Davutoğlu’nda seri geri vites: Rus uçağı ve Esad açıklaması

İstifaya zorlanan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni parti hazırlığı sürecinde hatalı dış politikalarını unutturma derdine düştü. VeryansınTV, Davutoğlu'nun sicilini hatırlatıyor.

Davutoğlu’nda seri geri vites: Rus uçağı ve Esad açıklaması

“Stratejik dertinlik” hedefiyle çıktığı yolda Türkiye’nin komşularıyla düşman hale gelmesinde büyük rol oynayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni parti kurma sürecinde eski rollerini unutturmanın derdine düştü.

BABACAN’I ÖVDÜ

Youtube canlı yayınında gazeteciler Yavuz Oğhan, Akif Beki ve İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Davutoğlu, kendisi gibi “yeni parti” kurmaya çalışan Ali Babacan’a da sıcak mesajlar gönderdi.
“Babacan ile aramızdaki hukukun ölçüsü yoktur. Hep bir güven ilişkisi oldu aramızda.” diyen Davutoğlu, “Türkiye’nin Babacan gibi arkadaşlara ihtiyacı var. Yetişmiş devlet adamlarından bir kişiyi bile ihmal veya israf etmek bir milletin yapabileceği en ağır israftır. O süreç içinde bir yıl içinde çok istişarelerde bulunduk. Muhtemelen Babacan benim manifestomu okuduğunda kendisi de imza atacak nitelikte görmüştür diye düşünüyorum. Ben bu konuda da elimden geleni yaptım, beraber olabilmek için. Parti içinde de dışında da, hep konuştuk.” dedi.

Davutoğlu, “Neden birlikte hareket etmiyorsunuz” sorusuna “Önümüzdeki dönem ne gösterir bilemem ama bu soruyu Ali Bey’e de sormak lazım.” cevabını verdi.

‘BAŞKANLIK SİSTEMİNE ‘EVET’ ÇAĞRISI YAPMADIM’

Başkanlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Davutoğlu, şunları söyledi:

“Çarpık bir sisteme geçtik, daha net tavır almalıydık. Herkes şunu bilmeli ki 15 Temmuz’dan 6 ay sonra yapılan bir oylama bu. 15 Temmuz’un etkisi var. Parti içinde bir kriz çıksa darbeciler umutlanabilirdi. Ben bunları ‘kaygılarım var’ diye Cumhurbaşkanı’na ilettim. Bu kaygılarla ben kampanyaya katılmam dedim. Konya’da çıktım ama ağır eleştirilere rağmen evet oyuna çağrıda bulunmadım.”

RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİNİ AÇIKLAYAN ‘İŞGÜZAR’

Davutoğlu, Rus uçağının düşürülmesi ile ilgili sorulara yanıt verirken 2012 Haziranını hatırlattı. “Başbakanımız o dönem angajman kuralları ilan etti. ‘Türk sınırına 5 km yaklaşan uçaklar vurulur’ şeklinde. Bu andan itibaren yerine getirilen talimatlar başbakandan alınmış sayılır. Ben başbakan olunca bu angajman kuralları yenilendi” diyen Davutoğlu, Rus uçağı düşürüldükten sonra “Kesinlikle açıklama yapmayacaksınız, Sınırlarımızda kimliği belirsiz bir uçak düşürülmüştür diyeceksiniz” talimatı verdiğini, Rusya ile de bu durumun paylaşılması gerektiğini söylediğini anlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti: “O arada da Rusya aynı şeyi düşünmüşüz gibi ‘Uçağımız düşürülmüştür’ diye açıklama yapıldı. Hangi işgüzar bilmiyorum ama 10 dakika sonra Cumhurbaşkanlığı’ndan ‘Rus uçağını düşürdük’ diye bir açıklama yapıldı. Televizyondan gördüğüm anda beynimden kaynar sular döküldü. Hemen Genelkurmay Başkanı’yla görüştüm, bir iletişim hatası olduğunu söyledi ve o açıklama 2 dakika içinde geri çekildi.”

‘EMRİ BEN VERDİM’ DEMİŞTİ

Davutoğlu, Rus uçağının düşürülmesinin ardından AK Parti grup toplantısında “Tüm uyarılarımıza rağmen dikkate almayan uçak hava kuvvetlerimiz tarafından düşürülmüştür… Yaptığımız toplantılarda ne yapacağımızı bizzat TSK’ya benim tarafımdan verilmiştir” demişti.

