1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Bahçeli’nin çağrısı boşa çıktı… DEM Parti’den ‘Kamışlı’ yanıtı

Bahçeli’nin çağrısı boşa çıktı… DEM Parti’den ‘Kamışlı’ yanıtı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Kürt Ulusal Konferası'nda alınan kararlar, terör örgütü PKK'nın silah bırakması ve fesih kongresine yönelik açıklamasına ilişkin "Sayın Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu barış ve demokratik toplum çağrısına destek olarak gördük. Dolayısıyla bu süreci hiçbir şekilde sabote eden bir yerde durmuyor" dedi.

featured

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yoğun bakımda tedavisi süren Sırrı Süreyya Önder’e geçmiş olsun dileklerini ileten Hatimoğulları, “Dün doktorlarının yaptığı açıklamada Önder’in hayati tehlikesinin artarak devam ettiğini söylediler. Çok üzgünüz ama umudumuzu yitirmeyeceğiz. Sevgili Sırrı Süreyya Önder, bu ülkenin acılarla ve umutlarla dolu hikayesinin bir parçasıdır. Hepimiz seni bekliyoruz” dedi.

‘KÜRT ULUSAL KONFERANSI DEMOKRATİK BİR GELECEĞİN UMUDUNU BÜYÜTMÜŞTÜR’

Hatimoğulları, açıklamalarında şuı ifadeleri kullandı:

“26 Nisan 2025 günü Kamışlı’da Kürtler, Suriye ve Orta Doğu’nun halkları için çok önemli bir Kürt Ulusal Konferansı gerçekleştirdi. Bu konferans demokratik bir geleceğin umudunu büyütmüştür. Kürt halkı ve bölgedeki tüm halkların ortak eşit yaşamasını esas alan bu çalışma bizler için sonsuz değerdedir. Konferansa alınan kararların başta Kürt halkı olmak üzere Suriye halklarına ve Orta Doğu halklarına barışı getirmesini ve hayırların vesile olmasını diliyoruz ve buradan bütün halklarımızı saygıyla sevgiyle selamlıyoruz.

‘ÇÖZÜM EN GENİŞ MUTABAKATA DAYANARAK SÜRDÜRÜLMELİDİR’

Barış ve demokratik toplum ancak herkesin siyasi iradesine saygı duymasıyla gerçekleşir. Bugün İstanbul’dan Van’a, Şişli’den Halfeti’ye kadar halk iradesini yargı darbeleriyle ortadan kaldırmaya çalışmak, barış sürecine çok büyük zararlar vermektedir. Demokratik geleceğin umudunu baltalamaktadır. Çözüm en geniş mutabakata dayanarak sürdürülmelidir. Ana muhalefet başta olmak üzere, muhalefet bu mutabakat sürecinin dışında tutulmamalıdır.

Bu sürecin dışında tutulması hedeflenirse ve benzer adımlar atılırsa ne yazık ki bu süreçler akamete uğrar, tarihte böyle örnekleri çok gördük. Barışla ortaya çıkacak demokratikleşmeyi yok saymak, siyasi rekabeti galip gelme üzerinden ele almak bu sürece büyük kaybettirir. Siyaset yapma hakkının da barışın da güvencesi hukuka dönmek, hukuku işletmektir ve demokratikleşmektir. Gelin barışı hukukla kuralım. Demokrasiyle görkemli bir hale getirip bu ülkenin geleceğine hep beraber armağan edelim.

‘TOP ARTIK İKTİDARIN SAHASINDADIR’

Bakın geçtiğimiz hafta heyetimiz Adalet Bakanı ve heyetiyle çok önemli bir görüşme gerçekleştirdi. İnanın bu görüşmeden sonra her bir vekil arkadaşımız grup başkanvekillerimiz, eş başkanları olarak bizler her gün onlarca telefon alıyoruz. Acaba ne olacak? Acaba yargı paketinde ne olacak? Acaba bizim çocuklarımızı kapsayacak mı? Bu sorularla çok karşılaşıyoruz ve toplumun beklentisi bu anlamıyla artık çok büyük.

Bu görüşmede barış ve çözümün zemininin oluşturulması için Partimizin önerilerini, halkın beklentilerini net bir şekilde ifade etti heyetimiz. Başta Sayın Abdullah Öcalan’ın iletişim ve çalışma özgürlüğü olmak üzere atılması gereken adımlarla ilgili top artık iktidarın sahasındadır. Sorumluluk artık onlardadır. Bu sorumluluğa göre hareket etmelerini beklediğimizin altını burada bir kez daha çizmek istiyorum.

‘BU SİYASİ İRADEYİ GÖSTERMEK CESARET İŞİDİR’

Demokratik çözüm için siyasi irade göstermek kaçınılmazdır. Bu siyasi iradeyi göstermek cesaret işidir, demokratikleşmeye olan bağlılığın göstergesidir. Bu kapsamda iktidarı halkın barış çağrılarına kulak vermeye, çözüm için somut ve güven verici irade ortaya koymaya davet ediyoruz. DEM Parti olarak barış ve çözüm süreci için topyekun bir seferberlik içindeyiz.

Biz DEM Parti olarak bu anlamıyla bütün görev ve sorumluluklarımızı fazlasıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Aynı şeyi Türkiye’deki bütün siyasi öznelerden, aynı şeyi toplumun en geniş kesiminden, en geniş yelpazesinden beklediğimizi belirtmek isterim.”

