Denizin derinliklerindeki hayalet resif

Marmara’nın kâbusu deniz salyası, yapay resif olması için batırılan gemileri bile görünmez kılıyor. Karamürsel’de 2013 yılında batırılan ve onlarca balık türüne yuva olan İnönü Gemisi müsilaj yoğunluğu nedeniyle artık hayalet gemiye dönmüş durumda.

Denizin derinliklerindeki hayalet resif

Marmara Denizi’nde son yılların en büyük deniz salyası (müsilaj) yoğunluğu mercan resiflerinin ve balık yuvalarının üzerini halı gibi kaplarken yapay resif olması için batırılan gemiler bile görünmemeye başladı.

Milliyet Gazetesi'nden Gökhan Karakaş çevre felaketinin izini sürmek için durumu yakından inceledi. İşte o haberin tamamı: 

Sürdürdüğümüz dalışlar, sualtı ekosisteminin geri getirilemeyecek kadar büyük kayıplar yaşadığını kanıtlarken, müsilajın balıkların bulunduğu alanlarda saçaklar halinde yuva yaptığını kanıtlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı acil eylem planı devam ederken müsilajın derinlerdeki tahribatını görüntülemek için bu kez Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde daldık. Sualtı yaşamının canlanması, balıkların yuvalanması, yasa dışı balıkçılığın önlenmesi ve dalış turizminin gelişmesi için 2013 yılında yapay resif olarak batırılan İnönü adlı gemiyi aradık.

DENİZALTI YERİNE SALYA

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun kıdemli 2 yıldız eğitmenlerinden Zeki Şirinoğlu, 24 metre derinlikte yatan 26 metre boyundaki İnönü Gemisi’nin içinde dalgıçların çok sevdiği karagöz, eşkina ve kaya balıkları olduğunu, üzerinde dolaşan küçük karides (teke) sürülerinin avcı balıkları çektiğini öğrendik. Dalış kılavuzu Zafer Türkmen ve güvenlik dalgıcı Yener Kuşçu’nun eşliğinde yaptığımız dalışın daha ilk metrelerinde bizi korku filmi sahnesine sokan yığınlar karşımıza çıktı. Dibe battığımız ilk 5 metreden itibaren müsilaj yığının üzerimize kütleler halinde saldırıya geçti. 20 metrelerde gemiye ilerleyişimiz sürerken gözlerimiz yapay resifin canlandırdığı ekosistemdeki balıkları aradı. Deniz salyasının görüşü 1 metreye kadar düşürdüğü derinliklerde, Şirinoğlu’nun bahsettiği hiçbir canlıyı göremediğimiz gibi 3 dalgıç birbirini kaybetmemek için yoğun çaba sarf ettik. Çözünmüş oksijenin azlığının tüm canlıları kaçırdığını anlamak zor olmadı çünkü bahsedilen hiçbir balığa rastlayamadık. 

'AĞLAMAKLI İZLİYORUM'

Pruvası (önü) körfeze doğru bakan geminin sancak (sağ) tarafına ulaştığımızda güvertedeki halatlardan ve tellerden sarkan deniz salyasının adeta istila ettiğini gördük. Avcı balıkları kendine çeken küçük karides sürülerini bulmanın hayal olduğunu anlarken geminin üstünde balık görme umudumuz da gerçekleşmedi. 8 yılda denizatlarının ve deniz iğnelerinin çevresinde yuvalandığı geminin üstünde ve etrafında hiçbir canlıya rastlayamamamın verdiği umutsuzlukla satha çıkarken, müsilajın ekosistemleri nasıl yok ettiğine bir kez daha tanık olduk. 

Gemiyi dalış turizmine ve sualtı ekosistemine kazandıran dalış eğitmeni Zeki Şirinoğlu görüntüleri ağlamaklı izlediğini söyledi. Şirinoğlu, “Geminin eski günlerini bilen herkes duygu seline kapılır. Büyük emeklerle yaptığımız yapay resif ne olacak? bu sorunun cevabını bulamıyorum. Sadece yapay resifimiz değil tüm Marmara’nın büyük risk altında olduğu çok açık” diye konuştu.

'AĞLARDAN SARKAN DENİZİN GÖZYAŞLARI'

Türkiye denizlerinin ve iç sularının korunması için sosyal mesaj içeren dalışlar yapan Tahsin Ceylan ise, şimdiye kadar en güzel yeşil su dalışını yaptığı İnönü gemisinin son fotoğraflarına çok üzüldüğünü söyledi. TSSF Çevre Kurulu Başkanı ve sualtı görüntüleme uzmanı Tahsin Ceylan, “Marmara Denizi ekosisteminin ne denli etkilendiği açık. Suyun altında bir trajedi yaşanıyor. İnönü gemisi tüm heybetiyle sualtındaki hizmetine devam ediyorken müsilaj istilasına uğramış. Halatlardan sarkanlar benim için denizin gözyaşlarıdır. İnsanoğlu doğayla mücadele etmeyi bırakmalı artık” dedi.