Cumhurbaşkanı Erdoğan SEKA fabrikasını Millet Bahçesi yapmakla övündü!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Tank Palet fabrikasının Katar'a kiralanmasıyla ilgili eleştirilerin zamanında milli fabrikamız SEKA'nın kapatılmasında da yapıldığını söyledi. Kapatılan SEKA yerine müze ve millet bahçesi yapıldığını söyleyen Erdoğan "Gerçi bunlarda böyle bir zevk de yok" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan SEKA fabrikasını Millet Bahçesi yapmakla övündü!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi'nde “Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkını Elde Etmesinin 86. Yıl Dönümü” programında konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Sakarya'daki Tank Palet Fabrikası'nın bedelsiz şekilde Katar'a kiralanmasıyla ilgili eleştirilere yanıt veren Erdoğan, "Bunlar kadar yalanı rahat söyleyebilen bir siyasetçi tanımadım" dedi.

Türkiye'nin en büyük milli kağıt fabrikası SEKA'nın kapatılmasında da benzer eleştiriler yapıldığını hatırlatan Erdoğan, SEKA yerine müze ve millet bahçesi yapıldığını söyledi. Erdoğan, "Bunlarda böyle bir zevk de yok" dedi.

Erdoğan şöyle konuştu:

İşte daha geçenlerde... Gördünüz, cenaze namazında bile bu ahlâksız, terbiyesiz adam yanında birisiyle konuşurken pişmiş kelle gibi sırıtıyor. Yahu bu milletin değerleri, kutsalları var. Siz bu kutsallara karşı bu denli ahlâki olmayan yollara tevessül edemezsiniz.

İnanıyorum ki ilk seçimlerde bunlar çok daha büyük bir dersi Allah'ın izniyle alacaklar.

Her defasında yalanı yüzüne vurulduğu halde aynı iftiraları tekrarlayan zihniyetten başka ne beklenir? Bunun kadar, bunlar kadar yalanı rahat söyleyebilen bir siyasetçi tanımadım. Akşam yalan, sabah yalan. Bir doğru konuş, dürüst konuş. Kaç kez Sakarya'daki tank-palet fabrikasıyla ilgili her şeyi ortaya koyduysak bununla ilgili konuşuyor. Buradan sana ekmek çıkmaz. Zira burada zarar eden bir fabrikası varken, şimdi BMC ile ortak faaliyette olan Katar'ın yaptığı yatırımla buranın hem renöve edilmesi, makinelerin yenilenmesiyle bu süreçte bu fabrika kendimize ait tanklarımızın bakım onarımı da yeni atılacak adımlara kadar çok ciddi bir yatırım olarak ortaya çıkmıştır. Siz buna benzer işleri SEKA'da da yaptınız. Biz SEKA'da adımı attık, şimdi SEKA diye bir şey kalmadı. Biz SEKA'yı hem müze hem millet bahçesi haline getirdik. Bunlarda böyle bir zevk de yok."

CHP'YE ÇATTI: 40 TAKLA ATAN BUNLAR DEĞİL Mİ?

Erdoğan, "CHP'de kendi mensuplarını bile isyan ettiren tecavüzlere sessiz kalan zihniyetin kadın hakları konusunda söyleyecek hiçbir sözü olamaz. Belediye başkanlarının, belediye başkan yardımcılarının aşağılık kabahatlerini örtmek için 40 takla atan bunlar değil mi?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Senin tecavüzcün kötü benimki iyi, senin ahlaksızın kötü benimki iyi, yaklaşımı kadar iğrenç bir anlayış yoktur. İçlerindeki rezillik ve kepazeliklere bakmadan önlerine gelene çamur atmayı siyaset kılıfıyla örtmeye kalkanların maskelerini düşüreceğiz" dedi.

Erdoğan, "Bay Kemal, senin milletvekilin askerime hakaret edecek, senin ağzından bununla ilgili olumsuz ifade çıkmayacak. Bu millet seni affetmeyecek. Hakaret edilen ordu ve onun her mensubu birer Mehmetçiktir. Biz Mehmetçiğimizi size yedirtmeyiz ve yedirtmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Tank Paleti Fabrikası'yla ilgili her şeyi vesikalarıyla ortaya koyduğumuz halde hala bunu konuşuyor. Buradan ekmek çıkmaz, boşuna konuşma" dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ MESAJI

Erdoğan konuşmalarına şöyle devam etti:

"CHP'li hanım kardeşlerimize, Türkiye'deki tüm kadınlara sesleniyorum, partisindeki taciz ve tecavüz furyasına sessiz kalan hatta her hadisenin üzerini örtmeye çalışan, önüne gelene hakaret eden bu zata ve partisine ilk fırsatta unutamayacakları bir ders verin."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnancımız ve kültürümüzle ilgisi olmayan birtakım yanlış uygulamaları ve adetleri, aile kurumunu yıkmak için kullanmaya kalkanların sinsi oyunlarına gelmeyeceğiz." dedi.