BAHÇELİ’YE ‘KÜRT ULUSAL KONFERANSI’ YANITI

Hatimoğulları, grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kürt Ulusal Konferansı’nda alınan kararlara ilişkin ‘Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir’ açıklaması sorulan Hatimoğulları, şu yanıtı verdi:

“Suriye’de gerçekleşen Kürt Ulusal Konferansı’nda alınan kararlara da baktığımızda Suriye’nin kendi halklarının ortak yaşam mücadelesine hizmet eden bir yerde duruyor. Bizler Sayın Abdullah Öcalan’ın yapmış olduğu barış ve demokratik toplum çağrısına destek olarak gördük. Öyle görüyoruz. Dolayısıyla bu süreci hiçbir şekilde sabote eden bir yerde durmuyor. DEM Parti olarak bizler bu sürecin zaten sabote olmaması için elimizden gelen her türlü çaba içindeyiz. Çünkü Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu ve aynı şekilde Sayın Devlet Bahçeli’nin de bu dönemde 1 Ekim’den bu yana başlatmış olduğu sürecin, başarıya ulaşması için DEM Parti olarak her türlü emeği vermeye, her türlü çabayı harcamaya devam ettiğimizin altını çizmek isterim.”

‘ÖCALAN-DEMİRTAŞ MEKTUPLAŞMASI’ İDDİASINA YANIT

Hatimoğulları, “Siyasi partilere ne zaman ziyaret gerçekleştirirsiniz” sorusu üzerine “Önümüzdeki süreçte böyle bir ihtiyacın ortaya çıkması halinde siyasi partilerle de görüşmelerimiz olacak. Zaten siyasi partilerle 1 Ekim’den bu yana görüşmelerimiz devam ediyor, kesintiye uğramadı” yanıtını verdi.

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dışarıda sürecin yürütücüsü olmasını istediği ve bu yönde mektuplaştıklarına ilişkin iddianın sorulması üzerine Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Buna ilişkin bizde somut bir bilgi yok. Böyle bir iletişim kanalının oluştuğuna dair bir bilgimiz yok. Fakat Sayın Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın ve cezaevinde olan bütün arkadaşlarımızın bu sürece katkı vermek istediklerini biliyoruz. Onların verdiği mesajlarda da bu var zaten. Kendi yaptığımız ziyaretlerde de sevgili Selahattin Demirtaş da Figen Yüksekdağ da bu barış sürecine katkı vermeye hazır olduklarını, ellerinden gelen her türlü çabanın içinde olacaklarını ifade ettiler. Cezaevindeysek cezaevinde, dışarıdaysak dışarıda, bu katkıyı vermeye hazırız. Böyle bir şeyin olması bizleri son derece mutlu eder. Bu bizlerin zaten talebidir.”

‘NESNEL KOŞULLARIN OLUŞMASI ANLAMINDA KİMİ ADIMLARIN ATILMASI ELZEMDİR’

Bir gazetecinin, Devlet Bahçeli’nin ‘PKK’nın derhal silahlarını teslim etmesi, kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini tamamlaması terörsüz Türkiye hedefinin enfekte olmaması, kimi komplikasyonların yaşanmaması için derhal sağlanmalıdır’ açıklamasına yönelik görüşleri sorulan Hatimoğulları, şu ifadeleri kullandı:

“Sizlere verdiğimiz her demeçte bu sürecin bir an önce sonuca bağlanması, sürecin enfekte olmaması için bu konuda çok hızlı adımların atılması gerektiğinin en çok altını çizen siyasi partiyiz. Elbette bu silahsızlanma sürecinin başarıyla sonuçlanabilmesi için bu anlamıyla koşulların hızlı bir biçimde sağlanması önemlidir, elzemdir. Bu sürecin uzamamasını bizler de istiyoruz. Bu süreçte nesnel koşulların oluşması anlamında kimi adımların atılması acildir.”

‘ÖCALAN’IN KENDİ ÖRGÜTÜYLE AÇILIM KANALLARININ AÇILMASININ ÖNEMİNİ AKTARDILAR’

Hatimoğulları, PKK’nın silah bırakmasına yönelik yapılması beklenen fesih kongresinin koşullarına ilişkin iktidar ve DEM Parti ile terör örgütünün açıklamalarına dair sürecin nasıl işleneceği sorusuna şu cevabı verdi:

“Sayın Öcalan kendisiyle yapılan son görüşmede de ifade etti. Bu sürecin hızlı bir biçimde nihayete ermesi için İmralı’da o zor koşullarda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Bu anlamıyla örgütüne, kamuoyuna yaptığı açıklamadan izleyebildiğimiz, örgütün en hızlı şekilde kongre koşullarının oluşabilmesi için adımların atılmasını ifade ediyor. Bu anlamıyla kastettikleri güvenli bir ortamın sağlanmasıdır. Sayın Abdullah Öcalan’ın kendi örgütüyle iletişim kanallarının açılmasını heyetimiz Adalet Bakanı’nı ziyaret ettiğinde kendisine bu durumun önemini aktardılar. Biz de buradan sizler aracılığıyla bir kez daha bunu aktaralım. Bu konuda çok acil ve hızlı adımların atılması bu sürecin enfekte olmaması ve kısa bir süre içerisinde başarıyla sonuçlanabilmesi için bu girişimlerin hızlanması gerektiğinin altını çiziyoruz.”

Öte yandan Hatimoğulları’nın bir kez daha yanlışlıkla “Abdullah Bahçeli” demesi gündem oldu.

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 29 Nisan 2025, 16:50

    Bayrakları, bayrak yapan üstündeki kandır; toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
    Mithat Cemal Kuntay

    Yok size öyle boş beleş vatan…Kim veririm diyorsa yalandır, inanmayın bize sormadan veremez.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!