Davutoğlu: Beşar Esad bana o kadar güvenirdi ki…

Ahmet Davutoğlu, 'Beşar Esad bize o kadar güvenirdi ki sizin sığ dediğiniz politikanın sahibi bu arkadaşınıza, o dönemde Suriye'ye Batı'dan giden neredeyse tek kişiydim' ifadelerini kullandı.

Davutoğlu: Beşar Esad bana o kadar güvenirdi ki…

AKP ile yollarını ayırdıktan sonra Gelecek Partisi’ni kuran eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Komşularla sıfır sorun dediniz, Suriye meselesi ortada… ‘Stratejik Derinlik’ diye kitap yazdınız derinlik bu mu?” şeklinde kendisine yöneltilen soruya yanıt verdi. Kitabında söylediği birçok şeyi Suriye’de savaş çıkana kadar adım adım uyguladığını belirten Davutoğlu, 2003 yılında Suriye’ye özel ve gizli bir şekilde gittiğini söyledi. Davutoğlu, “Beşar Esad bize o kadar güvenirdi ki sizin sığ dediğiniz politikanın sahibi bu arkadaşınıza, o dönemde Suriye’ye Batı’dan giden neredeyse tek kişiydim” ifadelerini kullandı.

Günboyu gazetesi yazarı Ümit Karadağ, Ahmet Davutoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı Taksim Toplantıları’nın 180. programında yaşanılan bir tartışmayı köşesine taşıdı. Karadağ, toplantıda AKP’li eski vekillerden Emin Şirin, MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, AKP eski İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Vedat Yenerer, Korkusuz Gazetesi yazarı Ümit Zileli, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen gibi birçok ismin de bulunduğuna dikkat çekti.

Davutoğlu’nun konuşmasını tamamladıktan sonra yapılan soru-cevap kısmında basının dışarıya çıkarıldığını belirten Karadağ, daha sonra toplantıda bulunan bir tanıdığından aldığı bilgileri şöyle aktardı:

“Dış politika berbat durumda, komşularla sıfır sorun dediniz, Suriye meselesi ortada… Stratejik Derinlik diye kitap yazdınız derinlik bu mu?” diye sormuş bir davetli. Davutoğlu da uzun uzun şu yanıtı vermiş:

“Stratejik Derinlik kitabını okudunuz mu? Siz sert sordunuz, ben de sert cevap vereceğim. Bir hoca olarak herkese tavsiyem hiçbir kitap göz gezdirerek okunmaz. Dostoyevski kitapları da dahil göz gezdirilerek okunan kitap okunmamış demektir. Bunu çok net söylüyorum. Bakın Stratejik Derinlik 15 dile çevrildi. Yunanistan dahil birçok ülkede ders kitabı oldu. Kendi kitabımı savunmak için söylemiyorum.  Bir tek İngilizce yok. Niye yok söyleyeyim mi? İzin vermedim İngilizceye çevrilmesi için. Onlarca yayınevi talip oldu. Çeviriye izin vermememin sebebi de 2001’de kitabı yazdım, 2002’de göreve başladım. İngilizcesini bizzat kendim yazayım, yanlış çevrilmesin diye… 2007’de başdanışmanlık yaparken akademisyenliğe geri dönmeyi düşündüm. Milletvekilliği ve bakanlık teklifini kabul etmedim, Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olduğunda. Ayrılacaktım, kalma sebebim 2008’in martında AK Parti’ye açılan kapatma davasını demokrasiye infaz olarak gördüğüm için kaldım. Hâlâ da öyle görüyorum.

‘2003’TE SURİYE’YE ÖZEL VE GİZLİ GİTTİM’

Bunu zikretme sebebim şu, eğer Stratejik Derinlik’i okumuş olsaydınız, Suriye kısmında söylediğim birçok şeyi Suriye’de iç savaş çıkana kadar adım adım uyguladığımı görürdünüz.  İnsan hafızası unutmakla malüldür. Herkes Suriye deyince 2012/2013’ten sonrasını hatırlıyor. Ben Suriye’ye ilk kez 1 Mart Tezkeresi öncesinde özel ve gizli bir şekilde gittim. En temel konu şuydu Suriye’de, Irak’ta olabilecek stabilizasyonu engelleyebilecek şekilde Suriye’yle nasıl iş birliği yaparız diye. Sonra Suriye’ye ambargo konuldu 2004’te.

‘ESAD BANA O KADAR GÜVENİRDİK Kİ…’

Beşar Esad bize o kadar güvenirdi ki sizin sığ dediğiniz politikanın sahibi bu arkadaşınıza, o dönemde Suriye’ye Batı’dan giden neredeyse tek kişiydim. Onlarca kez Suriye’ye gidip Beşar Esad’la Suriye’ye uygulanan ambargonun nasıl kırılması gerektiğini baş başa konuştum. Beşar Esad kimseyle konuşamazken, o zaman Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in ve Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla giderdim ve Suriye’nin dünyaya açılan en önemli kapısı bizdik. 2006 Lübnan Savaşı yaşandığında Beşar Esad’la anlaşıp, Lübnan’a gidecek Türk ordusunun nereye yerleşeceğini, hangi koridorda neyi yapacağını birlikte kararlaştırdık. Bunların hepsiyle neredeyse baş başa görüştük. 2008’de dünyayı şaşırtan Suriye ile İsrail arasındaki diplomasi gerginliğine son verip, mutabakatı sağlayan da bizdik. Ben dediğime bakmayın ama sığ dediğiniz için ben demeyi tercih ediyorum.”