Cumhuriyetçi Vatanseverler Hareketi, resmi sosyal medya hesabı üzerinden Dünya Tarım ve Gıda Günü’nde tarım politikası üzerine görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaştı.
Açıklamada “1980 sonrası iktidara gelen gayrı milli siyasilerin uyguladığı tarım politikaları ülkemizin işgal ve parçalanma zeminini oluşturmuştur. Vahşi kapitalist projeler çerçevesinde kamucu ekonomi tasfiye edilmiş, millet üretimden uzaklaşmış ve ekmeğe muhtaç hale gelmiş, köyler boşalmış, gıda üretimi ve pazarlaması tekelleşmiştir. Bu işleyiş ivedilikle tersine çevrilmelidir. Aksi takdirde 20-30 yıl zarfında parçalanma ve işgal sürecinin gerçekleşmesi kaçınılmazdır.” denildi.
Açıklamada, tarım ve hayvancılık politikalarının kamulaştırılması bir milli güvenlik ve beka sorunu halini aldığı kaydedildi.
‘5 YIL ÖDEMESİZ FAİZSİZ KREDİ’
Vatanseverler Hareketi’nin tarım politikasıyla ilgili çözüm önerileri şöyle sıralandı:
“2 milyar dolar olan tarım desteği 8 milyar dolara çıkarılacak. Kaynak: Diğer devletlere yapılan insani yardımlar kesilecek ve tarım ve hayvancılık desteklemesine aktarılacak. Yıllık ortalama 6-7 milyar dolar.
Vatansever ve nitelikli 2000 ziraat mühendisi ve 1000 veteriner çeşitli test ve eğitimlerden geçirilerek uzmanlık alanları ve kabiliyetleri doğrultusunda Anadolu ve Trakya’da göreve başlayacak. Bu kişiler asgari ücretin 4 katı kadar maaş alacak. 2 yıl sürecek bir eğitim, milli ruh yaratma, üretim ve destek seferberliği başlatılacak. Üreticinin Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarını ödemesi için Ziraat Bankası 5 yıl ödemesiz faizsiz kredi verecek.
Tarım politikasının temelini eğitim, doğa ve insan sağlığı oluşturacak. Aksi takdirde orta ve uzun vadede ciddi sağlık problemleri yaşamamız kaçınılmaz. Zaten bir kısmını yaşamaya başladık.
Devlet Planlama Teşkilatı tekrar kurulacak. Bu sayede spekülasyon ve israf önlenecek. Üretim planlaması, üreticinin maliyetini düşürecek ve halka arz fiyatında ucuzlama ve istikrar sağlanacak.
‘DEVLET TARIMSAL HASTALIKLARA ÇÖZÜM YARATACAK’
Devlet Pazarlama Teşkilatı ile ürünler direkt üreticiden alınıp Tarım Kredi Marketlerinde satışa sunulacak. PTT’nin son T’si Transfer organizasyonu çerçevesinde düzenlenecek. Aracıların ortadan kalkması ile ürün, üreticiden maliyetinin üzerinde bir fiyata alınıp tüketiciye düşük fiyata satılabilecek. Bu sayede sürdürülebilir fiyat istikrarı sağlanacak. Transfer sistemi bölgesel ve ulusal olmak üzere yapılandırılacak.
Ülkenin çeşitli bölgelerinde Tohum ıslah ve Zirai mücadele araştırma merkezleri açılacak. Organik olmayan zirai ilaç kullanımı asgari seviyeye düşürülecek. İlaç kalıntıları, orta ve uzun vadede ciddi kronik hastalıklara ve sağlık harcamalarına sebep olmaktadır. Devlet, tarımsal ve hayvansal epidemik hastalıklara ivedilikle çözüm yaratacak ve müdahil olacak.
5 yıl içerisinde ülkenin tüm tohum tedariki millileştirilecek ve asgari 5 milyar dolarlık tohum ihracatı yapılacak.
Suyun sürdürülebilir ve doğru kullanımı kanunlar ile düzenlenecek ve sert tedbirler alınacak zira ülkemiz ve dünya büyük bir kuraklığa doğru hızla gitmektedir.
Türkiye’de tarımsal üretimin yarıdan fazlası kiralama usulü yapılmaktadır. Bu haliyle tarımsal desteği üretici değil şehirdeki mülk sahibi almaktadır. Bu sebeple tarımsal destekleme tapuya değil ürüne verilecek.
‘HAZİNE ARAZİLERİ TARIMA AÇILACAK’
Ülkemizde üretilen tarım ürünlerinin ithalatının yapılıp yapılmaması referanduma sunulacak.
Hazine arazileri tarıma açılacak, mirasçılı tapular temizlenecek ve münavebe uygulaması zorunlu hale gelecek.
Zeytin, zeytinyağı, baklagil, lifli gıda üretimi ve tüketimi teşvik edilecek.
TMO piyasada fiyat istikrarını ve sağlıklı ürün standardını sağlamak için baklagil paketleme tesisi, makarna fabrikası açabilecek.
