CVP üyeleri, hazırlanan suç duyurusu dilekçeleriyle adliyelere giderek milletvekilleri hakkında bireysel başvurular gerçekleştiriyor.

Veryansın Tv’ye konuşan Partililer, uygulamayla birlikte yurttaşlara da çağrıda bulunarak, “Siz de bulunduğunuz yerdeki adliyeye giderek çerçeve yasaya ‘evet’ oyu veren milletvekilleri hakkında bireysel suç duyurusunda bulunun” mesajı verdi.

Partinin Aydın İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:
“Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen ihanet belgesini imzalayan 358 milletvekili hakkında bireysel suç duyurularımızı yapmaya başladık. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağına vatandaşlık bağıyla yemin etmiş tüm vatanseverleri, bulundukları il ve ilçelerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunmaya davet ediyoruz.”
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen ihanet belgesini imzalayan 358 milletvekili hakkında bireysel suç duyurularımızı yapmaya başladık.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağına vatandaşlık bağıyla yemin etmiş tüm vatanseverleri, bulundukları il ve ilçelerdeki… pic.twitter.com/fXgasYvPJR
— Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Aydın (@cvpaydin) August 27, 2026
NE OLMUŞTU?
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP), bölücü açılım süreci kapsamında TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya imza atan 358 milletvekili hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.
CVP Genel Başkan Yardımcısı, avukat İsmail Hakkı Atal tarafından 19 Ağustos’ta yapılan başvuruda, teklifin hazırlanması, yönlendirilmesi ve uygulanması süreçlerine katılan diğer kişilerin de soruşturulması talep edilmişti.
Suç duyurusunda milletvekilleri hakkında “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “silahlı örgüte bilerek ve isteyerek yardım” olmak üzere çeşitli suçlamalar yöneltilmişti.
‘TEKLİF ‘TOPLU AF’ NİTELİĞİNDE’
Başvuruda, çerçeve yasanın Anayasa’nın temel hükümlerine aykırı olduğu vurgulanmıştı.
Kanun teklifine atılan imzaların Anayasa’nın 83. maddesindeki yasama dokunulmazlığı kapsamında olmadığı belirtilerek, teklifin hazırlanması, imzalanması ve Meclis gündemine taşınması süreçlerinin soruşturulması istenmişti.
Başvuruda, teklifin PKK/KCK bağlantılı suçlara ilişkin soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerini etkilediği kaydedilerek düzenlemenin “toplu af ve cezasızlık rejimi” niteliğinde olduğu vurgulanmıştı.
ÖCALAN İLE GÖRÜŞMELERİN ARAŞTIRILMASI İSTENMİŞTİ
Suç duyurusunda, teklifin hazırlanma süreci ile terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeler arasında bağlantı olduğu belirtilmişti.
Başvuruda 24 Mayıs, 28 Mayıs, 13 Temmuz, 15-16 Temmuz ve 20 Temmuz tarihlerindeki görüşme ve açıklamalara işaret edilerek, yasa taslağının Öcalan’a götürüldüğü ve üzerinde görüşmeler yapıldığı kaydedilmişti.
Bu kapsamda İmralı ziyaretçi ve görüşme kayıtlarının, heyet kayıtlarının, Öcalan’a götürülen ve İmralı’dan dönen metinlerin karşılaştırılması talep edilmişti.
‘ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ İLE TEMASLAR DA ARAŞTIRILSIN’
Dilekçede ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın süreçle ilgili açıklamalarına da yer verilmişti.
CVP, şüpheliler ile İmralı Heyeti, PKK/KCK adına hareket eden kişiler, Barrack, ABD Büyükelçiliği ve diğer yabancı makamlar arasında kanun teklifiyle bağlantılı temas veya içerik aktarımı bulunup bulunmadığının araştırılmasını istenmişti.
İMZA SÜRECİ DE MERCEK ALTINDA
Başvuruda ayrıca teklifin özgün imza sayfalarının incelenmesi, imzaların tarih ve saatlerinin belirlenmesi, ilk taslaktan TBMM’ye sunulan metne kadar elektronik üst verilerin, sürüm geçmişinin, EBYS kayıtlarının ve dağıtım listelerinin araştırılması talep edilmişti.
CVP, soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunan milletvekilleri hakkında fezleke hazırlanarak dokunulmazlıklarının kaldırılması için yetkili mercilere gönderilmesini ve elde edilecek delillere göre kamu davası açılmasını istenmişti.
