Tutuklu eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı. Demirtaş, ortak aday konusunda ısrarcı olduklarını ancak kendisinin de adaylığa hazır olduğunu söyledi. AKP’nin Öcalan’la yapacağı olası bir görüşme ve yeni bir açılım sürecinin HDP’lilerin oylarını nasıl etkileyeceğiyle ilgili de dikkat çeken mesajlar verdi.
Demirtaş’ın açıklamalarının satır başları şöyle:
‘Türkiye sınırlarının içinde ve dışında çatışma durumuna dair en etkili barış kurucu aktör Öcalan’dır’ diye bir yazınız var. İktidarın Öcalan ile görüşerek seçimlere doğru bir ‘avantaj’ yakalamaya çalışacağına dair spekülasyonlar yapılıyor. Nasıl bakıyorsunuz?’
“Hükümet silahların susması için Öcalan ile görüşürse doğru bir şey yapmış olur. Bu ülkenin evlatlarının canlarını kurtarmak, kimsenin karşı koyacağı bir şey olamaz.
Akan kanın durması AKP’ye oy getirir diye barışa karşı çıkmak ahlaken de siyaseten de yanlış olur. AKP’ye yarayıp yaramayacağını bilemem ama Türkiye toplumuna yarar, herkes nefes alır. Böyle bir durumda HDP seçmeni AKP’ye oy verir mi diye merak ediliyorsa bunun yanıtını ancak sandıkta görebiliriz.
HDP seçmeni tüm gelişmeleri, muhalefetin tutumunu, her şeyi iyice ölçer, biçer ve en doğru kararı verir. Ben, seçmenimize çok güveniyorum.
Sizce Türkiye’nin bugün bir numaralı sorunu Erdoğan’ın seçimde yenilgiye uğratılması mı?
Hayır, değil. Türkiye’nin bir numaralı sorunu ülkede demokrasi olmaması.
Erdoğan’ın gitmesi demokrasiyi otomatikman getirmiyor. Bizim üçüncü yol siyasetimiz tam da budur zaten. Biz AKP ve Erdoğan karşıtlığı ya da Altılı Masa taraftarlığı üzerinden siyaset yapmıyoruz. Sadece köklü, radikal demokrasiyi büyütmeye odaklanmış durumdayız.
Stratejik hedefimiz budur. Geri kalan her hamlemiz bu stratejiye uygun taktiklerdir. Taktiklerimiz değişkenlik gösterebilir ama stratejimiz değişmeyecektir.
‘Muhalefetin seçimlere kadar geçecek zamanda Kürt meselesini ele almaya ya da bu konuda net mesajlar vermeye yatkın olmadığı, nasıl olsa Erdoğan’ın gitmesi şart diyecek Kürt seçmenin oylarını ister istemez muhalefet adayına vereceği hesabı yaptığı, bunun rahatlığını yaşadığı’ tartışmaları var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Umarım böyle basit bir hesap içine girmezler çünkü kesinlikle yanılırlar.
Kimse HDP seçmenini iki kötü arasında seçim yapmaya zorlayamaz. O nedenle iyi bir seçenek yaratılması için uğraşmak en doğrusu olur. Muhalefetin de buna dikkat edeceğini sanıyorum.
Anketlere göre eğer HDP cumhurbaşkanlığı seçimleri için ilk turda aday çıkartırsa seçimler ikinci tura kalıyor. Bu da muhalefet adına risk anlamına geliyor. Nasıl bakıyorsunuz?
Eş Genel Başkanlarımız, “Ortak aday düşüncesine açığız” mesajını defalarca verdiler. Partinin resmi politikası budur, son ana kadar ortak adayda ısrar edilecek. Olmazsa HDP kendi adayıyla seçime girer. Başka ne yapabiliriz ki?”
Şu anda öne çıkan adaylar Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu. İmamoğlu için Yavaş’ın adaylığı için size gelen bir soru üzerine ‘Ekrem Bey’i de takip etmeye çalışıyorum, tüm baskılara rağmen elinden geldiğince hizmet etmeye, başarılı olmaya gayret ediyor. Anadolu’da toplumsal karşılığı da olduğunu görebiliyorum’ demiştiniz. İsmi tartışılan adayları nasıl görüyorsunuz?
“Aday ismini biz kendi partimizde bile tartışmazken başka partilerin adayını isim düzeyinde tartışmak doğru olmaz. Ancak ortak aday olsun isteniyorsa o adayın HDP’nin de düşünceleri ve önerileri alınarak belirlenmesi daha kapsayıcı bir tutum olur.
Sadece HDP’nin de değil, Meclis dışındaki sol partilerin, meslek odalarının, sendikaların, kadın örgütlerinin, baroların, çevre örgütlerinin de düşünce ve önerileri alınmalı ki, ortak aday gerçekten de toplumun ortak adayı olabilsin.”
Sizin aday olma durumunuz nedir? Siyasi ve hukuki olarak?
“Ben aday olmaya, yukarıda belirttiğim çerçevede hazırım. Halk nezdinde siyasi yasaklı değilim. Gerisini iktidar düşünsün.
Bugün itibarıyla Erdoğan aday olabiliyorsa hukuken ben hayli hayli aday olabilirim. Ancak kararı halkımızın görüşleri doğrultusunda partimiz verecektir.
Ortak aday için, son dakikaya kadar hep birlikte çalışacağız, ortak adaya açık olacağız.”