Erdoğan, "İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere bu çerçevede zaman zaman yaşanan tartışmaların işin özünden ziyade hala süren yanlış uygulamalarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Kimi yanlışları düzeltirken kimi yanlışlara yol açacak savrulmalara meydan vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

SEKA'NIN GÖZ YAŞARTAN HİKAYESİ

Geçen yıl kaybettiğimiz düşünce adımımız Metin Aydoğan, Verynasın Tv'deki köşesinde, kapatılan SEKA'nın hikayesini "Kağıt ve SEKA: Uygarlığı yok etmek!" başlıklı yazısıyla anlatmıştı.

İşte o yazının satır başları:

"Kurtuluş Savaşı; yapımı henüz bitmemiş bir binada, memur olarak lise öğrencilerinin çalıştığı ve milletvekili sıralarının Ankara Lisesi’nden getirildiği bir binadan yönetildi.2

Birçok akşam, ‘bir kahveden ödünç alınan’3 petrol lambalarına gaz bulunamadığı için, Meclis mum ışığında çalışıyor, milletvekilleri sabahlara dek süren ‘ateşli tartışmaları’, birbirlerini tam olarak görmeden yapıyordu.4

Meclis tutanaklarının tutulması başlı başına bir sorundu. Yazıcı eksikliği yanında ana sorun kağıt yokluğuydu. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını gerçeği yansıtarak tarihe taşıyacak tutanak yazıcılığına büyük önem veriyordu. Bu nedenle, kağıt yokluğunun sıkıntısını en çok o çekmişti. Meclis tutanakları; dilekçe kağıtlarına, mektup kağıtlarına, hatta kese kağıtlarına yazılıyordu.

Kağıt yoksunluğu nedeniyle çekilen sıkıntıyı hiç unutmadı. Kitaba ve okumaya önem veren yapısıyla, kağıdı uygarlığın ölçütü olarak görüyordu. Kağıt konusunu ilk çözülecek sorunlar içine aldı ve kurtuluştan sonra kağıt sanayisi kurmayı başardı.

1933 yılında yürürlüğe sokulan, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda kağıt ve karton fabrikalarının kurulması öngörüldü. Önce bir kağıt fabrikası kurulacak, ardından ikinci kağıt fabrikası ile selüloz fabrikası yapılacaktı. Bu iş için, Sümerbank’ta, kağıt sanayisinin simge ismi Mehmed Ali Kağıtçı görevlendirilmişti.5

İlk fabrikanın temeli, 14 Ağustos 1934 tarihinde İzmit’te atıldı ve yirmi ay sonra 18 Nisan 1936’da Cumhuriyet ilk kağıdını üretti. Bu fabrika, uzun yıllar Türkiye’nin kağıt ihtiyacını karşıladı.6

SEKA D, 1991 yılındaki 31. Sayısında, bu konuda şu bilgiyi vermiştir; “Atatürk, kağıt konusunun ele alındığı Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken elinde, Mehmed Ali Kağıtçı’nın ‘Selioz ve Kağıt’ adlı kitabı vardı. Kitabın ilk sayfalarının ara başlığı şudur: Selülöz sanayiinde tüketen değil, üreten olmalıyız. Ve anlaşılmıştır

ki, milli kağıt gerçek, düşünce özgürlüğünün, kültür haysiyetinin ve milli savunmanın da temel varlıklarından birisidir.”7

DALAMAN VE BALIKESİR SEKA

1971 yılında Dalaman’da, SEKA bir fabrika daha açtı. Bu fabrika; kağıt, karton türleriyle selüloz ve kimyasal mamuller alanında çalışan büyük bir entegre tesisti. Kağıt sektöründe yalnızca Türkiye’nin değil Ortadoğu ve Balkanlar’ın da en büyük tesisiydi. Günde ortalama 200 ton kağıt, 130 ton karton, 120 ton kuşe kağıt ve 230 ton sülfat ve viskos selülozu üretiyordu.8

Viskos selilozu, Dünyada yalnızca 9 tesiste imal ediliyordu ve bu değerli maddenin üretiminde SEKA-Dalaman Fabrikası üçüncü sıradaydı.9

1981 yılında Balıkesir’de bir fabrika daha açıldı. Fabrikanın kuruluş maliyeti 198 milyon dolardı. İzmit ve Balıkesir fabrikaları yerli gazete ve kitap kağıdı üretiyordu. İşletme binaları, 1200 dönüm arazisi, 60 bin metrekarelik kapalı olanlı fabrikası ve 203 lojmanı vardı.

SEKA’NIN TALANI

Dünya Bankası (emperyalizm diye okuyabilirsiniz) SEKA’nın özelleştirme adıyla tasfiye edilmesini ısrarla istiyordu. Tesisler, bu isteğe uygun olarak önce etkisizleştirildi. İşçi çıkarmaları yapıldı. Tesisler yenilenmedi ve daha sonra üretime son verildi. Ardından, çok düşük bedellerle satıldı.

