DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında bölücü açılım gündemine dair açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sadece barış umudunu büyütmedi, Türkiye’nin önüne tarihsel bir eşik koydu. Çatışma çözümü deneyimlerine baktığımızda, örgütlerin on yılda attığı adımlar burada bir yılda atıldı. PKK, silahlara veda ettiğini ve örgütsel yapısını lağvettiğini dünyaya ilan ederek tarihi bir hamle yaptı. Bu, yüz yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden biridir. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak; toplumsal kutuplaşma azalacak, demokratikleşme zeminleri büyüyecektir.
‘İKTİDAR AKSAK, ÜRKEK, OYALAYICI’
Bu kadar aydınlık bir tablo önümüzde dururken, barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek, oyalayıcı bir tutum içinde. Altını tekrar çiziyoruz: Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an, süreç karşıtları her türlü hile hurdanın içine girebilir. Bakın, bu kadar fırsat ve risk denklemi varken iktidara soruyoruz. Ekranlarda sürekli “Süreç tıkandı mı?” diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl ovuşturduğunu görmüyor musunuz? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar, bu sözümüzü iyi dinleyin: Ellerinizi hiç ovuşturmayın. Bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun, barış gemisini limana ulaştıracağız.
‘GÖRMÜYOR MUSUNUZ?’
Yine iktidara soruyoruz: Ortadoğu’da istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler, bekleme halinizden memnun. Bunu görmüyor musunuz? Madem “dış güçler” diye bir tehdit algınız var, o zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit ve tespit tekerlemesine sarılarak puslu hava üretmemelidir.
Tülay Hatimoğulları:
“İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit-tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemeli” pic.twitter.com/N65EBwqf6C
— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) April 28, 2026
Meclis Komisyonu’nun nihai raporu eksik de olsa, siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul edilmeli ve ilerlenmelidir. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Barış ve demokratik toplum sürecinin temel yakıtı; Sayın Öcalan’ın iradesi, Kürt hareketinin, DEM Parti’nin, sol, sosyalist, demokrat ve barış yanlısı güçlerin barış inadı ve inancıdır. Bizim için barış bir pazarlık konusu değildir. Bizim için barış bir irade, bir erdem, bir onur mücadelesidir.
Türkiye 52 yıl süren silahlı çatışmadan geçti. Ölümler, acılar, travmalar, yıkımlar yaşandı. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla PKK, silahlı mücadeleyi bitirdiğini ifade etti. Demokratik siyaset hakkını kullanmak istiyor. Bundan daha doğal, daha meşru ne olabilir ki? Yıllardır sayısız defa “Silahları bıraksınlar, gelip siyaset yapsınlar” diyenler, şimdi neden siyaset zeminini hukukla örmüyor?
‘HUKUKİ ADIM’ ÇAĞRISI
Hukuki adımlar barışın süsü değil, çatısıdır. Hukuki adımlar, Türkiye’nin kendi yarasını kapatma iradesidir. Bu adımlar, toplumun önüne “Artık ölüm değil, söz konuşacak” diyebilmenin güvencesidir. Devlet aklı burada korkarak değil, kurarak davranabilmelidir. Devlet aklı, fırsatı heba eden değil; tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır. Bunu yapmak, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını demokratik cumhuriyete taşıyacak zemini hazırlayan tarihi bir gelişme olacaktır.
‘GÖRÜLMEMİŞ FIRSAT’
Tarihte görülmemiş bir fırsat var. Bunu heba etmeyelim. Vebali de hesabı da tarih önünde ağır olur. Biz DEM Parti olarak bu tarihi fırsatın heba olmasını engellemek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Biz onurlu bir barışa yürekten inanıyoruz. Kalıcı bir barışın Kürde, Aleviye, inkâr edilene, yok sayılana nasıl pozitif bir katkı sağlayacağının bilincindeyiz. Onurlu bir barışın Türkiye demokrasisine ne kadar fayda sağlayacağının farkındayız.”