Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, WhatsApp’ın uygulamaya koyduğu yeni veri politikasına ilişkin, “Ben de büyük ihtimalle kapatacağım WhatsApp’ı. Onay vermeyeceğim. Bir Avrupa vatandaşına sağladığı istisnayı bana neden sağlamıyor? Veya benden istediği şeyleri neden onlardan istemiyor? Burada ne oluyor? Hangi bilgileri nereyle paylaşacak, beni hangi kümenin parçası olarak görüyor? Son tahlilde bunu eşit vatandaşlar olarak alıp kullanmıyor muyuz?” dedi.
Dün gece CNN Türk’te yayınlanan “Ne oluyor?” programına katılan İbrahim Kalın, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kalın, ABD Başkanı seçilen Biden’ın, adalet alanında kuracağı ekibin Türkiye’ye yansımaları ve terör örgütü FETÖ lideri Fetullah Gülen’in durumu hakkındaki olası gelişmeleri değerlendirdi.
BIDEN’LE NELER OLACAK?
Türkiye’nin FETÖ konusunda net delilleri ve belgeleri muhataplarına ilettiğini anımsatan Kalın, “Onlar adına bir şey söyleyemem ama bizim bu konuda ortaya koyduğumuz bilgiler, belgeler, bunlarla ilgili kesinleşmiş tutuklama kararları, mahkeme kararları hepsi ortada. Bu konuda ABD, hem uluslararası hukuk açısından hem ikili ilişkiler açısında, hem müttefiklik ruhu açısından mutlaka adım atmalı. Aksi halde bizim kamuoyumuzda ABD’de bir kesimin devletin içindeki birtakım grupların bu terör örgütüne kol kanat gerdiğine dair olan kanaat giderek güçlenecek. Daha da derinleşecek. Bugün Türkiye’de siyasi görüşlerden bağımsız olarak bir anket yapın. Bu konuda herhalde kamuoyunun ne düşündüğü ortada. Amerikalılar bazen şikayet ediyorlar ‘Türkiye’de neden böyle bir algı var.’ diye. Bu algıyı biz oluşturmadık. Bu algıyı FETÖ’ye karşı hiçbir adım atmayarak siz oluşturdunuz.” diye konuştu.
‘SOSYAL MEDYA AMERİKAN MAHKEMELERİNDEN DAHA GÜÇLÜ’
Kalın, konuşmasının devamında, “ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya hesaplarının kapatılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz, ifade özgürlüğünü ihlal eden bir durum olarak düşünüyor musunuz? Türkiye’de de bu platformlar hakkında tartışmalar var” sorusunu yanıtladı.
Sosyal medya platformlarının aldığı kararların, Amerikan siyasetinden ve mahkemelerinden daha güçlü olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Kalın, şöyle devam etti:
“Şirket kendisi hiçbir mahkeme kararı olmadan, herhangi bir kongre veya yasal bir zorunluluk olmadan kendisi bir değerlendirme yaptı. Amerika Başkanı’nın hesabını bir seferde kapattı. Aslında ‘Hepinizden güçlüyüm.’ demiş oldu. Bu ileriye dönük platformların fonksiyonuna nasıl etki yapacağı üzerinden konuşulacak bir konu. Bunun siyasi, hukuksal ve ifade özgürlüğü boyutlarını uzun süre konuşacağız. Böyle bir tarafı var. Bir taraftan sosyal medyanın ve paylaşım platformlarının artan etkisini gösteriyor. Konvansiyonel medyanın dışında bu tür platformların etkili olduğunu gösteriyor. Şunu da görmek lazım. Son tahlilde bunlar ifade özgürlüğünün saf kendi zatında, mücessem ifadelerinden ziyade şirketlerin yönettiği birtakım platformlar. Bunu hiçbir zaman göz ardı etmememiz lazım. Bunun arkasında milyar dolarlık şirketler var.”
Kalın söz konusu sosyal medya platformlarının hayatın bir parçası olduğuna dikkati çekerek, platformların son tahlilde bir şirket olduğunu vurguladı.
WHATSAPP’A TEPKİ
Türkiye’de de son bir yılda bu şirketlerin durumunun gündeme geldiğini anımsatan Kalın, şöyle devam etti:
“Bu şirketlerin Türkiye’de ofis açmaması konusu. Çok basit bir soru sorduk. Avrupa’da açıyorsunuz. ‘Durumumuz farklı’ dediler. Şimdi ofis açmaya başladılar. Alternatifler üretilecektir. Biz de kullanıyoruz ister istemez. Son birkaç gündür görüyorum ve çok haklı bir tepki. Ben de buna destek oluyorum. Ben de büyük ihtimalle kapatacağım WhatsApp’ı. Onay vermeyeceğim. Bir Avrupa vatandaşına sağladığı istisnayı bana neden sağlamıyor? Veya benden istediği şeyleri neden onlardan istemiyor? Burada ne oluyor? Hangi bilgileri nereyle paylaşacak, beni hangi kümenin parçası olarak görüyor? Son tahlilde bunu eşit vatandaşlar olarak alıp kullanmıyor muyuz? O da bu kullanım üzerinden para kazanıyor. Bizim üzerimizden para kazanıyor. Biz WhatsApp’a para ödemiyoruz ama başka yerlerden para kazanıyor. Bilgiyi de kullanıyor, bir borsa değeri oluşturuyor.”
YUNANİSTAN’LA GÜZEL GELİŞMELER UMUYORUZ
Kalın, Yunanistan’la ilişkilerde de güzel gelişmelerin olmasını umduklarını dile getirerek, “Cumhurbaşkanımız AB Komisyonu Başkanıyla iyi bir telefon görüşmesi yaptı. Bu ayın sonunda iki AB Başkanı ülkemizi ziyaret edecek. Onun hazırlıkları kapsamında Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu Brüksel’e gidecek. Görüşmeler yapacak. Orada bir pozitif havanın oluşturulmasıyla ilgili elverişli bir zemin var. Bununla ilgili çalışmaların yakın zamanda iyi neticeler vereceğini söyleyebilirim” dedi.
Vize serbestisi konusunda ise Türkiye’nin bütün gereklilikleri tamamladığını anımsatan Kalın, sözlerini, “Türkiye terörle mücadele eden PKK, DEAŞ ve FETÖ ile mücadele eden bir ülke olarak, kendi kanunlarının gerekçelerini de izah etti. Vize serbestisi 2013’te çözülmesi beklenen bir konuydu. Burada Türkiye’ye büyük bir haksızlık yapıldı. AB ile ilgisi olmayan Latin Amerika’dan ve Orta Doğu’dan bazı ülkeler sisteme dahil edilirken, Türkiye’nin dışında tutulması başka şeyleri akla getiriyor. Bunlar da görüşülecek. İki AB Başkanı gelince bunlar da görüşülecek. 18 Mart Göç Mutabakatı, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, müzakerelerin başlaması ve fasılların açılması var. Yaptırım ajandası geride kaldı.” diye tamamladı.
Ulusal guvenlik denen bir olay yok bizde. Cumhurbaskanligi sozcusu whatsapp kullaniyor. Olaya bak.