alan emirlerini ve Peygamber Efendimizin (s.a.s) sünnetini aktaran cuma hutbeleri, toplumumuzun bilinçlenmesinde, dinimizin gereklerinin tam ve eksiksiz olarak anlaşılmasında çok önemli bir role sahiptir. İdrak ettiğimiz son mübarek cuma namazında hazırlanan hutbe de öncelikle bu çerçevede değerlendirilmelidir. Dinlemesi cuma namazına giden her Müslümanın üzerine farz olan cuma hutbesinde bahsedilen hususlar, toplumumuzu ifsad eden hayasızlıklardan ve bunların İslam’da haram kılındığından çok net ve anlaşılır şekilde aktarılmış, Müslümanlar üzerinde önemli bir etki de uyandırmıştır. Böylesine önemli bir hususta ve her hafta hayatın birçok noktasında bilinçleri uyandıran, İslami perspektiften doğruyu ve yanlışı öğreten, daima iyiliği, güzelliği, yardımlaşmayı, şiddetten uzak durmayı ve daha birçok olumlu davranışı tavsiye eden hutbeler hazırladığı için Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür ediyor, sırtlamış olduğu bu ulvi ve önemli görevi başarıyla sürdürmelerini diliyorum.”
Yasalarımızda görevi “İslâm dininin inanç, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” olan Diyanet İşleri Başkanlığımızın en önemli ve gündelik hayatımıza etki eden faaliyetlerinden biri, ülkemizin her…
— Fahrettin Altun (@fahrettinaltun) May 3, 2025
NE OLMUŞTU?
Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün bugün Cuma Hutbesi, “Nefsi ve Nesli İfşat Eden Büyük Günah: Zina” başlığıyla yayınlandı. Bugün camilerde okutulacak hutbede, zinanın aile kurumuna yapılan en büyük saldırı olduğu ifadelerine yer verilmişti.
Zinanın “yuvaların dağılmasına sebep olan, gençlerin umutlarını karartan, hayallerini yıkan apaçık bir hayasızlık” olduğu belirtilen Cuma Hutbesi’nde, “Zina; toplumun ahlaki değerlerini kökünden sarsan, maddi ve manevi birçok hastalığın yaygınlaşmasına zemin hazırlayan çirkin bir davranıştır” denilmişti.
Hutbede, “İster gerçek hayatta, ister sanal âlemde, isterse yazılı ve görsel medyada kişiyi zinaya götüren söz, tutum ve davranışların tamamı haramdır” ifadeleri yer almıştı.
‘FLÖRT’ GİBİ KAVRAMLARLA BU BÜYÜK GÜNAH MASUM GÖSTERİLEMEZ’
Aralarında dinen evlenme engeli olmayan bir erkek ve bir kadının baş başa kalması ya da ev arkadaşlığı adı altında bir arada bulunmasının da haram olduğu görüşüne yer verilen hutbede şu ifadelere yer verilmişti:
“‘Flört, dost hayatı, arkadaşlık, kaçamak, aldatma’ gibi kavramlarla bu büyük günah asla masum gösterilemez. ‘Gönül ilişkisi, yasak aşk, gençlik hevesi, düzeyli birliktelik’ gibi sözlerle zinayı meşrulaştırmak, harama giden yola kapı aralamaktır. ‘Çapkınlık’ denilerek övünülen şey, esasında bir zinakârlıktır, insanın namusuna göz dikmektir, haramdır. Hele hele özgürlük adıyla bütün dünyaya dayatılmaya çalışılan ve Lût (a.s)’ın kavmini helake sürükleyen eşcinsellik ise Allah’ın lanetlediği bir sapkınlıktır, haramdır, büyük bir günahtır.
