1. Haberler
  2. Kültür - Sanat
  3. Deliler koğuşu ‘siyah iyidir’

Deliler koğuşu ‘siyah iyidir’

featured

Serkan Arslan yazdı…

Not defterim fazlasıyla hatırayla doldu. Yenisi gerekir mi bilmiyorum. Yeniden unuturum korkusuyla yazdıklarım beni ne kadar hayata bağlayacak kararsızım. Yüzünü hatırlayamadığım bir sevgi, neden ve niçinlerle devam ettiğim geçmişime yolculuğum bir yerde mola verecek mi düşünmek istemiyorum. Uykusuzluğun yanına odama dolan sigara dumanını ekleyince zamanı mekândan ayrı görür oldum. Şu anda bir rüyanın içinde miyim yoksa gerçekten gecenin bu saatinde hala düşünmekle mi meşgulüm, bilmiyorum. Ama kendimi sevmeye başladım. Şimdi Muhittin burada olsa ona sormak isterdim.

‘Canım bana çok tatlı geliyor. Kendime sarılmak istiyorum. Kollarımı kendime dolasam delilikten sayılır mı? Ne olmuş yani birazda kendimi seveyim. İnsan sevmeye önce kendinden başlamalı sonra zaten o sevgi etrafındaki her yere saçılıyor. Keşke herkes önce kendini sevse.’

Bu sözlerin üstüne Muhittin’in vereceği cevabı tahmin edebiliyorum.

İyi insanlar kendilerini sevmezler Ahmed Arif, üzgünüm çünkü hatayı hep kendilerinde arar, mutluluğu başkalarının defterine yazarlar.

Bana deli olup olmadığımı sorarlarsa ne söylerim şimdiden düşünmem gerekir. Herkesin normali standarttır. Yediği yemekten, giydiği ayakkabının desenine göre hep aynı belirlilik içinde devam eder. Buna moda diyorlar. Burası standartların aşıldığı bir yer ve delilik aslında biraz da standart dışılıktır. Kimi kırmızıyı sever kimi portakalı sever. Patlıcanı kırımızı sever, elmayı mavi ister. Eğer ben bir deliysem. O zaman sınırlarım yok, hiçbir modaya bağlı kalmak zorunda değilim. Renkleri de istediğim gibi yönetebilirim. Toplanın bir yanlışı düzeltmemiz gerekiyor.

Benim gökyüzüm mor olmalı, neden diye sormak yok. Ben öyle istiyorum.

Ağaçlar fazla yeşil ve bolca kahverengi, hiç uyumlu değiller. Bana göre biraz turuncu gövdeye pamuk beyazı dalları olmalı, yapraklarda morcivet.

Hep maviye yükleniyoruz. Deniz mavi olsun, gökyüzü mavi olsun. Kimse maviye sormuyor bu kadar mavi olmak ister misin? Özgürlüğün rengi mi olur? Mesaisi bol işçi gibi özgürlüğü renklendirdik çalıştırıyoruz. Duvarları maviye boyamayı yasaklıyorum. Bu kararımız maviyi uzun bir tatile çıkaracak. Belki o tatilde bir çift ela göze tutulup yeni bir rengi dünyaya getirecek. Özgürlük temsilini birazda ela gözlere verelim.

Şu siyahı da aradan çıkarım. Karanlığın siyahla olan anlamsız birlikteliğine dur demenin vakti geldi. Hem neden beyaz bu kadar masum olmak zorunda hiçbir renge bu kadar masumiyet yakışmıyor. Yanı beyaz renk hiç siyah ya da sarı ya da lacivert renge dokunmadan yürüyüp gittiği için mi masum? Hayır. Beyazı sorumsuz olan ilan ediyorum. Suya sabuna dokunmadan masum olduğunu nasıl ispatlarsın. Sınanmamış bir günahın masumu olamaz.

Siyah rengi çağırın gelsin. Ona yapılan bu haksızlığa son vermenin vakti geldi. Bütün renklerin şerefine onu cesaret madalyasıyla taçlandıralım.

Dağılın, gün ağarmaya başladı. Birazdan kuşlar odamdaki pencerenin kenarına dizilir. Perdeleri kapatın. Kalbimin içinde gezinen siyah bir aşk var. Masumiyetine hatır koydum, bekliyorum.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!