Fiskobirlik tekrar faaliyete geçirilecek ve Tarım Kredi kooperatiflerinde ve TMO’larda sağlıklı ve ekonomik çikolata mamulleri satışı yapılacak. 2 yıl içerisinde bir çikolata markası yaratacağız.
Üzüm üretimini ve şarap ihracatını destekleyeceğiz.(Fransa şarap ihracatı; 10 milyar dolardır.)
‘ÇİFTÇİNİN GÜBRE VE ENERJİ İHTİYACININ YARISI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANACAK’
Eti maden ve TEDAŞ kamulaştırılacak, nitelikli gübre üretilecek ve topraklarımızın çölleşmesi engellenecek. Çiftçinin gübre ve enerji ihtiyacının %50’si devlet tarafından karşılanacak.
Tekel, ivedilikle kamulaştırılacak. Türk Milletinin hakkı olan asgari 6 milyar dolar yıllık gelir ülkemizde kalmalıdır. Dolaylı veya direkt olarak 3 milyon kişi ekmek sahibi olacak. Alkol ve sigara fiyatı düşerken uyuşturucu kullanımı azalacak. ( 1kg tütünün çiftçiden alındığı fiyat 65 TL iken 1 kg sigaranın satış fiyatı 3.000 liradır.)
Ülkenin çeşitli bölgelerine mısır silajı ve hayvan gübresinden enerji üreten Biogaz tesisleri kurulacak. Üretilen enerji, çiftçinin tüketimi için kullanılacak. Biogaz tesislerinin artık maddesi fermente gübre toprağın organik maddesini yükseltmek için kullanılacak.
Şehirden köye göç müdürlüğü kurulacak. Çobanların, üretim yapan tüm çiftçi ve hayvancıların, kır bölgelerinde evlilik yapan ve o bölgede yaşayacak olan genç kızların SSK primi devlet tarafından karşılanacak. Şehire göç durumunda bu destek kaldırılacak. Kır bölgelerinde eğitim gören çocukların kırtasiye masrafları devlet tarafından karşılanacak. Traktörlerden MTV alınmayacaktır. Kır bölgelerindeki mükellefler belirli vergilerden muaf tutulacak.
Gıda ve içeceklerdeki NBŞ kullanımı yasaklanacak. NBŞ’nin GDO’lu mısırdan üretildiği ve insan sağlığına ciddi zararlar verebileceği pek çok bilim insanı tarafından öngörülmektedir. Hukuk ve kanunlar uygulanarak CARGİLL ivedilikle kapatılacak. Kotası şeker pancar çiftçisine dağıtılacak.
Meralar ıslah edilecek ve hayvanlar ahırlardan çıkıp otlayacak. Zira otlayan hayvanın eti ve sütü ilaç(doymamış yağ) iken ahırdaki hayvanın eti ve sütü(doymuş yağ) insan sağlığına yarardan çok zarar verebiliyor.
‘EKMEĞİN SAĞLIKLI OLMASI KONUSU HAYATİ ÖNEMDEDİR’
Ülkenin her bölgesine yem fabrikaları kurulacak. İthal edilen Yem Katkı Maddeleri orta vadede ülkemizde üretilecek.( Yaklaşık 4 milyar dolarlık bir ithalat söz konusu)
Ülkemizin her bölgesine ET ve SÜT Kurumu vasıtası ile Süt işletmeleri ve kesimhaneler açılacak. Et ve süt fiyatları üreticinin maliyetinin üzerinde belirlenirken et ve süt ürünleri fiyatında istikrar ve ucuzlama sağlanacak ve tüketicinin alım gücü artacak. Süt ürünleri tüketiminde bağışıklık sisteminin güçlenmesi için çiğ sütten üretilen klasik ürünlerin üretimi ve tüketimi teşvik edilecek.
0-12 yaş arası T.C vatandaşı çocukların doğal ve nitelikli gıdalarla beslenmesi ve toprakla temas kurması sağlanacak. Bu çocukların ebeveynleri eğitimden geçirilerek beslenme konusunda bilinçlendirilecek. Gerek görüldüğü noktada devlet inisiyatif kullanacak.
Halkın sağlıklı ve ekonomik ekmeğe ulaşımının kolaylaşması için, belediyelerin halk ekmek fırını açması teşvik edilecek. Ekmeğin sağlıklı olması konusu hayati önemdedir.
Sonuç: Orta ve uzun vadede kır ve kent nüfusu dengelenmiş, üretim maliyetinin azalması ve verim artışı sebebi ile gıda fiyatları ucuzlamış, istediği gıdaya zorlanmadan ulaşabilen, sağlıklı gıda tüketebilen, gelir dağılımında adaleti sağlamış, gürbüz çocuklar yetiştirebilen, milli tohumuyla üreten, kendi kendine yetebilen, sağlık harcamaları düşmüş, tarımda asgari 20 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir ülke olacağız.”
Bir TMO çalışanı olarak birkaç öneri; baklagil ve makarna fabrikası değil TMOnun un fabrikası olması lazım. TMO daki en büyük sıkıntı depo sıkıntısı. Depo, lisanslı depo adı altında özel sektörün eline verilmiş durumda kendi depolarını kendi yapması lazım.