1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Cumhuriyet bayrağı altındaki edebiyatçı: Ceyhun Atuf Kansu

Cumhuriyet bayrağı altındaki edebiyatçı: Ceyhun Atuf Kansu

featured

Hasan Murat Doğan yazdı…

Ceyhun Atuf Kansu’nun adını ilk defa 80’li yılların sonlarında, lise yıllarımın başlarında öğrenmiştim, Timur Selçuk’un bir şarkısından. Şarkıyı Kansu’nun ‘Bağımsızlık Gülü’ başlıklı şiirinden büyük sanatçı Timur Selçuk bestelemiş ve söylemişti. Çocuk sayılabilecek bir yaşta dinlediğim bu şarkıdan çok etkilenmiş, dinlerken tüylerim diken diken olmuştu. İlk dinleyişimin üzerinden kırk yıl civarı bir zaman geçmiş olmasına rağmen, bu şarkıyı hala tüylerim diken diken olarak dinlerim. Bu şarkıyı bir tür bağımsızlığımızın ve halkçı cumhuriyetimizin marşı olarak nitelendiririm. Şiirin, şarkının şu son bölümü beni daha da çok etkiler:

‘Yerine koymak, kutsamak o gülü

Hangi yerine?

Mustafa Kemal’in bahçesine

Bir ulusun suladığı beslediği

Yediveren bağımsızlık gülü’

Yakın zaman önce Ceyhun Atuf Kansu’nun ‘Cumhuriyet Bayrağı Altında’ adında, ‘yaşamöykümde devrim’ alt başlığındaki kitabını okudum. Sevdiğim kişilerin yaşam öykülerini okumak bana ayrı bir sevinç verir, her sayfası heyecanlandırır, çokça şeyler öğretir. Kansu’nun yaşam öyküsü de bu duyguları, beklediğimden fazlasıyla yaşattı.

Kitap, büyük Atatürk’ün 30 Ağustos 2024 tarihinde Dumlupınar’da yaptığı konuşmasından alınan şu sözlerle başlıyor:

‘’Bu kadar yaslara katlanıp yıkımlara uğradıktan sonra, Türk hiç kuşkusuz öğrenmiştir ki yurdu yeniden yapmak ve orada mutlu ve özgür yaşayabilmek için egemenliği hiç elden bırakmamak ve cumhuriyet bayrağı altında bütün çocuklarını toplu ve dikkatli bulundurmak gerektir.’’(1) 

Kansu, Ankara Hacıbayram’daki evlerini anlatarak başlıyor yaşam öyküsüne. Bu evde ‘cumhuriyet’ sözcüğünü dört, beş yaşlarındayken, ilk defa nasıl duyduğunu o günün heyecanıyla anlatıyor. O günden sonra da cumhuriyet düşüncesinden, cumhuriyetimizin ilkelerinden, Atatürk Devrimi’nden, Atatürk’ün cumhuriyet bayrağı altından hiç ayrılmıyor. Cumhuriyetle büyüyor, yetişiyor, cumhuriyet yolunda yürüyor.

Kansu yaşam öyküsünü, İstanbul’dan Ankara’ya gelişlerini, o zamanki Ankara’nın durumunu, Saman Pazarı’nı, Atatürk’ün büyük Söylev’ini, bağ evindeki çocukluk anılarını, Atatürk Devrimi’nin ne olup, ne olmadığını, Kubilay olayını, onuncu yıl coşkusunu, halkevlerini, köy enstitülerini, cumhuriyetimizin büyük atılımlarını anlatarak sürdürüyor. 

Kansu düşünsel bakışında ve yaşamında önemli gördüğü yerleri, olayları, atılımları, dönemleri, çeşitli başlıklar altında ayrı ayrı anlatıyor. Gereksiz kişisel anılara girmiyor. Başlıkla ilgili kendi yaşamından bilgileri kararında anlatıyor; konuyla ilgili düşüncelerini yaşamıyla harmanlıyor.