‘SURİYE’DE OLUMSUZLUKLAR ÜZERİME YIKILIYOR’

Suriye politikaları ile ilgili eleştirilere de yanıt veren Davutoğlu, bütün olumsuzlukların kendi üzerine yıkıldığını savunarak bu duruma ‘siyasi ahlaksızlık’ dedi. “Emevi Camii’nde namaz kılacağım” gibi bir sözünün olmadığını savunan Davutoğlu, “Sayın Esad’la ilk görüşmemiz Şubat 2003. Irak Savaşı’nı engellemek için ilk önce Suriye ile temasta bulunduk. 62 kere gittim Suriye’ye, vizeleri kaldırdık. Arap Baharı başladığında biz Suriye’yi korumak için her şey yaptık. Suriye’nin yanında olduğumuzu küçük reformlarla bunu yönetilmesi gerektiğini söyledik. Beşar Esad’ın ve Suriye’nin böyle bir facia yaşamaması için bütün uyarıları yaptık.” dedi.

DAVUTOĞLU’NUN SURİYE SABIKASI

Ahmet Davutoğlu, Suriye’de milyonlarca insanın mülteci duruma düştüğü, on binlerce kişinin hayatını kaybettiği emperyalist ablukadaki rolünü kısaca hatırlatmakta fayda var. Davutoğlu, AK Parti hükümetinin Suriye politikasının hatalı olduğunu üstü kapalı olarak belirtse de çok değil kısa süre önce o politikaların savunuculuğunu yapıyordu. Davutoğlu, geçen sene şubat ayında TRT World kanalında yapmış olduğu açıklamalarda; “Suriye’yle ilgili hiçbir pişmanlığım yok. Her zaman olduğu gibi son 7 yıldaki Suriye politikamız dürüst, prensipli ve stratejik olmuştur” demişti. O dönemden sonra AK Parti ile görüş ayrılıkları daha fazla gün yüzüne çıkan Davutoğlu, bu sefer Suriye politikalarını değil kendini savunmaya geçti.
Bugün Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a “sayın” şeklinde hitap eden Davutoğlu, yıllardır Esad’a “katil Esed” diyerek radikal terör örgütlerinin eylemlerini meşru gösteren açıklamalar yapıyordu.
Hükümetin, Suriye yönetimini zayıflatan politikaları sonrası Suriye’de çok büyük alanlar terör örgütleri PYD ve IŞİD’in kontrolüne geçmişti. Sınırımızdaki IŞİD varlığı temizlense de İdlib’deki El Kaide ve Fırat’ın doğusundaki PKK/PYD tehdidi devam ediyor.

2012 YILINDA ESAD’A ÖMÜR BİÇMİŞTİ

24 Ağustos 2012’de bir televizyon programına katılan Davutoğlu, Suriye lideri Esad’ın ne zaman görevi bırakacağına yönelik bir soruya “Biz Suriye’de bütün alternatifi deneyerek bugünlere geldik ama bu sancılı sürecin çok uzun süreceğini düşünmüyorum. Artık bu süreci yıllarla ifade etmek yerine aylar veya haftalarla ifade etmek gerekir.” yanıtını vermişti.
2014 yılında CNN International’a konuşan Davutoğlu, Ayn El Arab’da yaşanan IŞİD katliamları üzerine “Kobani’ye müdahaleye gerek varsa tüm Suriye’ye müdahale gerek’ sözleriyle Suriye’nin işgalini savunmuştu. Davutoğlu, “Esad’ın düşürülmesi şartınız var mı” sorusuna “Tabii ki” yanıtını vererek, “Türkiye isteklerini ABD’nin özel IŞİD temsilcisine iletecek” demişti.

2015 yılında tekrar ABD’ye gittiğinde Esad’ı hedef almaya devam eden Davutoğlu, Avrupa’nın da sorunu haline gelen mülteci sorununun tek sorumlusunun Esad olduğunu savunmuştu. Davutoğlu, Devlet BaşkanıEsad ile terör örgütü IŞİD arasındaki taktik işbirliğinin olduğunu savunarak IŞİD ve Esad’ın birbirini destekleyen iki şeytan olduğunu söylemişti.

Davutoğlu, Esad’a kullandığı öfkeli dili terör örgütlerine dahi kullanmadı. Onun başbakanlığı döneminde PYD terör örgütü lideri Salih Müslim, Ankara’da ağırlanırken, canice duygularla katliamlar yapan IŞİD’den şu sözlerle bahsetti:

“IŞİD radikal, terörize gibi bir yapı olarak görülebilir ama katılanlar arasında Türkler, Araplar, Kürtler vardır. Oradaki yapı, daha önceki hoşnutsuzluklar, öfkeler büyük bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu”.

Ahmet Davutoğlu sadece Suriye yönetimine karşı değil, Irak merkezi hükümetine, Libya yönetimine ve İran’a karşı duruşuyla da Amerikancı politikaların savunuculuğunu yapmasıyla hatıralarda kaldı.

Davutoğlu’nun ardından Başbakanlık koltuğuna oturan Binali Yıldırım ise yaptığı ilk grup toplantısında “Dostlarımızın sayısını arttıracağız, düşmanlarımızın sayısını azaltacağız. Bölgesel kalkınmayı dostlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz” demişti.