‘DOSTLUK VE DERTLEŞME GİBİ DÜŞÜNCELERLE BAŞLAYAN KADIN ERKEK ARKADAŞLIKLARI KİŞİLERİ ZİNA BATAĞINA ÇEKMEKTEDİR’
İslami ve insani değerleri hiçe sayan müstehcen reklamlar, sanat adı altında yapılan gayr-i ahlaki tiyatro, sinema ve dizi filmler, zinayı meşru göstermeye çalışmaktadır. Dijital mecralarda yaygınlaşan, evlilik müessesesini istismar eden sohbet ve evlilik siteleri, gençleri evlilikten uzaklaştırmakta, zinaya sürüklemektedir. Dostluk ve dertleşme gibi düşüncelerle başlayan kadın erkek arkadaşlıkları kişileri, zina batağına çekmektedir.
Hâsılı, göz, harama baka baka; kulak, günahı dinleye dinleye; dil, kötülüğü konuşa konuşa zinaya alışmakta, sonrasında bu çirkin fiili işlemek sıradan hale gelmektedir. Değerli Müminler, kötülüğün işlenmesi kadar onun yaygınlaşmasına zemin hazırlamak da büyük bir günah, ağır bir vebaldir. İnsan onurunu ayaklar altına alan zinanın ve ona götüren yolların magazin programlarına malzeme olması asla kabul edilemez. Çok nadir görülen çirkin bir hadisenin, çarpık bir ilişkinin, bazı gündüz kuşağı programlarında, sinema ve dizilerde reyting uğruna haftalarca gündemde tutulması, toplumun dini ve ahlaki değerlerini hiçe sayan büyük bir sorumsuzluktur. Aile birliğine zarar veren zinayı işleyenlerle, bunların yaptığı kötülükleri ekranlara taşıyan ya da sosyal medyada paylaşanlar aynı günahın ortaklarıdır. Aziz Müslümanlar, zinanın panzehri evliliktir. Meşru bir evlilik, insanın bütün kötülüklerden sığınabileceği güçlü bir siper, muhkem bir kaledir.”

4 kadın + sayısız cariye + sonsuza kadar huriler = normal
ama iki yetişkinin karşılıklı rızaya dayalı doğal yönelimi sapkınlık
hayatın her alanından soyutladığınız tecrit ettiğiniz ruhsal bedensel sevmeyi sevilmeyi burnundan getirdiğiniz insanlara, yetmiyor, bir de sürekli alay etme, itibar onur suikasti, aşağılama, yalnızlaştırma, öfke kin nefret söylemi, ayrımcılık politikası
he he dıj güjler lobiler falan, hep onlar yapıyor
bi anlasanız, insan yaratılmamıştır, milyarlarca yıl sonunda bugünkü haline ulaşmıştır, doğayı düzgün okusanız
niyeyse o ülkeler helak olmadıkları gibi dünyayı parmağında oynatıyorlar
sözde kemalistler bile acayip derecede homofobikler, sahiden de afganistan iran ligindeyiz
batı’yı sevdiğimden değil elbette ama hayatın doğanın gerçeklerini kim önce kabul eder, kim güçlü bir duruş sergiler de boş inançlarla avunmayı bırakırsa önce o yol alıp savunmada ekonomide eğitimde ilerliyor ve biz toplum olarak bu vizyondan fersah fersah uzağız maalesef
eşcinselleri savunduğundan da değil ama bi rahat bırakın arkadaş zaten 10 – 0 yenik başlıyorlar hayata yahu
hepsi zeki müren bülent ersoy kadar şanslı değiller işte
o köy enstitüleri kapatılmamalıydı
Hasa sözüm meclisten dışarı. Bozacinin şahidi diraci
Bundan sonra gelecek hükümet diyanet işleri başkanlığıni acilen kapatmalidir. Diyanet haddini aşmış amacı dışına çıkmıştır. Siyasetin borazani olmuştur. Zinayı suç olmaktan çıkaran bu hükümettir.
Diyanet okumayan cahil kesime bir sürü yalan söylemekte, okuyan kesimin nefretine hedef olmaktadır.
DİYANET KAPATILSIN.