İlk uygulama, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı, Mesut Yılmaz’ın Başbakan olduğu 1998’de yapıldı. Kocaeli’nde (Gölcük-Kavaklı) SEKA’nın 1600 dönümlük değerli arazisi, üzerindeki doğal varlıklarla birlikte ücretsiz olarak otomobil devi Ford’a bedelsiz verildi. Demirel temel atma töreninde; “Ben böyle yatırımlar için Çankaya’nın bahçesini bile veririm” dedi. Mesut Yılmaz, yargının verdiği yürütmeyi durdurma kararını kast ederek; “kuru gürültüye pabuç bırakmadık” dedi.10

Balıkesir SEKA kâğıt fabrikası AKP hükümeti tarafından önce kapatıldı. Ardından 2003 yılında satıldı! Kentin neredeyse içerisindeki yüzlerce dönüm arazisi; binaları, lojmanları, ambarları, fabrikaları ve makineleri dahil yalnızca 1 milyon 100 bin dolara yani İstanbul’da ortalama bir daire fiyatına satıldı.11

Danıştay 13. Dairesi, söz konusu satışı iptal etti. Alıcı şirketin itirazları sonrasında 5 kez daha iptal kararı aldı. Danıştay kararında, “Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası bu rakamlara özelleştirilemez. Kamuya iade edilmelidir” diyordu.

Fabrika iade edilmedi. Üstelik satış taksitleri de düzenli ödenmedi.12 Aradan 9 yıl geçti. Hükümet yasal bir düzenleme yaptı ve “özelleştirme ihaleleri konusunda yargının verdiği kararlarda son sözü bakanlar kurulunun söylemesini” kabul etti. Bakanlar Kurulu, Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası’nı şirkete verdi. Fabrika kapatıldı. 2018 yılında yeniden üretime başlayacağı duyuruldu. Üretim hâlâ başlamadı.13

GELİNEN YER

Türkiye’de bugün, kağıt gereksiniminin hemen tümü dışarıdan geliyor. Dolar kurundaki hızlı değişim, kağıtla ilgili bütün alanları olumsuz etkiledi. Gazeteler ve kitap yayıncıları güç duruma düştü. Kağıt maliyetleri sürekli artıyor, fiyatı saat başı değişiyor. Kağıt fiyatları 2 yıl içimde iki katına çıktı. Kitap kağıdının da tonu bir ay içinde 750 Euro’dan 900 Euro’ya yükseldi. Hem maliyet hem de kur arttı.14

Dünya Bankası aracılığıyla SEKA’ya yöneltilen saldırının nedenini en güzel SEKA’nın kendisi açıkladı. SEKA Dergisi’nin 1991 yılında yayınlanan 37. Sayısında şu saptama yapılmıştı; “Kağıt ve Selüloz Sanayinin kuruluşunu, diğer herhangi bir fabrikaya benzetmek hatadır. Emperyalizm, düşünceyi ve dili sonsuzlaştıran kağıdı ‘ithal maddesi’ olarak bıraktığında; ülkelerin geleceğinin, ordusunu silahsız bırakmaktan farksız olacağını elbette biliyordu. Bu nedenledir ki, selüloz ve kağıt sanayinden yoksun bir Türkiye düşünenler, gerçek bağımsızlığın anlamını bilmeyen inanç yoksunu kişilerdir…”15

DİPNOTLAR

1 “Kitap Kıyımı” Yalçın Kaya, Tiglat Matbaacılık, 2001, sf. 50

2 “İlk Meclis”, Prof. Dr. H. Veldet Velidedeoğlu, Çağdaş Yay, 2. Baskı, sf.15

3 “Atatürk”Lord Kinross, Altın Kitap Yay. İst., 1994 sf.262

4 “İlk Meclis” Prof. H. V. Velidedeoğlu Çağdaş Yay., 2. Baskı,sf 12-13-15

5 https://www.aydinlik.com.tr/izmitliler-saatini-seka-ya-gore-ayarlardi-turkiye-agustos-2018

6 https://www.aydinlik.com.tr/izmitliler-saatini-seka-ya-gore-ayarlardi-turkiye-agustos-2018

7 SEKA Dergisi, Temmuz-Ağustos 1990, Sayı:31, akt.; Yalçın Arslan, https://www.aydinlik.com.tr/izmitliler-saatini-seka-ya-gore-ayarlardi-turkiye-agustos-2018

8 “SEKA-Dalaman Gerçeği”, İnal Batu, http://www.milliyet.com.tr/2000/10/01/siyaset/siy06.html

9 “SEKA-Dalaman Gerçeği”, İnal Batu http://www.milliyet.com.tr/2000/10/01/siyaset/siy06.html

10 “Bataklıkta Dev Yatırım”, İhsan Yılmaz, http://www.milliyet.com.tr/1998/07/27/ekonomi/eko00.html

11 http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/bir-satis-oykusu-38724932

12 https://odatv.com/yeni-safaka-seka-kiyagi-2205131200.html

13 https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/fabrikayi-muze-yaptik-gazete-ve-kitap-basacak-kagit-bulamiyoruz-2593605/

14 https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/fabrikayi-muze-yaptik-gazete-ve-kitap-basacak-kagit-bulamiyoruz-2593605/

15 SEKA DERGİSİ, Temmuz-Ağustos 1991, Sayı:37, akt.;Yalçın Arslan,https://www.aydinlik.com.tr/izmitliler-saatini-seka-ya-gore-ayarlardi-turkiye-agustos-2018