Kansu’nun şair olduğunu bilmeyen birisi bile, bu kitabı okuduğunda Kansu’nun özünde esaslı bir şair kimliği taşıdığını mutlaka anlar. Kansu düzyazısını adeta şiire yaslamış, anlatımı şiirsel, şairane. Kitaptan alıntıladığım sadece şu cümleler bile bunu kanıtlamaya yeterli:

‘’Ne var ki, ulusçuluk ülküsü, halkçılık ülküsüyle birleşerek bir kan bireşimi gibi aktı damarlarımda. Bugün de, yaşadığım günlerden, düşlerimden, deneylerimden biriktirdiğim değerlerin başında, halk toprağından kazıya kazıya çıkardığım ulusçuluk tohumu gelir. Kendimi eleştirdiğimde, artı topladığımda, eksi çıkardığımda, bir Türk halkçısı olarak görüyorum kendimi. Kurtuluş Savaşı ulusçuluğuna aşıladığım halk ve emek dalı, benim dünya görüşüm ağacımda devrimci bir çiçek gibi açıyor. Kendi kuramımdır bu benim. ( Ve en çok sevdiğim sözcükler: Ulusal Kurtuluş Savaşı, halk, emek, devrim, halkçılık, bağımsızlık, özgürlük. Sevgili sözcüklerim!) Anadolu halk tarihinden, Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan ve Atatürk öğretisinden çıkardığım bir toprak testi ki, suyumu ve şarabımı o testiden içiyorum. Uyanıklığım ve esrikliğim bundandır.’’(2) 

Kansu kendisini küçük kentsoylu olarak tanımlıyor. Ancak daha ilk gençlik yıllarından itibaren, gözlemleri, okudukları ve yaptığı Anadolu yolculuklarının da etkisiyle, halkçı, ulusçu kimliği, kişiliği oluşuyor. Gençlik yıllarından itibaren, halkın sorunlarıyla ilgileniyor, halkı için düşünüyor, çözümler üretiyor, tartışıyor, şiirler, yazılar yazıyor. Hekim olduktan sonra, yine Anadolu’da halkının sağlık sorunlarına da derman olmak için çalışıyor, çabalıyor. 

‘Cumhuriyet Bayrağı Altında’ kitabı hakkındaki ilk bilgilerimi geçen sonbaharda, Oktay Akbal’ın 1973 yılı sonlarında yazdığı bir denemesinden öğrendim; kitabı en kısa zamanda okumayı kafama koymuştum. Ondan kısa bir zaman sonra, yaşamın güzel bir rastlantısıyla, Ceyhun Atuf Kansu’nun oğlu Işık Kansu ile Ankara Kitap Fuarı’nda tanışma sevincine eriştim.     

Işık Kansu, yaklaşık kırk yıldır yazılarını, kitaplarını ilgiyle, beğenerek okuduğum değerli bir gazeteci yazar. Babası gibi cumhuriyetçi çizgisinden hiç sapmamış, cumhuriyet bayrağı altından hiç ayrılmamış değerli bir aydın. Aynı liseden mezun olduğumuzu belirterek tanıştığım Işık Kansu ile ayaküstü uzunca sohbet ettik. Ünlü bir kişi olmasına rağmen, kendisinde en ufak bir kibir, insana tepeden bakan bir tavır görmedim. Son derece nazik, alçak gönüllü, arkadaşça yaklaşımıyla konuştuk. Ondan kısa bir süre sonra da, gazetede kendisini ziyaret etme isteğimi kırmayarak, odasında yine uzunca bir süre sohbet ettik. 

Işık ağabeye, Oktay Akbal’ın yazısından ve ‘Cumhuriyet Bayrağı Altında’ kitabından söz ettiğimde, kitabın yeni baskısının yakında yayımlanacağı müjdesini vermişti. Ancak ben kitabın yayımlanmasını daha fazla bekleyemeden, sahaftan kitabı temin ettim ve kısa sürede okudum.

Kitabı okuduğum günlerde, yeni baskının yayımlandığını sevinçle öğrendim. Ne mutlu ki bu değerli kitap, artık yeni baskısıyla okuyucuya ulaştı.

Edebiyatımızın büyük ustası, halkın şairi, halkın yazarı, halkın hekimi, halkın aydını, halkçılık öğretmeni, Cumhuriyet Bayrağı Altındaki Edebiyatçı: Ceyhun Atuf Kansu, bizleri aydınlatmaya devam ediyor.

‘’Ceviz ağacının gölgesine yürüdüm: Gerçeklerimi ve düşlerimi yurdumun gökyüzüyle bölüştüm, bir güneşi aldım toprağa yaydım, bir gölgeyi aldım gönlümün iç odasına serdim. Atatürk’ün Cumhuriyet bayrağı altındaydım.’’(3)

(1)Cumhuriyet Bayrağı Altında, Ceyhun Atuf Kansu, Bilgi Yayınevi, Kasım 1998, s.7

(2)a.e. s. 130

(3)a.e. s. 235

Hasan Murat Doğan

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!