Cumhuriyet'te TÜSİAD çatlağı

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Toplantısı’nda ‘Geleceği İnşa’ projesi kapsamında verilen mesajlar, Cumhuriyet gazetesinde ikilik yarattı.

Cumhuriyet'te TÜSİAD çatlağı

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Toplantısı’nda ‘Geleceği İnşa’ projesi kapsamında verilen mesajlar tartışılıyor.

Proje kapsamında TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ve MIT’den öğretim üyesi Prof. Dr. Daron Acemoğlu konuşma yapmıştı.

İlgili haber: TÜSİAD: 2007'nin gerisine düştük

TÜSİAD’dan gelen mesajlar, Cumhuriyet gazetesinde ikilik yarattı.

‘SON DERECE ÖNEMLİDİR’

Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun bugün kaleme aldığı yazısında TÜSİAD tarafından verilen mesajların önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Acemoğlu’nun görüşlerine yer verilen yazıda şu ifadeler kullanıldı:

“Prof. Acemoğlu, “Hangi kurumsal indekse bakarsanız, Türkiye’de son 15 yıl içinde birçok gerileme var. Özellikle 5-6 yıl içinde Türkiye dünyada en çok kurumsal kötüleşmeyi yaşayan ülke oldu. Sıralamada Türkiye, Mali’den sonra geliyor. Özgürlükler alanında ise özellikle medya ve basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konusunda büyük gerileme var” dedi.

TÜSİAD’ın 50. kuruluş yılında hazırlığı üç yıl süren “Geleceği İnşa” başlıklı raporunun açıklanması ve raporda ekonomiden hukuka, demokrasiden cari açığa, iklim değişikliğinden laiklik ilkesine kadar birçok yaşamsal konuda uyarılarda bulunulması Türkiye’nin bugünkü koşullarında son derece önemlidir.”

‘MUHALEFETLE PARALEL ÇİZGİ’

Coşkun, TÜSİAD’dan gelen “laiklik” vurgularının muhalefetle paralel bir çizgi yarattığını da belirtti.

“Siyasi partiler anayasanın değişimi ve güçlendirilmiş parlamenter sistem üzerinde yoğunlaşırlarken, TÜSİAD’ın gelecekte uygulanacak sosyal ve ekonomik politikalar üzerinde durması, demokratik hak ve özgürlükler ve laiklik ilkesine vurgu yapması muhalefet partileriyle paralel bir çizgi yaratmaktadır. Bu nedenle ve tarihe not düşmek açısından konuşmalardaki önemli noktaları ele almalıyız.”

‘LİBOŞ DEĞİLİZ’

Cumhuriyet’te Coşkun’un aksine Zülal Kalkandelen’in kaleme aldığı yazıda ise TÜSİAD’a yönelik eleştiriler vardı. 

Kalkandelen’in şu ifadeleri dikkat çekti:

“Ama biz, TÜSİAD üyelerinin AKP döneminde zenginleşirken gık çıkarmayıp ellerini ovuşturduklarını, laik Cumhuriyet darbe üstüne darbe alırken sessizce yağma ve rant ekonomisinden faydalandıklarını unutacak değiliz.

Laikliğin duruma göre değil, ödün verilmeden daima savunulması gereken anayasal bir ilke olduğunu bilmeyecek kadar şuursuz değiliz. 

Üzerinde durdukları oynak zeminde sürekli sağa sola yalpalayanlar gibi işbirlikçi, mürteci, rantçı, kullanışlı aptal ya da liboş değiliz!”